- Kilosu iki lira değil mi?
- Üç lira abi, tartayım mı?
- Ne diyorsun, üç lira mı oldu?
- Aralık ayındayız abi. Zam geldi haliyle.
- Bir buçuk kilo domates tart bakalım. Yarım kilo da yeşil biber olsun.
- Hemen abi. Başka bir isteğin var mı?
- Bir baş da soğan koy. Ne kadar tutuyor?
- Altı buçuk lira abi.
Aralık ayındayız ve havalar hayli soğudu. Dört, beş kat giyiyoruz hasta olmamak için. Günümün neredeyse yarısını dışarıda geçiren benim için zorlayıcı oluyor. Fakat her şey bir yana, benim is…
Aralık 04, 2015
Ekmeğin Kuruyan Tarafı
annem bunu öğretmişti
ekmeğin kuruyan tarafından başlayarak
ekmeğin bayatlığı ile tazeliği arasında
babil denen bir yerin olduğunu
ı.
hesap makinesini kullanmayı öğrendiğimde
payımı istedim nil’in kuruyan göğsünden
ramazan temalı banka reklamlarından cesaret kuşanarak
plastik bir huzur takındım kalbimin üzerine.
fazla mesai de yaptım perşembe geceleri
döşeğimin sıcaklığı yastığımın yumuşaklığı eksilmesin
çöreklenen olmasın soframa girmesin konforuma balta diye.
maaş bordrolarıma papyon takıp
ye…
Aralık 04, 2015
Mahcup Bir Öfke: Cevapsız Aramalar
“Ben ne yaptım? Bir hududu zorladım. Kendimin dışına çıkmak isterken kendime rast geldim.” Bir Adam Yaratmak – Necip Fazıl Kısakürek
Şair bir hududu zorlayan, kendisinin dışına çıkmak isterken yine kendisine rast gelendir. Eşyalara ve hadiselere karşı madde üstü bir nazariyeden yaklaşan, yirmi dört saatlik zaman çizgisinde göremediğimiz, fark edemediğimiz şeylerin arayışındadır. Bu yönüyle sürekli kanayan bir yaraya sahiptir. Şair, bir tarafıyla o yarayı sarıp sarmalarken, diğer tarafı o yarayı …
Aralık 04, 2015
Karanfil Fanzin #17: Anlaşmak İstemiyoruz
Karanfil Fanzin’in 17. sayısı çıktı. Yumruğumuzu 17. kez sıkmanın, sınırı 17. kez geçmenin, sesimizi 17. kez yükseltmenin gururunu duyuyoruz. Bu sayımızda şiir, eleştiri, kitap, öykü ve sinema sahalarında bir araya geldik. Bir araya geldik ve 17. kez gitmiyoruz.
Bu sayımızın ön cümlesi: Anlaşmak istemiyoruz.
Aralık 04, 2015
Aşkar Dergisi'nin 36. Sayısı Çıktı
Aşkar Dergisi’nin 36. sayısı çıktı. Sekizinci yılının son sayısını çıkaran Aşkar, Ömer Faruk Dönmez dosyası ile karşımızda. Derginin kapağında bizi, Ömer Faruk Dönmez’in “Bir kalbi yoksa, insan nereye gidebilir?” sözü karşılıyor. Ömer Faruk Dönmez’in bir söyleşinin de bulunduğu dosyanın yazarları: Hüseyin Çelik, Veysel Altuntaş, Regaip Albayrak, İdris Ekinci, Ayşegül Genç, Salih Kılınç ve Muhbettin Kenben.
Aşkar’ın şiir bölümü bu sayıda da dopdolu. İrfan Dağ, Özgür Ballı, Mustafa Melih Erdoğan…
Kasım 11, 2015
Bu Hüznün Mesnevisi Yazılmadı*
Onu anmaya ve anlatmaya onun kelimelerinden hareketle başlayacağım. Çünkü bazı şairler yeryüzünde kiracılığını doldururken, kelimelerini de alarak göçerler bu dünyadan. Mesela yort ve savul sözcükleri Ece Ayhan ’ı, çile ve kaldırımlar sözcükleri Necip Fazıl Kısakürek ’i, diriliş ve sağanak sözcükleri Sezai Karakoç ’u anımsatıyor ve anlatıyor. Satranç, nehir, hüzün, andaç, ilkyaz, güz, İskender, terk, canerik gibi kelimeleri de birbirine eklendiği zaman zihnimizde travolta kesimi saçlarıyla ve dai…
Ekim 18, 2015
Karanfil Fanzin #16: İlhami Çiçek Özel Sayısı
Karanfil Fanzin’in İlhami Çiçek özel sayısı çıktı. Yumruğumuzu
16. kez sıkmanın, sınırı 16. kez geçmenin, sesimizi 16. kez yükseltmenin
gururunu duyuyoruz. Bu sayımızda şiir, eleştiri, kitap, öykü ve müzik
sahalarında bir araya geldik. Bir araya geldik ve 16. kez gitmiyoruz. Eyüp Aktuğ, "Bu Hüznün Mesnevisi Yazılmadı*" başlıklı
yazısıyla Satranç Dersleri'nden hareketle yarıda bırakılan oyunu geri
çağırıyor, kaybedilen atları da beraberinde alarak. Ali Yılmaz, "İlhami Çiçek…
Ekim 12, 2015
Doksan Sekiz Nokta Üç
Koridoru ağır adımlarla, duvarı eliyle takip ederek geçti. Nihayet kapıya ulaştı. Pencereden odaya inen ay ışığı loş bir aydınlık bırakmıştı odanın içine. Masanın hemen solundaki sehpada, kırmızılı beyazlı çay tabağının üzerinde kambur bir mum gözüne ilişti. Kibriti mutfakta unuttuğundan hayıflandı kendi kendine. Geri döndü. Bu kez adımları hızlı.
Çekmecedeki pilleri radyoya taktı. Frekansları biraz karıştırınca, durakladı bir an. "Dolaştım alemi gurbet gezeli. Bulamadım Zahidem'den gü…
Eylül 29, 2015
Tahammülfersa
ı.
yağmurun ve toprağın insanı çattığı bir zamanda
şehrin iniltisi henüz uğramamışken bileklerime
şükür kelimesinin ekmek gibi boğazımdan geçtiği
kalbin yaşamaya yettiği çağlara uzandım,
insanoğlunun kravatlarla boğazlanmadığı çağlara.
kırdım bilinç isimli o şemsiyeyi,
gövdeme nehirleri bağlayan bir dalgınlıkla
göğsümü sıradaki sağnak için açtım.
ıı.
onlara leyla budur dedim ekmeği tutarak
öpüp alnıma koydum onu nerede görsem,
dantel gözleri yoktu bizim leyla'nın
koynum buğday tarlası eller…
Eylül 26, 2015
Ankara ve Amasya Seyahatlerim Üzerine
Anlatacaklarıma başlamadan önce bayramınızı tebrik eder, hayırlar getirmesini temenni ederim. Aşağı yukarı bir haftadır yollardayım. Neredeyse 2000 kilometre ye yaklaştı yaptığım yolculuk. Bu yazımda yaptığım bu küçük Türkiye turu üzerinde yaşadıklarımı ve ilgimi çeken şeyleri sizlerle paylaşacağım. Altı kişilik bir grup ile Sivas'tan hareket ettik. İdris Abi, Hüseyin Abi, İrfan Abi, Melih Abi, Selim ve ben. Saat 12'de Sivas'tan ayrıldık. İlk molamızı Yıldızeli, Kavak Köyü'nde v…
Eylül 13, 2015
Elmanın Kararan Yüzü
Elmanın Kararan Yüzü
suya dair cümleler kurdum elmanın kararan yüzüne
savaştan kaçırdım içimde yeryüzünü gözetleyen çocuğu
onu yarınlarla avutup, umudu yonttum her yarın da.
bu takvim duvarda iyi durur dedim,
kendime bir yarın daha seçtim.
gördüm ki yokmuş hiç soluklanacak bir çeşme
Allah’ım yetişemiyorum verdiğim nefese.
çevirsem kırılacak bir anahtardı elimdeki
korkuyla yaklaştım yoluma eğleşen kapılara.
eve dönerken başka başka sokaklara saptım da
bulanık akşamlardan geçtim o şarkıdan geçti…
Ağustos 31, 2015
Karanfil Fanzin #15: Selâmün Aleyküm Dostlarım ve Düşmanlarım
Karanfil Fanzin’in Ağustos sayısı çıktı. Yumruğumuzu 15. kez
sıkmanın, sınırı 15. kez geçmenin, sesimizi 15. kez yükseltmenin
gururunu duyuyoruz. Bu sayımızda şiir, eleştiri, kitap, sinema ve müzik
sahalarında bir araya geldik. Eyüp Aktuğ, “Elmanın Kararan Yüzü” şiiriyle içinde yeryüzünü gözetleyen çocuğu savaştan alıkoymanın gayretinde, “çevirsem kırılacak bir anahtardı elimdeki / korkuyla yaklaştım yoluma eğleşen kapılara.” mısralarıyla filmin kesilen sahnelerinde yerini alıyor. Ali Yılmaz, …
Ağustos 28, 2015
Bisiklet Gezilerim Üzerine
23. Durum Raporu 'nda sizlerle paylaşmıştım. Artık şehir içi ulaşımımı bisikletle yaptığımı ve haftanın belli günlerinde şehrin dışına gezilere çıktığımdan söz etmiştim. (Bir sonraki cümleye geçmeden şu şarkıyı açtım, siz de dinleyebilirsiniz) Nerede kalmıştık, bisiklet gezilerim diyordum. İyi bir bisiklete sahip değilim. Beni hayli yoruyor ağırlığı. Hafif ama sağlam bir bisiklet almak gerek. Ama şimdilik bunu erteliyorum. Bu yüzden gezilerim sırasında 45 dakika da bir mola verdim. İşin köt…
Ağustos 22, 2015
Leylâ’ya Vals Yapmasını Öğreten Kim Varsa
Leylâ’ya Vals Yapmasını Öğreten Kim Varsa
ı
döviz bürolarına, new york borsasına, iktisat derslerine
wall street gösterilerine, gazete küpürlerine
ve yüzüme hırlayan insan hakları beyannamesine karşı
korunaklı bir yerdi soframız.
ekmek sepetlerini doldurur gibiydi
ellerin göğsümün üzerine tünerken.
ıı
ellerini şiirin içinden çekip almak istediler
mahalleye vals kursu açtı iri imzalı adamlar
parfüm sıktılar oyası ince yazmana
bir akşamüstü seni kızarken görmüşler
kolanın kapağını kapatmayan çocu…
Ağustos 18, 2015
Anlatacaklarım Bu Kadar
Merhaba. Günlerim yoğun geçiyor sayılır. Havalarda hayli bunaltıcı olunca buralara pek uğrayamadım. Bu yazımda sizlere getirdiğim bir kaç haber var. Bu haberlere geçmeden önce bir tavsiye vermek istiyorum sizlere. Malum, havalar hayli sıcak, gündüz vakti dışarı çıkan nadir oluyor. Bu bunaltıcı havayı birazcık durultucak şeyler yapmak gerekiyor. Mesela gece yatmadan buz dolabına koyduğunuz bir sürahi suyun içerisine bir kaç yaprak nane ve bir dilim limon bırakın. Ferahlatıcı ve etkisini kaybetti…
Ağustos 14, 2015
Biraz Toprak Etimi Soyacak Kadar
Biraz Toprak Etimi Soyacak Kadar
ı.
göğsümde biriken o şey saçlarına pay etti beni
gözlerinden bir çıngı düştü yüzümün kırışan yerine.
sesimi ikiye böldüm yarısını kulağına sakladım
bir yarım hep çoğaldı azalan tarafımın elinde.
korkulu ve tedirginim ağaçtan inemeyen bir çocuk gibi,
kalbime çarpa çarpa nefessiz kalışı kuşların
bu yüzdendi kollarımın sığamayışı yeryüzüne.
ıı.
bir rüzgâr gelse de koparsa beni gecenin dalından
karışsam solgun çiçeklerin kederini yoklayan yağmura
âh bir yolunu bulu…
Temmuz 27, 2015
Sular Yükselmeden Toprağı Anlamalıyım
Fyodor Dostoyevski'nin Ecinniler'de "Kendini feda etmekte bulduğu mutluluğu başka hiç bir yerde bulamaz insan." cümlesini kurarken nasıl bir ürperiş yaşadıysa, ağzından köpükler çıkararak kendini duvardan duvara vuran bir canlının nihayet hayat iksirine kavuşması gibi gözleri nasıl ışıldadıysa ve ruhunu sonsuz bir düzlüğe bıraktıysa, bu cümleden hareketle bir şeylerin keşfini yaşıyor olduğumu düşündüm. Dostoyevski'nin varoluşçuluk meselesine nihilist bir pencereden yaklaşm…
Temmuz 27, 2015
Karanfil Fanzin #14: Batı Cephesinde Yeni Bir Şeyler Var
Karanfil Fanzin'in Temmuz sayısı çıktı. 14. defa sizleri bekliyor olmanın heyecanını duyuyoruz. 14. defa "merhabalar olsun" diyoruz.
Bu sayımızda şiir ve deneme sahasında bir araya geldik. Çeviri şiirimiz
bu sayıya yetişmedi. Bu sayıya özel olarak hazırladığımız sürpriz bölüm
var. Küçük bir bulmaca , çözmeniz üzere kalemi elinize almanızı bekleyecek. Eyüp Aktuğ , "Biraz Toprak Etimi Soyacak Kadar" şiiriyle kendisini gecenin dalında koparacak bir rüzgarın yolunu gözlüyor…
Temmuz 13, 2015
Ağır Bir Trajedi ve Tarife Sığmaz Bir Dram
Tıpkı bir çok Alman eleştirmenin yaptığı gibi ben de "ağır bir trajedi ve tarife sığmaz bir dram" ön cümlesiyle yorum ve değerlendirmelerime başlamak istiyorum bu romandan söz ederken... Erich Maria Remarque 'nin Tanrının Gözdesi Yok isimli romanından söz ediyorum sizlere. Karamsar ve bir yönüyle de sofistike bir yapıt. Ölümü anlatıyor. Romanın seyrinde aşk üzerine kurulmuş bir atmosfer görsem de yaşam ve ölüm arasındaki çekim kuvvetinden söz ediyor. Roman türüne klasik eserlerden…
Temmuz 06, 2015
Türk Sinemasındaki Okul - Kolej Temalı Filmler
Sizlere bu yazımda sinemamızda kolej - okul temalı filmlerden söz edeceğim. Daha önce birkaçını tekrar ve tekrar izlediğim filmler arasında melodram, romantik güldürü ve didaktik yapıda olanlar vardı. Sinemamıza genel bir bakış açısıyla yaklaştığımız zaman ağırlıklı kullanılan temanın melodram olduğunu görürüz. Zengin kız fakir oğlan yahut tam tersi olan konuları bir çok filmde yakalarız. Fakat ekseriyetle mutlu bir netice ile karşılaşır, son yazısını gönlümüz rahat bir şekilde karşılarız. Dön…
Haziran 30, 2015
Neden Bitlenmedi Prenses Diana
Neden Bitlenmedi Prenses Diana
ı.
Sen kasıklarından fay hattı geçen karanlık
Ey boğazıma şehirler kuran ortaçağ laneti
Aynalardan yüzüme sıçrayan bu irin neyin nesi?
;
Bana uzun yol şarkıları dinlettiler
Yürüyeceğim yolu ayaklarımdan çekip.
ıı.
Nafile mevsimler düşüp ekmeğin bayatlığına
Serin ve ışıltılı bir günaha kucak açıp
Çiçeklere aralayıp içimden geçmeyeni
Sığ korkular seçip avuç içimden
Doğurgan bir yalan söyledim yağmura
Yağmur inceltti dilimdeki kamburu.
ııı.
Gözlerimde kurak bir gülüm…
Haziran 23, 2015
Karanfil Fanzin #13: Yerçekimi Yoktur Gökitimi Vardır
Karanfil Fanzin’in Haziran sayısı çıktı. Sizlere 13. defa “merhabalar olsun” diyoruz. 13. sayımızda da şiir, hikâye, çeviri ve sinema bölümleri ile karşınızda olacağız. Karanfil’in Avrupa’ya açılan kapısı olan Arzu Görenay , ilerleyen sayılarımızda bizler için daha yetkin çevirilerini sunacağını belirtirken, 12. sayımızda yayınladığımız Tia Karla ’nın “Karanlık Bir Günbatımı” şiirinin çevirisi blog adresimizden paylaşmayı uygun gördük. Eyüp Aktuğ , “Neden Bitlenmedi Prenses Diana” şiiriyle doğurga…
Haziran 22, 2015
Göğsümdeki Çıbanı Kurcalarken Söylediğim Türkü
havada kalmıyorsa kuşların gölgesi
nerede bitmeli bu türkü
ı.
bütün çocukluğum bir şiirin provasıymış anladım
annemin dilindeki ninni babamın elindeki ekmek
ninemin incele incele saydamlaşan gözleri
bir delikanlının iskenderiye – kahire demiryolunda
başını yaslayacak bir duvar arayışı
her şey çok önceden hazırlanmış gibi
ebabillerin içime dönen zembereği
beni kanatlarıyla ısıtmak için kurulmuş sanki.
;
bana bir sözlük verin
olan biteni anlamam için.
ıı.
ilk çiviyi kim çaktı o çarmıha
ne duydum …
Haziran 21, 2015
Biraz Önce Doğu Ekspresi'nin Sesini Duydum
Gün laciverte çalmakta, hava serin. Haziran serinliği var toprağın üzerinde. Biraz önce Doğu Ekspresi'nin sesini duydum. Evim tren garına uzak sayılmaz. Sokak lambası hala yanar vaziyette. Seyrek aralıklarla karşı caddeden duyulan taşıt sesleri. Fakat şehir uykuda sayılır. Uyurgezerleri, uyuyamayanları ve uyumamak zorunda kalanları saymazsak şehirde hareketlilik yok. Bir buçuk saat önce sabah ezanı okundu ve bugün ki orucum için niyetlendim. Uyumak istedim, bir o tarafa bir bu tarafa döndü…
Haziran 04, 2015
Bir Şarkı Bulacağım Kendime Hoşbulduk Diye
Mayıs'ı geride bıraktık. Uzun yağmurlarla geçti bütün bir bahar mevsimi. Güneşli günleri pek az görsek de şikayetçi sayılmam bu durumdan. Nicedir ihmal ettim buraları. Malum ya, pek yoğunum, başımı kaldıracak vaktim var, o vakitlerde de biraz kendime zaman ayırıyorum. Kadınlardan çok duyuyorsunuzdur bu cümleyi. Kendime zaman ayırıyorum, bazı isanlar garipsiyor bir erkeğin kendisine zaman ayırmasını. Kitap okumak, hoşuma giden müzikleri dinlemek ve filmleri izlemek, iç dünyama çekilip geçmiş…
Mayıs 19, 2015
Kirli Siyah
solgun bir gülüşün beklediği her neyse
şehir onu kaçırdı benden
taşlara kazınmış bir kelimeyi tekrarlayarak
bana uzaklık bağışladı toprak
toprak anlattı suyun nereye döndüğünü
bilmiyorum bunu nasıl dillendirir insan
içimi söken bulantıyı kim sahiplenir
ayakkabı numaram karşılamıyor yeryüzünü
kırılgan bileklerime sürtünüyor soğuk
bu kez başlamıyorum kitaba kaldığım yerden
anlıyorum bu onlar için makul bir sebepti
aynı uğursuzluğu tekrar edip durdular
uyku yiyen bir hikâyeyi zorladı dilime
dilim …
Mayıs 18, 2015
Çocukluğumda Kalan Arkadaşlarım
Ubeydullah kardeşim "çocukluk arkadaşları" temalı bir yazı zincirine benim katkı yapmam için göz kırpmış. Hepimizin çocukluğunun ilk yıllarında kendisine yer bulmuş ve daha sonra çeşitli nedenlerle hiç görüşememiş, nasıl - nerede - şimdi ne yapıyor gibi soruları cevap kalmış arkadaşları vardır. Ben de çocukluğumda kalan ve bir daha görüşme şansımın olmadığı (olamayacağı) arkadaşlarımdan bahsedeceğim sizlere.
Henüz birinci sınıftayım. Onu siyah renkli, sarı çizgili çizmeleriyle hatırlı…
Mayıs 16, 2015
Şiirdeki Çıkmaz ve Edebiyat Dergilerinin Jantiliği
Musluğu çevirirsin ve su akmaz. Önünde iki ihtimal vardır. Birincisi, suyu evinize taşıyan boruların içine bir şey tıkanmış olabilir. İkincisi ise şehrin suyu hangi kaynaktan temin ediliyorsa o kaynak kurumuştur artık. Bu örneği verişimin sebebi, bu durumları edebiyatımız ile karşılaştırmak ve sorunun nerede olduğunu anlamak. Okur kitlemin edebiyat dergilerini takip ettiğini varsayarak başlamak istiyorum. Umarım bu varsayımda isabetli hareket ederim. İkinci varsayım üzerinden başlarsam eğer... …
Mayıs 11, 2015
Vesikalı Yarim: Çok Eskiden Rastlaşacaktık
VESİKALI YARİM “çok eskiden rastlaşacaktık”
TAHLİL EDEN VE HAZIRLAYAN EYÜP AKTUĞ
Vesikalı Yarim, Türk sineması tarihinin iftihar filmidir.
Daha önce film üzerine sayısız tahliller yapıldı,
bir çok film eleştirmeni tarafından başyapıt olarak
kabul edilen bu filmi enine boyuna incelediler.
Vesikalı Yarim filmini ben de incelemek istedim
ve bu çalışmayı hazırladım.
Mayıs 06, 2015
Karanfil Fanzin #12: Nehirlerin Uğultusu Var Oldukça
Karanfil Fanzin'in 12. sayısı çıkıyor. Yine şiir, çeviri ve sinema bölümlerimiz ile karşınızda olacağız. Bu sayıda Arzu Görenay , yaşamının büyük bir kısmını akıl hastanesinde geçiren, Fransız sürrealist şiirinin en önemli temsilcilerinden Antonin Artaud 'un Dark Poet isimli şiirinin çevirisiyle sayımızın çeviri bölümüne katkıda bulunuyor.
Mayıs 03, 2015
Göl Saati | Eyüp Aktuğ
okuyamıyorum dudağında gezen şarkıyı
bir diz çözülmesiyle karşılık buluyorsun bende.
yağmura ve rüzgâra katıyorum sesini,
uzak ülkelerden haber getiriyor gözlerin
göçmen kuşlar dönecek der gibi.
bir lamba yakıyorum yüzünün ortasına
yeryüzünü böylece çıkarmış oluyorum aradan.
sonsuz sabahlar bırakıyorsun ellerime
göz çukurların diyorum bir şehre
tenhalık bağışlayacak kadar cömert. Eyüp Aktuğ (Karanfil Fanzin, 11)
Nisan 30, 2015
Akşam Oldu Anne
Akşam Oldu Anne Eyüp Aktuğ - Dinçeeer, oğlum yemek hazır, nerdesin? - Geliyorum anneee.
Kapattı pencereyi. Dışarıda oradan oraya koşturan oyun arkadaşlarını izliyordu, yaklaşık bir saattir. Şu top sektiren Ahmet, onun hemen yanında Ahmet'in top sektirmesini sayan Mustafa... Sanırım yarış yapıyorlar. Bir de şu duvarın önünde bebeğinin saçlarını tarayan Ayşe var. Meliha Teyze'nin sandalyesini güneşin altına koyuşu, bankada veznedarlık yapan Necla Hanım'ın yorgun adımlarla evine dönüşü, h…
Nisan 26, 2015
Merhabalar Olsun - Ah Müjgan Ah
Başrollerini, malumu olduğunuz üzere, Sadri Alışık ve Esen Püsküllü paylaşıyor. Filmin kötü adamı ise siyah - beyaz dönemin, yakışıklı ve züppe rollerinden aşina olduğumuz Salih Güney. Filmin başlangıç bölümünden bir sahne çıkardım sizler için. Kopyala - yapıştır değildir el emeğim var. :)
Nisan 20, 2015
Türk Edebiyatının Kitap Annesi: Gülten Dayıoğlu
Her insanın bir kitap serüveni vardır. Bu serüven çoğunlukla ilkokul yıllarıyla birlikte, mektep sıralarında, sınıf kitaplığındaki kitaplarında elden ele dolaştırılıp, dönüşümlü bir şekilde okutulmasıyla başlar. Hatırlıyorum, bana okuma ve yazma öğreten öğretmenim birinci sınıfın sonunda farklı bir ile tayin olmuştu. Adı Eşref'ti. Beni bir kış günü arabasıyla evime bırakmıştı. Beyaz bir arabaydı. O günden sonra Eşref öğretmenimi ailemden birisi gibi görmeye başlamıştım. Sonra gitti. Üzülm…
Nisan 18, 2015
Sanat Üçgeni: Şiir, Şarkı ve Film
Şu satırları Amr Selim'den Saken Osady şarkısını (şarkı dediğime bakmayın, ensturmantel bir eser) dinlerken yazıyorum. Gece yarısına bir saat var. Güneşli bir günü geride bıraktım. Sakin ve huzurlu bir gündü benim için. Aslına bakarsanız gün boyunca uykuluydum. Sabah namazından sonra uyuyabildim. Dört saatlik bir uyku ile güne başladım. Ne yaptım da geceyi uykusuz koydum böyle? Evvela Analitik Kimya ( şu kitaba ) çalışıyordum. Malum ya önümüzde sınav var. Gece 02:00'a kadar devam etti ça…
Nisan 17, 2015
Göğe Tutulan Ayna | Eyüp Aktuğ
rabbim dağların boy mu atıyor
yoksa yeryüzüne mi iniyor bu gök?
bir kadın tanıdım vaktiyle dünyanın birinde
roma’yı ikiye bölecek kadar güzel
bir çağı yerinden oynatacak kadar.
eğer kristof kolomb görseydi onu
cayardı amerika’yı keşfinden.
ı.
boynunu kiraz ağacına uzatırken mırıldandığım şey:
uzun günbatımları olurdu güldüğü zaman.
göreli bir maviliğin koynuna uzandın
ve saçlarına sakladın yağmuru
bense karanlığı sıyırdım gözlerinden.
evet böyle başlamış olmalıydı
bunca kalabalıktan bize
bir t…
Nisan 15, 2015
Beğendiğim Hint Filmleri
Merhabalar olsun. Şu sıralar biraz yoğun geçiyor günlerim. Dergi ve fanzin koşuşturması beni biraz yordu. Ama şikayetçi değilim. Bu yorgunluk hoşuma gidiyor. Sanırım bir süre bu koşuşturmaya ara verip önceliklerime dönmem gerekiyor. Her neyse. Bu yoğunluk arasında ne vakittir yazmayı düşündüğüm şeyler aklıma geldi. Hint sinemasından bahsedeceğim. Benim Hint sineması ile tanışmam bir kaç sene önce Shahrukh Khan filmleri ile oldu. Ubeydullah , o dönemleri iyi bilir. Daha önce Hint sinemasından el…
Nisan 04, 2015
Enfa Edebiyat Dergisi'nin 1. Sayısı Çıktı
Enfa Edebiyat Dergisi ilk çiçeğini açtı. Taşra edebiyat dergiciliğine ilk sayısıyla "merhabalar olsun" diyen Enfa Edebiyat, şiir - öykü - deneme türlerinde yazın dünyamıza eser sunarak gönüllerde hoş bir yankı uyandırmayı amaçlıyor. Enfa Edebiyat'ın ilk sayısı 12 sayfadan oluşmakta, ama öyle sıcak ve öyle samimi, dolu dolu bir sayı olmuş. Dergiyi elinize aldığınızda ve ithaf bölümü ile karşılaştığınızda yüzünüzde bir tebessüm bırakacak olan şu satırlarla karşılaşacaksınız. dostluğ…
Mart 29, 2015
Saatini İleri Almak İstemeyen Adam
Bu yazıyı yazmayı planladığımda saat 02:10 idi. Şimdi ise 02:20 oldu. On dakika boyunca ne yazsam acaba diye düşünmedim. Kendime kahve yaptım. Sanırım bu gece uyumayacağım. Son zamanlarda anlam veremediğim şeyler oluyor. Ve bu anlam veremediğim şeylere karşı verdiğim tepkilere de anlam veremiyorum. Her neyse, konumuz bu değil zaten. Masamdaki dijital saat 03:00 rakamlarını gösterdiğinde, hayatımı bir anda bir saat ileri sarmış olacaklar. Yaz saati uygulamasına geçiliyormuş yaklaşık yarım saat s…
Mart 19, 2015
Bu Bizim Hüznümüz: İran Sineması
Geçtiğimiz yüzyılın büyük icatlarından birisi olan ve kimi insanların hareketli fotoğraf makinesi olarak tanımladığı kamera, 1930’lu yıllarda İran ile tanıştı. Haliyle İran sinemasının tarihçesi de 1930’lardan itibaren kayıt altına alındı. İran’ın etnik mozaiğine baktığımız zaman kozmopolit bir yapıda olduğunu göreceğiz. Nüfusunu Fars, Türkmen, Kürt, Arap ve diğer etnik unsurlar oluşturuyor. Bu sebeple batılıların Ortadoğu penceresi ile baktıkları coğrafyanın en güzel prototiplerinden biridir.…
Mart 16, 2015
Sartre'nin Bulantısı: Varoluşçuluk
Sartre'i irdelemeden önce meselemize zemin olması için varoluşçuluk kavramının izahı ile başlamak istiyorum. Varoluşçuluk veya egzistansiyalizm, ekseriyetli kültürel ve psikolojik hareketlerin oluşabilmesi için öncelikli olarak bireysel deneyimleri şart koşan bir felsefe şubesidir. Batı felsefesine baktığımızda bilinen ilk varoluşçu filozofun Søren Kierkegaard olduğunu göreceğiz. Kierkegaard'ı diğer cins beyinlerden ayıran neydi peki? Kierkegaard, Hegel'in ve Kant'ın aksine düş…
Şubat 14, 2015
Karnında Kelebekler Uçuşan Adam: Roger Whittaker
Pastoral bir sesi var bu adamın. Bu adamın şarkılarını dinlediğim zaman Alp Dağlarının mor eteklerinde yaşayan, küçük mütevazi çiftlikleri ile hayatını sürmeye çalışan bir İskandinav ailesi aklıma gelir hep. Mesela şu bizim Heidi yok mu? Onu da düşünebilirsiniz. Uzun yolculuklar için de değerlendirilebilir bu adamın şarkıları. Gün karşı tepenin ardında kalırken, kızıla çalan - turuncuya yakın buğday sarılığını alırken gökyüzü, siz otomobilinizin penceresini açmış baskın havayı biraz serinletme…
Şubat 06, 2015
Johann Gottlieb Fichte’nin Cinneti: Hürriyet
Alman felsefesinin cins beyinlerinden birisi de Johann Gottlieb Fichte’dir. Fichte, 18. yüzyılın sonlarında ve 19. yüzyılın başlarında Immanuel Kant’ın sistemleştirdiği Alman idealizminin (kısmen) önemli temsilcilerinden birisidir. Alman idealizmi romantizm ve Rönesans ile yakından ilgili bir akımdır. Peki, meselemizde yer işgal eden Fichte, Alman idealizminin neresindedir? Bu sualin cevabını, Fichte’nin yaşam çizgisini irdelediğimiz zaman bulmuş olacağız. Fichte, Immanuel Kant’ın idealizmi ile…
Ocak 23, 2015
Siz Gülümseyin
kadın: vesikalık fotoğraf çektireceğim. fotoğrafçı: artistik mi olsun? kadın: yok, resmi evrak için. fotoğrafçı: şuraya oturun hanımefendi. kadın: işim acele yalnız. fotoğrafçı: tabi efendim, siz gülümseyin. kadın: ... fotoğrafçı: dik durun biraz. kadın: böyle iyi mi? fotoğrafçı: fevkalede. fotoğraf makinesi: çaatt! kadın: hemen teslim alabilirim değil mi? fotoğrafçı: on dakika içinde hazır olur. çay içer misiniz? kadın: açık olsun. fotoğrafçı: buyrun, şeker masada. kadın: şeker kullanmıyorum. fotoğrafçı: siz…
Ocak 22, 2015
Bir Sinema İkonu Olarak Belgin Doruk
Henüz altı - yedi yaşlarımda iken tanışmıştım bu isimle. Dedemle film izliyorduk. Yanlış hatırlamıyorsam TRT kanalıydı. Dedemin sevdiğim bir huyu vardı. Filmi bana anlatır, karakterleri ve aktörleri bana yorumlardı. Dedemle izlediğim bu filmin adını hatırlayamasam da bana söylediği şeyleri çok net hatırlıyorum.
Ocak 20, 2015
Ankara, Sivas ve Sabah Namazı
Ankara... Beyaz yakalıların, diplomatların, sabah sekiz akşam beş yaşayanların şehri. Hava soğuk. İki hafta önce yağan kar hala yollarda. Duyduğuma göre üç ayrı dünya varmış bu şehirde. Ben devletim diyenlerin dünyası, ben halkım diyenlerin dünyası ve devlet ile halk arasında kendini konumlandıramayanların dünyası. Peki Harun Ankara'nın hangi dünyasından? Harun, ben devletim diyenleri sevmiyor. Hatta nefret ediyor diyebilirim. Harun, ben halkım diyenleri de sevmiyor, çünkü ben halkıım diyen…
Ocak 05, 2015
Şarkılar, Kitaplar ve Filmler
Havalar ciddi anlamda soğumaya başladı. Biraz önce Sivas için on beş günlük hava durumu raporuna göz attım. Tabi, meteorolojinin tahminleri her zaman tutmasa da ekseriyetle itibar ediyorum bu raporlara. Önümüzdeki Perşembe günü tahmin edilen sıcaklık değerlerini okuduğum zaman irkildim. Bu sene adam akıllı bir kış olmamıştı. Böylesi büyük bir sıcaklık düşüşünü beklemiyordum. Perşembe gecesi -22 dereceyi gösterecekmiş termometre. Bu kısa hava durumu bilgilendirmesinden sonra sizlerle paylaşmak is…
Bu kayıt, ... tarihinde Eyüp Aktuğ tarafından maziye bırakılmıştır.
Mütemmim Yazılar
❦