9 Ağustos 2022

John Steinbeck'in Yukarı Mahalle Kitabı Üzerine

John Steinbeck ve Yukarı Mahalle kitabı

İnsanlığın yakın tarihi üzerine okumalar yaptıkça çeşitli yazarlardan ve kitaplardan haberdar oldum. Okuduklarımı, not ettiklerimi, üzerinde fikir yürüttüğüm alanları buradan sizlerle paylaştım. Sözünü ettiğim yazılarımdan birkaç örnek göstererek bu alandaki görüşlerimi sunmak istiyorum.

Serazat Edebiyat'ın 1. Sayısında yayınlanan "İsmet Özel’in “Esenlik Bildirisi” Şiirinden Hareketle Byung Chul Han’ın “Palyatif Toplum Günümüzde Acı” Kitabı Üzerine Bir Değerlendirme" başlıklı yazımın ardından 20. yüzyıl dünyası ve bu dönemde çıkan edebi eserler ile ilgili literatür taraması yaptım. Bundan yıllar önce "Fareler ve İnsanlar" isimli kitabıyla tanıdığım Steinbeck "Yukarı Mahalle" isimli kitabının dönemi okumak ve değerlendirmek için önemli bir eser olduğunu anladım. Şimdi Yukarı Mahalle'den bende kalanlar üzerine konuşmak istiyorum.

28 Temmuz 2022

Aşkar Dergisi'nin 63. Sayısından Mısra Seçkisi

Kapa!

İdris Ekinci, Kapalı Şiir

Ey kör yol!
Ey asla boyun eğmeyen ödev
Seni tanımlayacak olan nerededir
Senin asil soyunun homurdayan kökleri
Bu köklerden türeyişin gürültülü cesareti
Nereye basınca tahtaların gıcırdamayacağını bana da öğret

Mustafa Melih Erdoğan, Tıkırtı, Cızzz:Ses

kötü şeyler olacak kötü şeyler oluyor kötü şeyler oldu
saniyelerle değişiyor bakıp geçtiğimiz ne varsa
bir yerlerde koşmaya devam eden at
başka bir şehirde bilerek ayağını burkuyor

Özgür Ballı, Dikkat Kırılır

Aşkar Dergisi'nin 63. Sayısı Çıktı

Aşkar 63

Üç aylık yayın periyodu ile okuruna ulaşan Aşkar Dergisi'nin Temmuz - Ağustos - Eylül 2022 tarihli 63. sayısı çıktı. Şiir, Öykü, Söyleşi, Taarruzname, 10 Pasaj 1 Baraj, Mesûliyet Meselesi ve Küçürek Sözlük olmak üzere yedi bölümden müteşekkil olan Aşkar'ın bu sayısı İdris Ekinci'nin "Kapalı Şiir" başlıklı şiiriyle başlıyor. İdris Ekinci, Mustafa Melih Erdoğan, Özgür Ballı, Yunus Emre Altuntaş, Murat Özel, Eyüp Aktuğ, Ümit Çiçekli, Süreyya Altunkara, Ali Cahit Yılmaz, Mustafa Emeç, Sevde Yaşar Çimen, Doğanay Dağlar, Ali Tacar, İbrahim Akbulut, Ahmet Şen ve Mervan Söylemez bu sayının şairleri arasında.

22 Temmuz 2022

Durum Raporu /ondört

Woyzeck piyesi ve uyarlaması olan filmden bir sahne

Ömer Lütfi Mete'nin çok sevdiğimiz bir şiiri var. Şiirin adı Gülce. Gülce, şairin kitabına da ismini veren bir şiir. Eskiden beri hayranlık duyarak okuduğum bir şiirdi. Eşim de bu şiiri çok sever. Rahmetli şair Ömer Lütfi Mete'nin bu şiirinden mülhem, geçen ayın sonunda dünyaya gelen kızımıza Gülce ismini verdik. Onun dünyaya gelişiyle birlikte hayatımızda bir çok şey değişti. En temelde öncelikler değişti. Sorumluluk alanlarımız genişledi. Yorucu ama gün sonunda mutlu bir koşuşturmanın içerisinde bulduk kendimizi.  Kendi adıma bu duruma uyum sağlamaya çalışıyorum. Bu süreçte fırsat bulabildiğim vakitlerde okumaya ve okuduklarımdan bende kalanları bir kenara not etmeye gayret ettim. Birazdan sözünü ettiğim bu notlarımı sizlerle paylaşacağım. Üniversitede Fen Bilimleri üzerine lisans eğitimimi alırken dikkatimi çeken kitaplardan birisi de "Madde ve Kuvvet" kitabıydı. Materyalist felsefeci Louis Büchner'in önemli eserlerinden birisi olan bu kitabı yıllar sonra yeniden kısım kısım okuma fırsatı buldum. 

17 Temmuz 2022

İsmet Özel’in “Esenlik Bildirisi” Şiirinden Hareketle Byung Chul Han’ın “Palyatif Toplum Günümüzde Acı” Kitabı Üzerine Bir Değerlendirme

Erbain ve Palyatif Toplum Günümüzde Acı kitapları

Toplum ve toplumu oluşturan parçalar üzerine yapılan çalışmalar incelendiğinde toplumların gelişmiş, gelişmekte ve gelişmemiş olarak sınıflandığı görülebilir. İnsanlık tarihi göz önüne alındığında yönetim şekillerinden, insan ilişkilerine, sanat anlayışlarından, etik değerlere kadar pek çok alanda ekonomik faaliyetlerin etkisi gözlenmiştir. Toplum yaşamında önemli yere sahip olan bu unsurlar üretim ve tüketim dengesine göre şekillenmektedir. Bu durumu neden – sonuç ilişkisi içerisinde değerlendirebilmek ve örnekleyebilmek adına “Sanayi Devrimi” ve sonrasında yaşananlar incelenebilir. 18. yüzyılda, İngiltere’de kendisini gerçekleştiren “Sanayi Devrimi” ile yeni bir döneme geçilmiş oldu. Sözü edilen bu dönemde el sanatlarının ve küçük atölyelerin yerini seri üretim ve büyük fabrikalar aldı. Yine bu dönemde kırsal bölgelerde yaşayan insanlar şehirlere göç etmeye başladı. Böylece tarıma dayalı ekonomik düzen değişti. İşçi sınıfı gibi yeni toplumsal sınıflar ortaya çıkmaya başladı. Günümüz dünyasında insanı ve toplumu yorumlayış biçimi böylece şekillenmiş oldu. 

14 Temmuz 2022

Serazat Edebiyat'ın 1. Sayısından Mısra Seçkisi

deniz ağaçları bilinselerdi evlerde
balkonlarda pencere kenarlarında
akvaryumla birlikte neleri anımsatır onlara
bir mezar daha ne ister denizden
bir hayat kadar ölü kalınsa yeter

Osman Hasdemir, Çekilirken

Ağaç köklerine yaydığım yumuşak otların
Savaş artığı uykularına uzanırken
Başımı siyaha yani
Aşkımın dizlerine koyar gibi yaslarım

Mücahit Mehmet Musuloğlu, Sarı Humma

Uyandığımda üşüyorum yüzüm boş meydan
Dünyada senden uzak olmak da varmış
Nefesinin sonu şiirdir, peşine düşsem

Bir şiirin içinde yaşarsın, bir rüzgârın dışında
Bir damlacık göğsüne bir deniz sığmış

Rıdvan Yıldız, Gereği Düşürüldü

Serazat Edebiyat'ın 1. Sayısı Çıktı

Serazat Edebiyat, Sayı 1

İki aylık yayın periyodu ile okuruna ulaşan Serazat Edebiyat'ın Temmuz-Ağustos 2022 tarihli 1. sayısı çıktı. Şiir, öykü ve inceleme olmak üzere üç bölümden müteşekkil olan Serazat'ın bu sayısı Hüseyn Kaya'nın "Sela" başlıklı öyküsü ile başlıyor. Hüseyn Kaya, Mete Almalı, Ahmet Alataş, Ubeydullah Öz, Şaidin Büyükbayram ve Deniz Schwarzwald bu sayıda öykü bölümünde okuduğumuz yazarlar arasında.