Eyüp Aktuğ

Şiir, sinema ve hayata dair...
SAYI 12
Serazat Edebiyat’ın 12. sayısı çıkıyor... www.serazat.net    •    Serazat Edebiyat’ın 12. sayısı çıkıyor... www.serazat.net    •    Serazat Edebiyat’ın 12. sayısı çıkıyor... www.serazat.net    •   
GİT

Cana Değen Yumruk: Hangi Anahtar

Gabriel Garcia Marquez, Vivir Para Contarla isimli kitabında "Hayat insanın yaşadığı değildir; aslolan, hatırladığı ve anlatmak için nasıl hatırladığıdır." der. İnsan neyi kaybettiğini hatırlamak ve hatırladığını anlamak, anlatmak için yaşar. Yaşamın, yaşıyor olmanın bu gayesi düşünmek ve düşünüleni dil ile izah etmek ile mümkün olmaktadır. Dilin talim ve terbiye müesseselerinin başında ise şiir gelir. Şiir, arayan, bulan, hatırlatan ve oluş-buluş deveranında mutlak olana uzanmaya çal…

Karanfil Fanzin #22: Ne Bu Deveyi Güdeceğiz, Ne Bu Diyardan Gideceğiz!

Karanfil Fanzin'in 22. sayısı çıktı. Sınırı 22. kez geçiyor, sesimizi 22. kez yükseltiyor, o duvarın karşısında 22. kez yumruğumuzu sıkıyor ve yarım bıraktığımız şarkıya 22. kez dönüyoruz. "Yani hiçbir şey yerinde değil pek." ön mısrasıyla başladığımız bu sayının manşetinde "NE BU DEVEYİ GÜDECEĞİZ, NE BU DİYARDAN GİDECEĞİZ!" diyerek hâlâ burada olduğumuzu ilan ve ihtara ediyoruz. Edip Cansever'in Salıncak isimli şiirinden yaptığımız iktibas ile duymak istemediğiniz …

Şiir Bizim Neyimiz Oldu Biz Şiirin Neyi Olduk

Şiir, insanın varlık muhasebesine, aslî gayesini arayışına, mücerred olana - mutlak olana uzanışına, nefsin talim ve terbiyesine, hâsılı ruhun ve o ruh etrafında halkalanan her şeyin olmak ve bulmak keyfiyetine ev sahipliği yapan, dilin biricik  şubesidir. Doğu’nun Batı’ya karşı teçhizatlanmasında da, taarruzunda da, müdafaasında da, ilk hamlemiz şiir ile olmuştur. Şiir, namütenahiye ulaşma gayretimizin başında ve sonunda ruh iklimimizde remzlenmiş, ferdîlikten kendisini kurtarmış ve Agora’ya …

Karanfil Fanzin #21: Biliyoruz Bir Halk Ayaktayken Oturanlara Yer Yok!*

Karanfil Fanzin'in 21. sayısı çıktı. Sınırı 21. kez geçiyor, sesimizi 21. kez yükseltiyor ve yarım bıraktığımız şarkıya 21. kez dönüyoruz. "Şiirimiz kendini arıyor, ya şair?" sorusuyla başladığımız bu sayının manşetine Mustafa Melih Erdoğan'ın bir mısraı konuk oluyor. "BİLİYORUZ BİR HALK AYAKTAYKEN OTURANLARA YER YOK!" diyerek mesuliyetimizi ilan ve ihtar ediyoruz. Sezai Karakoç'tan yaptığımız bir iktibas ile şiirimizin istikametini çizdik. "Şiir, ruh pence…

Faaliyet Raporu

Mustafa Melih Erdoğan’a telefon gelir, şiir bölünür bilenmiş bir bıçak olur ağzım dilimi yontan yirmi dokuz yaranın ortasında, bilardo masalarında beyaz gömleklerin, belgegeçerlerin, kabul günlerinin çok tanrılı törenlerin, stabil nöbetlerin arasında dağılır fotoğraflarda seyiren esmer delikanlılar ölüm şekerlemelerle sunulur bizim çocuklara. faaliyet raporlarında yeri yok bunun ve diğer olanların dünyanın gavurlukla meşhur olduğu geçmiyor evraklara kalem aleyhime duruyor masada, ha kırıldı ha …

Karanfil Fanzin #20: Kırbaç Kimin Elinde Semer Kimin Belinde

Karanfil Fanzin'in 20. sayısı çıktı. Sınırı 20. kez geçiyor, sesimizi 20. kez yükseltiyor ve yarım bıraktığımız şarkıya 20. kez dönüyoruz. Sevecen değiliz, gidin buradan. "KIRBAÇ KİMİN ELİNDE SEMER KİMİN BELİNDE" manşetiyle okurlarımızı karşıladık ve Cemal Süreya'dan iki mısra ile bir de not bıraktı. "Bir kırıldık daha da kırılırız / Kimse dokunamaz bizim suçsuzluğumuza."

Karanfil Fanzin #19: Türk Şiirini At Pazarına Kim Soktu?

Karanfil Fanzin'in 19. sayısı çıktı. Sınırı 19. kez geçiyor, sesimizi 19. kez yükseltiyor ve 19. kez gitmemek üzere bir araya geliyoruz. Bir araya geldik ve gitmiyoruz. "TÜRK ŞİİRİNİ AT PAZARINA KİM SOKTU?" manşetiyle okurlarını karşılayan Karanfil Fanzin ve ekibi ilave bir not daha düştü: "Türk şiiri, at pazarı dergiciliği ile büyük bir ivme kazandı. İstanbullu dergileri tebrik ediyoruz."

Hudutlu Bir Akıldan Hudutsuz Bir Servete

Ayna, metal bir levhanın parlatılmasıyla yahut cam bir levhanın bir takım kimyevi maddeler kullanılarak sırlanmasıyla elde edilen ve karşısında duran her ne ise soğuk bir dille onu tarife kalkan, esrarlı bir delik. Tabiiliğin veya ruhi muvazene kaybının ilk basamağı… Yalnızlığın ve tecrit edilmişliğin, herkeste olanın fakat hiç kimsede mevcut olmayanın, zayıflığın, çirkinliğin, güzelliğin, zaferin ve yenilginin ikamet ettiği biricik adres, ayna… Gayet parlak ve ışıldayan bir derinlikle, herkes…

Quartier Latin'den Hareketle Fransız Şiirini Okumak

Quartier Latin , Paris’in meşhur semtlerinden birisi. Şöhreti Avrupa’yı aşan bir talebe mahallesi. Nihat Sami Banarlı’nın “Yahya Kemal’in Hatıraları” isimli kitabının “Fransa’da Şiir” bölümünde, Yahya Kemal, Quartier Latin’den şöyle bahsediyor: “1904’ten sonra, Quartier Latin’de, şiire gözlerimi açtığım vakit yirmi yaşımı doldurmuş bulunuyordum.” Yahya Kemal’in ifadelerinden de anlaşılacağı gibi, dönemin şiiri Quartier Latin’de yazılmakta ve ülkemizden de birçok şairi etkileyen sanatkârlar – akı…

Karanfil Fanzin #17: Anlaşmak İstemiyoruz

Karanfil Fanzin’in 17. sayısı çıktı. Yumruğumuzu 17. kez sıkmanın, sınırı 17. kez geçmenin, sesimizi 17. kez yükseltmenin gururunu duyuyoruz. Bu sayımızda şiir, eleştiri, kitap, öykü ve sinema sahalarında bir araya geldik. Bir araya geldik ve 17. kez gitmiyoruz. Bu sayımızın ön cümlesi: Anlaşmak istemiyoruz.

Bu Hüznün Mesnevisi Yazılmadı*

Onu anmaya ve anlatmaya onun kelimelerinden hareketle başlayacağım. Çünkü bazı şairler yeryüzünde kiracılığını doldururken, kelimelerini de alarak göçerler bu dünyadan. Mesela yort ve savul sözcükleri Ece Ayhan ’ı, çile ve kaldırımlar sözcükleri Necip Fazıl Kısakürek ’i, diriliş ve sağanak sözcükleri Sezai Karakoç ’u anımsatıyor ve anlatıyor. Satranç, nehir, hüzün, andaç, ilkyaz, güz, İskender, terk, canerik gibi kelimeleri de birbirine eklendiği zaman zihnimizde travolta kesimi saçlarıyla ve dai…

Karanfil Fanzin #16: İlhami Çiçek Özel Sayısı

Karanfil Fanzin’in İlhami Çiçek özel sayısı çıktı. Yumruğumuzu 16. kez sıkmanın, sınırı 16. kez geçmenin, sesimizi 16. kez yükseltmenin gururunu duyuyoruz. Bu sayımızda şiir, eleştiri, kitap, öykü ve müzik sahalarında bir araya geldik. Bir araya geldik ve 16. kez gitmiyoruz. Eyüp Aktuğ, "Bu Hüznün Mesnevisi Yazılmadı*" başlıklı yazısıyla Satranç Dersleri'nden hareketle yarıda bırakılan oyunu geri çağırıyor, kaybedilen atları da beraberinde alarak. Ali Yılmaz, "İlhami Çiçek…

Elmanın Kararan Yüzü

Elmanın Kararan Yüzü suya dair cümleler kurdum elmanın kararan yüzüne savaştan kaçırdım içimde yeryüzünü gözetleyen çocuğu onu yarınlarla avutup, umudu yonttum her yarın da. bu takvim duvarda iyi durur dedim, kendime bir yarın daha seçtim. gördüm ki yokmuş hiç soluklanacak bir çeşme Allah’ım yetişemiyorum verdiğim nefese. çevirsem kırılacak bir anahtardı elimdeki korkuyla yaklaştım yoluma eğleşen kapılara. eve dönerken başka başka sokaklara saptım da bulanık akşamlardan geçtim o şarkıdan geçti…

Karanfil Fanzin #15: Selâmün Aleyküm Dostlarım ve Düşmanlarım

Karanfil Fanzin’in Ağustos sayısı çıktı. Yumruğumuzu 15. kez sıkmanın, sınırı 15. kez geçmenin, sesimizi 15. kez yükseltmenin gururunu duyuyoruz. Bu sayımızda şiir, eleştiri, kitap, sinema ve müzik sahalarında bir araya geldik. Eyüp Aktuğ, “Elmanın Kararan Yüzü” şiiriyle içinde yeryüzünü gözetleyen çocuğu savaştan alıkoymanın gayretinde, “çevirsem kırılacak bir anahtardı elimdeki / korkuyla yaklaştım yoluma eğleşen kapılara.” mısralarıyla filmin kesilen sahnelerinde yerini alıyor. Ali Yılmaz,

Biraz Toprak Etimi Soyacak Kadar

Biraz Toprak Etimi Soyacak Kadar ı. göğsümde biriken o şey saçlarına pay etti beni gözlerinden bir çıngı düştü yüzümün kırışan yerine. sesimi ikiye böldüm yarısını kulağına sakladım bir yarım hep çoğaldı azalan tarafımın elinde. korkulu ve tedirginim ağaçtan inemeyen bir çocuk gibi, kalbime çarpa çarpa nefessiz kalışı kuşların bu yüzdendi kollarımın sığamayışı yeryüzüne. ıı. bir rüzgâr gelse de koparsa beni gecenin dalından karışsam solgun çiçeklerin kederini yoklayan yağmura âh bir yolunu bulu…

Karanfil Fanzin #14: Batı Cephesinde Yeni Bir Şeyler Var

Karanfil Fanzin'in Temmuz sayısı çıktı. 14. defa sizleri bekliyor olmanın heyecanını duyuyoruz. 14. defa "merhabalar olsun" diyoruz. Bu sayımızda şiir ve deneme sahasında bir araya geldik. Çeviri şiirimiz bu sayıya yetişmedi. Bu sayıya özel olarak hazırladığımız sürpriz bölüm var. Küçük bir bulmaca , çözmeniz üzere kalemi elinize almanızı bekleyecek. Eyüp Aktuğ , "Biraz Toprak Etimi Soyacak Kadar" şiiriyle kendisini gecenin dalında koparacak bir rüzgarın yolunu gözlüyor…

Neden Bitlenmedi Prenses Diana

Neden Bitlenmedi Prenses Diana ı. Sen kasıklarından fay hattı geçen karanlık Ey boğazıma şehirler kuran ortaçağ laneti Aynalardan yüzüme sıçrayan bu irin neyin nesi? ; Bana uzun yol şarkıları dinlettiler Yürüyeceğim yolu ayaklarımdan çekip. ıı. Nafile mevsimler düşüp ekmeğin bayatlığına Serin ve ışıltılı bir günaha kucak açıp Çiçeklere aralayıp içimden geçmeyeni Sığ korkular seçip avuç içimden Doğurgan bir yalan söyledim yağmura Yağmur inceltti dilimdeki kamburu. ııı. Gözlerimde kurak bir gülüm…

Karanfil Fanzin #13: Yerçekimi Yoktur Gökitimi Vardır

Karanfil Fanzin’in Haziran sayısı çıktı. Sizlere 13. defa “merhabalar olsun” diyoruz. 13. sayımızda da şiir, hikâye, çeviri ve sinema bölümleri ile karşınızda olacağız. Karanfil’in Avrupa’ya açılan kapısı olan Arzu Görenay , ilerleyen sayılarımızda bizler için daha yetkin çevirilerini sunacağını belirtirken, 12. sayımızda yayınladığımız Tia Karla ’nın “Karanlık Bir Günbatımı” şiirinin çevirisi blog adresimizden paylaşmayı uygun gördük. Eyüp Aktuğ , “Neden Bitlenmedi Prenses Diana” şiiriyle doğurga…

Kirli Siyah

solgun bir gülüşün beklediği her neyse şehir onu kaçırdı benden taşlara kazınmış bir kelimeyi tekrarlayarak bana uzaklık bağışladı toprak toprak anlattı suyun nereye döndüğünü bilmiyorum bunu nasıl dillendirir insan içimi söken bulantıyı kim sahiplenir ayakkabı numaram karşılamıyor yeryüzünü kırılgan bileklerime sürtünüyor soğuk bu kez başlamıyorum kitaba kaldığım yerden anlıyorum bu onlar için makul bir sebepti aynı uğursuzluğu tekrar edip durdular uyku yiyen bir hikâyeyi zorladı dilime dilim …

Karanfil Fanzin #12: Nehirlerin Uğultusu Var Oldukça

Karanfil Fanzin'in 12. sayısı çıkıyor. Yine şiir, çeviri ve sinema bölümlerimiz ile karşınızda olacağız. Bu sayıda Arzu Görenay , yaşamının büyük bir kısmını akıl hastanesinde geçiren, Fransız sürrealist şiirinin en önemli temsilcilerinden Antonin Artaud 'un Dark Poet isimli şiirinin çevirisiyle sayımızın çeviri bölümüne katkıda bulunuyor.