Hakkımda

Merhaba, ben Eyüp Aktuğ.

Bu sayfa, 2010 yılından bugüne dek kelimelerin izini sürdüğüm, okuduğum ve yazdığım durakların; geçmişe bıraktığım notların ve geleceğe kurduğum köprülerin bir arşividir. Benim için edebiyat bir uğraş değil; dünyayı anlama, anlamlandırma ve bir "insan" olarak kalabilme biçimidir.

Yolculuğumun Başlangıcı: Fanzin Kültürü (2010 - 2014)

Yazı hayatına adım attığım yıllar, üniversite sıralarının heyecanıyla şekillendi. Edebiyatın en hür, en kuralsız ve samimi mecrası olan fanzin kültürüyle bu dönemde tanıştım. Arkadaşlarımla omuz omuza vererek çıkardığımız Karanfil Fanzin ilk edebi ürünlerimin gün yüzüne çıktığı gerçek bir mutfaktı. Fotokopi makinelerinin başında, el yordamıyla hazırlanan o sayfalar; bugün sahip olduğum kolektif üretim ruhunun ve amatör heyecanımın temelini oluşturdu diyebilirim.

Nun ve Enfa Edebiyat

Fanzinlerin hür ikliminden sonra, sesimi daha geniş bir okur kitlesine duyurmak amacıyla süreli yayınlarda yer almaya başladım. Yazın serüvenimin bu evresinde Nun ve Enfa Edebiyat gibi kıymetli mecralarda şiir, deneme ve eleştiri türündeki metinlerim yayımlandı. Bu dergiler, kalemimin demlenmesine ve edebiyatın o vakur dünyasına daha sağlam adımlarla girmeme vesile olan önemli duraklardı.

Aşkar Dergisi (2014 - Günümüz)

2014 yılı, yazı serüvenimde çok daha köklü ve disiplinli bir evrenin başlangıcı oldu. Aşkar Dergisi ile yollarımın kesişmesi, edebi duruşumun netleşmesine ve kalemimin asıl kimliğini bulmasına imkân sağladı. 2014 yılında başlayan bu yürüyüş, aradan geçen yıllara rağmen bugün hâlâ aynı heyecanla devam ediyor. Sezai Karakoç’un diriliş muştusu, İsmet Özel’in sarsıcı hakikat arayışı ile Aşkar sayfalarında süren bu uzun soluklu yürüyüşte destek aldığım kuvvetler oldu.

Serazat (2022 - Günümüz)

2022 yılından bu yana Serazat Edebiyat Dergisi bünyesinde aktif olarak yer alıyorum. İçerik üretimi, bülten hazırlığı ve yayın koordinasyonu süreçlerinde edindiğim tecrübeyle; edebiyatı sadece tüketilen bir metin değil, paylaşılan ve büyütülen bir miras olarak görüyorum.

Neden Yazıyorum?

Yazmak, benim için biriktirdiklerimin, bende kalanların ses bulma halidir. Cemil Meriç’in dediği gibi "Kamus, bir milletin namusudur" düsturuyla, Türkçenin o geniş ve zarif imkânları içinde kendime bir yer açmaya çalışıyorum.

Hatalarından ders çıkaran, her daim öğrenmeye gayret eden bir "yolcu" olarak; gördüğüm bir rüyayı, okuduğum bir mısranın zihnimde bıraktığı yankıyı veya bir roman karakterinin ruhumda açtığı pencereyi kayda geçirmek istiyorum. Modern dünyanın hızı karşısında, edebiyatın o ağırkanlı ama derin tesellisine sığınıyorum. Yazıyorum; çünkü kelimelerin, insanı insana bağlayan en saf bağ olduğuna inanıyorum.

Geleneksel şiir birikimimiz ile modern söyleyişin imkânlarını birleştiren o ince çizgi üzerine kafa yoruyorum. Sinemayı sadece bir görüntü sanatı olarak değil; görsel bir edebiyat olarak görüyorum. Metin Erksan’dan Nuri Bilge Ceylan’a, Christopher Nolan’dan David Lynch’e uzanan bir yelpazede "insanı" arıyorum.

Bugün evli ve iki çocuk babası olarak, gündelik hayatın hızı içinde estetiği, nezaketi ve iyi insan olma gayretini merkeze alan bir yaşam sürmeye çalışıyorum. e-aktug.com, bu yolculuğun dijital arşividir.

Yazılarımda kendinizden bir parça bulmanız dileğiyle...

Eyüp Aktuğ