Geriye nergisler kalır o rüyadan Her şey biter ne olsa, her şey toprağa karışır bir gün İçtiğim çay masada kalır, sevdiğim çiçek camda Yağmurlar kalır, Şarkılardan içime yağan Yürürüm yaz akşamlarında Yürürüm ve kendime Uzak bir köşe seçerim şehre karışmamış Seslerden ve görüntülerden, geçmişten ve gelecekten uzak Bir köşe Örümcek ağlarından kurulmuş Belki bir mağaranın ağzında belki bir örtünün altında Sığınmanın ve sığmanın verdiği huzurla Yürürüm ve kendime Uzak bir köşe seçerim şehre karışmamış.
SAYI 12
Serazat Edebiyat’ın 12. sayısı çıkıyor... www.serazat.net •
Serazat Edebiyat’ın 12. sayısı çıkıyor... www.serazat.net •
Serazat Edebiyat’ın 12. sayısı çıkıyor... www.serazat.net •
Şubat 11, 2025
Naz Makamı
(Şiirin müzikal kompozisyonunu dinlemek için bu bağlantıyı kullanabilirsiniz.) Güldüklerim oldu, ağladıklarım, sana bakarken içimde tuttuklarım Aynı şeylere gülemesek de aynı şeylere ağladıklarımız oldu Nereden başlamalıyım kurduğum cümleye Sen konuşunca dudağından yeryüzüne taşan İnce perdelerin arkasında mırıldandığın şarkılardan mı Bir deniz kıyısında, bir mendil kenarında Bazen suyu izlerken eriyen gözlerimle Bazen de mendilindeki nakışın kırmızısına takılan gençliğimle Her gece yıldızlara bakıp …
Eylül 01, 2024
Teklif
İçimde taşıdıklarımı getirdim içimi taşıranları Bir bilsen nelerden vazgeçtim nelerden Renkten renge girdim, en çok kırmızıda sevdim Tanımlar türettim anlamlar yükledim Çok defa bozdum kurduğum cümleyi Bu yüklemin iki ucunda çok bekledim. Sana penceremdeki çiçeklerin can sıkıntısını anlatsam Ellerimin hafızasını döksem karıştığın suya Bu duruma alışkanlık mı dersin akışkanlık mı Ne dersen de işte bunlar hep klişe Ama yapmacık değil sentetik değil Yüzde yüz pamuk kalbimin içi Yazın terletmez, kışın üşüt…
Şubat 13, 2024
Seni Sevmek Binlerce Gülün Ortasında
Neyi eksilttiysem senin için neyi bıraktıysam arkamda Gözlerin geri verdi bende azalan bende tükenen her şeyi Mutlu öğle saatlerimi, Ve bir yorgunluğun koynunda Serin uykuların arasında tanıdığım, hatırladığım tazeliği. Benim talihim, benim güzelliğim, gözlerimin ışığı Yetiyor bana yazgımda gezinen tebessümün Eski akşamlar gibi, portakal kokusu gibi Aynadaki parmak izleri gibi çocukluğumun Yetiyor bana sesinde çoğalttığım mutluluk Çoğalmak, dört çift göz olmak dünyaya karşı Yeniden doğmak küçük ve saydam…
Mart 20, 2023
Saatimiz Yeniden
Hayatın başladığı ve bittiği yerde, Suyun kılıçtan, kılıcın ateşten hakkını aradığı günde, İki sesin iki nefesin arasında, Bir duanın bir musibeti karşıladığı anda, Yeniden kurulacak saatimiz. Çünkü ismini çağıracağım günler var daha İsmini ve sesini çoğaltacağım sabahlar. Kollarım, saçlarım, dudaklarımla Açılan, ağrıyan ve kuruyan yanımla Gövdemin sana açılan kapısıyla Sınanan, bilen ve bilenen inancımla Yeniden kurulacak saatimiz Şarkımız yeniden. Başta ve sonda, sıfır noktasında, sarmalın tam orta…
Ekim 05, 2022
Kırmızı
kırmızı ışıklar bizden yana kırmızıda biraz olsun yavaşlar dünya netleşir, siyah beyazdan ölüm yaşamdan, sıradaki şarkı kırmızıya, haziranlara, ve bitimsiz saçlarına önce nihavend sonra hüseyni makamda yeni eşikler, yeni kapılar kalbin odalarına her kırmızı yeni bir anahtar çocuğu sırtında anne, annesi yerde çocuk neyi umuyorlar bizden, biz dediğim sen ben ve kalanlar iki öğün arasında unuttuklarımız kağıt gibi duvarlarla ayrılan ihtişamlı kalelerle korunan hayatlarımız hızlanan savrulan yükselen standartlar…
Aralık 07, 2021
Adı Haziran Olsun
Eşime... Gözlerinin içindeyim, dünyaya karşı Savunulacak en güzel yerde Sesindeyim, nefesindeyim, en çok gülüşünde Bir şey var şuramda adına yuva dedikleri Uzaklaşınca şiir olan Yaklaşınca vatan Sende sol yanım dağ sağ yanım deniz Bir isim bulalım ömür dediğimiz o şeye Adı Haziran olsun Sevmek olsun bir insanı sebepsiz. Uyandığımız sabahlar vardır Kapısını açtığımız serin akşamlar Birlikte bir günü bitirmenin huzuru Yeniden başlamanın sevinci vardır Aramızda yağmurlar vardır o sıra Bir çift göz parlar karanlığ…
Kasım 24, 2019
Senin Derdin Ne
Acelen ne, nereye gitsen dünyadır orası
Nereye gitsen etinde bir tırnak izidir
Adına yaşamak dedikleri
Nereye gitsen kırık camlar karşılar seni
Nereye dönsen yapışırlar yakana, hadi anlat anlatsana
Nereye koysan başını aynı düşünce, aynı çıkmaz, aynı sokak
Sen acemisisin bu yolun, gürültünün yabancısı kulakların
Bırak kirli kalsın dolaplar, senin olmayan balkonlar
Orada, uzayan, bitmeyen, gitmeyen grilerin arasında
Azalıyorsa gözlerin, kolların azalıyorsa, uykun daha hafifse şimdilerde
Bir mavi…
Mart 16, 2019
Korkulu Balık
Yaşamak bir su korkusudur balıkta
Balık
Korkuludur o camdan kalbin içinde
Yüzümü balığa çevirdim
Suyun mahrem balığın mahrum tarafına
Ona zaman tanıdım alışsın diye suya
Bu su, bu toprak, bu plaka yabancıydı ona da bana da
Krokisi yoktu kalbin
Levha yok, yol yok, çıkış yoktu
Nereye dönsem bende kalıyordu hesap
Nereye dönsem yolun iki ucu vardı
Biri benden çıkar biri balığa varırdı.
ıı.
Her sabah bir duvarı yıktım
Bir duvarı yeniden ördüm kan ter içinde.
Suyu izledim, balığı izledim, toprağı izl…
Nisan 28, 2018
Vida
varılacak yer yok bu dünyada
yok ne yaptıysam yanlış, neye koştuysam yalan
kesip biçtiğim kumaş oturmuyor üzerime
içimi soğutmuyor dökündüğüm su, gördüğüm yüz, aldığım merhaba
yağmur aynı yere çiseliyor hep, rüzgar aynı yeri kurcalıyor yüzümde
yüzüm, itimat vermiyor çek senet tüccarlarına.
onu aynalardan, onu derin kışlardan, gecekondulardan geçiriyorum
pusulalardan, sandıklardan, şam’dan ve bağdat’tan.
utancımı koynuma alıyorum, koynumda genişleyen bir kış
içimi bekle, esirge, utancıma temiz ö…
Mayıs 04, 2017
Kırılsın Arada Ne Varsa
kan aktığında, atlar çatladığında bu sonsuz koşuda
artık ipek bir uzaklıktır dün sığınağı.
bir kışın lapa lapa dökülmesidir üzerime, tedbirsiz bir acıdır tenimde gezinen anı
koynumdaki karaltıdır o, beni sarhoşlayan uygunsuz sokaklardan yollardan geçiren
avuçlarındaki şeffaflıktır, kâfi gelir akıp gideni durdurmaya.
gün akşam, kahır göğsüme yaslanır durur
akşam ki iki defa gurbet, bıçaktır gün
iyi bilensin bu bıçak, sıyırsın parmaklarımdan saçlarını
içime eri, damarlanan gençliğime hıncıma sen …
Aralık 28, 2016
Kırık Yaz
belki demek cevap mıydı bütün bunlara, belki
insan karşılığını bulsun diye bu olanlar.
bana ne başkalarından, vurulan kazmalardan, açılan mezarlardan
bana ne, neyime gerek diyerek başladı başkalık
bana neydi komşunun evindeki yangından, yılandan
yılan kimseye dokunmamıştı, kimse de yılana ve böylece büyüdü soğukluk.
insan büyüyen bir soğukluktu bu yangın yerinde
yabancılıktı evlerin birbirine karşılığı, aralamadı perdesini kimse kimseye
yaşamak zannetti insan, yemek yedi, su içti, biraz uyudu, …
Kasım 08, 2016
İftitah
tanımakla geçmiyor bir şey, titremekle, sövmekle
yürümekle, yatsılardan kararan sokaklardan çalımla geçmekle
ekmeği alırken de o kız bana bakarken de
şarkı hep aynı yerde bitiyor, temkinli olamıyorum.
bayırlar yüreğimi soğuturken, insan insana derinleşen bir yarayken
incelen bir sızıydım her akşam, her akşam esmer bir delikanlıydım
kırçıldım ve kokulu bir kadın geçmezdi penceremden
öpülmekten göveren bir kadındı dünya
dudaklarım hiç uzanmadı onun karanlık taraflarına.
imlâ kurallarına itibar e…
Ağustos 07, 2016
Faaliyet Raporu
Mustafa Melih Erdoğan’a
telefon gelir, şiir bölünür
bilenmiş bir bıçak olur ağzım
dilimi yontan yirmi dokuz yaranın ortasında, bilardo masalarında
beyaz gömleklerin, belgegeçerlerin, kabul günlerinin
çok tanrılı törenlerin, stabil nöbetlerin arasında
dağılır fotoğraflarda seyiren esmer delikanlılar
ölüm şekerlemelerle sunulur bizim çocuklara.
faaliyet raporlarında yeri yok bunun ve diğer olanların
dünyanın gavurlukla meşhur olduğu geçmiyor evraklara
kalem aleyhime duruyor masada, ha kırıldı ha …
Temmuz 24, 2016
Nöbet Defteri
dağ yürümedi, kopmadı kıyamet, otobüs gecikmedi, yanmadı bilet
erkek adımlarla baharı yerinden kımıldatmak,
dökündüğüm yağmuru sana da getirmek için
elleyip ayartmak için dile gelmeyeni
o şarkıda, burada, şu taşa oturup
hazır kıta bekledim namlunun ıslanan ucunda.
hep bir satır eksik konuştum
kelimeler inmedi dağlardan, adın tel örgü
bu hudut günaydınlarla, merhabalarla çizildi
şimdi ellerim masada, sakındığım kapıda nöbetteyim.
yaşamak ölümle müteşekkil bir pıhtıydı tende
oysa kim dokunsa aynı…
Mayıs 07, 2016
Yürüyorum Aramızda Herkes
uysal ağzını hınca hınç doldurmadım
giyinip dudağını kıvrılmadım bir köşeye
yürüdüğün haziranlardan getirmedim günün döndüğü saate
dağılmadı uykusuzluğuma saçların
sen varmadın kapıya ben akmadım merdivenlerden
ovulmadı yüreğim toprağın sana değdiği yerden.
uyudum, uzak bir şehre sürdüler beni
beni aklımdan geçmeyenle tehdit ettiler.
pencereye sataşan uzaklık, perdeyi ürküten karaltı
boşluğunu bir kadının kahkahasıyla örten sokak
dişiliğini üzerimde deneyen dünya
içine heykeller oyulan esmerliğ…
Mart 03, 2016
Cürmümeşhut
yaşamak insanı kanıtlamıyor, bana tahtadan yangınlar oymakta dünya
birileri birilerini sıfıra tamamlamakla meşgul
bir ilgisi yok hayatın, merdivenlere diklenen yorgunluğumla.
merdümgiriz kollarla kucaklayıp yağmalanan erik ağacımı
derin bir uçurumu tekrar ediyorum böyle her sabah
hastane bahçesinden eğimsiz akşamlara büktüğüm dalları.
ayaküstü içimi sökmeden, yere düşürmeden sakındığım mendili,
hurdaya çıkardığım kahkaha ürkütmeden kundaktaki bebeği,
yüzümü örselemeden, dilimi çatallamadan sırt…
Aralık 04, 2015
Ekmeğin Kuruyan Tarafı
annem bunu öğretmişti
ekmeğin kuruyan tarafından başlayarak
ekmeğin bayatlığı ile tazeliği arasında
babil denen bir yerin olduğunu
ı.
hesap makinesini kullanmayı öğrendiğimde
payımı istedim nil’in kuruyan göğsünden
ramazan temalı banka reklamlarından cesaret kuşanarak
plastik bir huzur takındım kalbimin üzerine.
fazla mesai de yaptım perşembe geceleri
döşeğimin sıcaklığı yastığımın yumuşaklığı eksilmesin
çöreklenen olmasın soframa girmesin konforuma balta diye.
maaş bordrolarıma papyon takıp
ye…
Eylül 29, 2015
Tahammülfersa
ı.
yağmurun ve toprağın insanı çattığı bir zamanda
şehrin iniltisi henüz uğramamışken bileklerime
şükür kelimesinin ekmek gibi boğazımdan geçtiği
kalbin yaşamaya yettiği çağlara uzandım,
insanoğlunun kravatlarla boğazlanmadığı çağlara.
kırdım bilinç isimli o şemsiyeyi,
gövdeme nehirleri bağlayan bir dalgınlıkla
göğsümü sıradaki sağnak için açtım.
ıı.
onlara leyla budur dedim ekmeği tutarak
öpüp alnıma koydum onu nerede görsem,
dantel gözleri yoktu bizim leyla'nın
koynum buğday tarlası eller…
Eylül 13, 2015
Elmanın Kararan Yüzü
Elmanın Kararan Yüzü
suya dair cümleler kurdum elmanın kararan yüzüne
savaştan kaçırdım içimde yeryüzünü gözetleyen çocuğu
onu yarınlarla avutup, umudu yonttum her yarın da.
bu takvim duvarda iyi durur dedim,
kendime bir yarın daha seçtim.
gördüm ki yokmuş hiç soluklanacak bir çeşme
Allah’ım yetişemiyorum verdiğim nefese.
çevirsem kırılacak bir anahtardı elimdeki
korkuyla yaklaştım yoluma eğleşen kapılara.
eve dönerken başka başka sokaklara saptım da
bulanık akşamlardan geçtim o şarkıdan geçti…
Bu kayıt, ... tarihinde Eyüp Aktuğ tarafından maziye bırakılmıştır.
Mütemmim Yazılar
❦