Ağır Bir Trajedi ve Tarife Sığmaz Bir Dram

Tıpkı bir çok Alman eleştirmenin yaptığı gibi ben de "ağır bir trajedi ve tarife sığmaz bir dram" ön cümlesiyle yorum ve değerlendirmelerime başlamak istiyorum bu romandan söz ederken... Erich Maria Remarque 'nin Tanrının Gözdesi Yok isimli romanından söz ediyorum sizlere. Karamsar ve bir yönüyle de sofistike bir yapıt. Ölümü anlatıyor. Romanın seyrinde aşk üzerine kurulmuş bir atmosfer görsem de yaşam ve ölüm arasındaki çekim kuvvetinden söz ediyor. Roman türüne klasik eserlerden…

Türk Sinemasındaki Okul - Kolej Temalı Filmler

Sizlere bu yazımda sinemamızda kolej - okul temalı filmlerden söz edeceğim. Daha önce birkaçını tekrar ve tekrar izlediğim filmler arasında melodram, romantik güldürü ve didaktik yapıda olanlar vardı. Sinemamıza genel bir bakış açısıyla yaklaştığımız zaman ağırlıklı kullanılan temanın melodram olduğunu görürüz. Zengin kız fakir oğlan yahut tam tersi olan konuları bir çok filmde yakalarız. Fakat ekseriyetle mutlu bir netice ile karşılaşır, son yazısını gönlümüz rahat bir şekilde karşılarız. Dön…

Neden Bitlenmedi Prenses Diana

Neden Bitlenmedi Prenses Diana ı. Sen kasıklarından fay hattı geçen karanlık Ey boğazıma şehirler kuran ortaçağ laneti Aynalardan yüzüme sıçrayan bu irin neyin nesi? ; Bana uzun yol şarkıları dinlettiler Yürüyeceğim yolu ayaklarımdan çekip. ıı. Nafile mevsimler düşüp ekmeğin bayatlığına Serin ve ışıltılı bir günaha kucak açıp Çiçeklere aralayıp içimden geçmeyeni Sığ korkular seçip avuç içimden Doğurgan bir yalan söyledim yağmura Yağmur inceltti dilimdeki kamburu. ııı. Gözlerimde kurak bir gülüm…

Karanfil Fanzin #13: Yerçekimi Yoktur Gökitimi Vardır

Karanfil Fanzin’in Haziran sayısı çıktı. Sizlere 13. defa “merhabalar olsun” diyoruz. 13. sayımızda da şiir, hikâye, çeviri ve sinema bölümleri ile karşınızda olacağız. Karanfil’in Avrupa’ya açılan kapısı olan Arzu Görenay , ilerleyen sayılarımızda bizler için daha yetkin çevirilerini sunacağını belirtirken, 12. sayımızda yayınladığımız Tia Karla ’nın “Karanlık Bir Günbatımı” şiirinin çevirisi blog adresimizden paylaşmayı uygun gördük. Eyüp Aktuğ , “Neden Bitlenmedi Prenses Diana” şiiriyle doğurga…

Göğsümdeki Çıbanı Kurcalarken Söylediğim Türkü

havada kalmıyorsa kuşların gölgesi nerede bitmeli bu türkü ı. bütün çocukluğum bir şiirin provasıymış anladım annemin dilindeki ninni babamın elindeki ekmek ninemin incele incele saydamlaşan gözleri bir delikanlının iskenderiye – kahire demiryolunda başını yaslayacak bir duvar arayışı her şey çok önceden hazırlanmış gibi ebabillerin içime dönen zembereği beni kanatlarıyla ısıtmak için kurulmuş sanki. ; bana bir sözlük verin olan biteni anlamam için. ıı. ilk çiviyi kim çaktı o çarmıha ne duydum …

Biraz Önce Doğu Ekspresi'nin Sesini Duydum

Gün laciverte çalmakta, hava serin. Haziran serinliği var toprağın üzerinde. Biraz önce Doğu Ekspresi'nin sesini duydum. Evim tren garına uzak sayılmaz. Sokak lambası hala yanar vaziyette. Seyrek aralıklarla karşı caddeden duyulan taşıt sesleri. Fakat şehir uykuda sayılır. Uyurgezerleri, uyuyamayanları ve uyumamak zorunda kalanları saymazsak şehirde hareketlilik yok. Bir buçuk saat önce sabah ezanı okundu ve bugün ki orucum için niyetlendim. Uyumak istedim, bir o tarafa bir bu tarafa döndü…

Bir Şarkı Bulacağım Kendime Hoşbulduk Diye

Mayıs'ı geride bıraktık. Uzun yağmurlarla geçti bütün bir bahar mevsimi. Güneşli günleri pek az görsek de şikayetçi sayılmam bu durumdan. Nicedir ihmal ettim buraları. Malum ya, pek yoğunum, başımı kaldıracak vaktim var, o vakitlerde de biraz kendime zaman ayırıyorum. Kadınlardan çok duyuyorsunuzdur bu cümleyi. Kendime zaman ayırıyorum, bazı isanlar garipsiyor bir erkeğin kendisine zaman ayırmasını. Kitap okumak, hoşuma giden müzikleri dinlemek ve filmleri izlemek, iç dünyama çekilip geçmiş…