Eyüp Aktuğ

Şiir, sinema ve hayata dair...

Aşkar Dergisi'nin 70. Sayısından Mısra Seçkisi

Kapının kapı olduğu çürüyüşünden bilindi Unuttu herkes unutuşun bin bir haliyle Kursaktaki son heves de gizlendi Adımızı bir duvara verdiler; bu duvar Kerpicin bereketiyle dikildi, sıvasız Ardından mermilerin adı namluya verildi Taşa verildi sonra adlar, bedenler toprağa Sonra hiçbir şey olmamış gibi devam edildi Murat Özel, Son Akşam Yemeği Duvar diplerinde. Köşelerde. Bistrolarda konuşuyor insanlar. Ay ışığında. Kemiklerinden sıyırıyorlar. Çürümüş et kalıntılarını. Kardeşlerinin. Korkunç. Gövdesiz ağr…

Aşkar Dergisi'nin 68. Sayısından Mısra Seçkisi

bir yatağın serinliğine inceden kederlenip duvara dönüyorum yenilmektir bu parklarda kuğular üşüyor senin incecik boynun benim açık parmaklarım cetvel karşısında vur bakalım çocukluğumun pembe ellerine ellerine ... bir kışı bozduralım bir sürü sonbaharlar ayağının ucuna basarak mı yürüyorsun sen bakınca heykel oluyor öylesi taşlar Özgür Ballı, Mevsimsel Söz de yorulunca artık uzun bir Evetle hayır arasına elle gelen düğün bayram Tam cüze geçmişken başlayınca okul Ödev defterinde bir leke olur o kul Murat Öze…

Aşkar Dergisi’nin 62. Sayısından Mısra Seçkisi

Yeni bir oturum açtım nehirde iki defa Temiz bir sayfaya inanmayı ne çok istedim .... Bir yaz günüydü hani kokulardan bir hatıra ... Geçmişin kokusunu derinden soludum da Nefesimin yetmediğini bir türlü öğretemedim Yaşamak dediğiniz uzun bir gelecekti hani İnkisar, Hüseyin Karacalar karanfil sokak karanfil kokmuyor ve menekşe sokak menekşe bu iklimlere bir şey oldu dostun önünde buluşmuyor mu kimse ... işte buralarından geçtim ben şehrin çiçek adlarını sonra işte sen geldin. ... ankara her dönemin gençliği bak…
Müziği Başlat 🎹