İbrahim Akbulut etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İbrahim Akbulut etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Nisan 2024

, , , , , , , , , , , ,

Aşkar Dergisi'nin 70. Sayısından Mısra Seçkisi

Kapının kapı olduğu çürüyüşünden bilindi
Unuttu herkes unutuşun bin bir haliyle
Kursaktaki son heves de gizlendi
Adımızı bir duvara verdiler; bu duvar
Kerpicin bereketiyle dikildi, sıvasız
Ardından mermilerin adı namluya verildi
Taşa verildi sonra adlar, bedenler toprağa
Sonra hiçbir şey olmamış gibi devam edildi


Murat Özel, Son Akşam Yemeği

Duvar diplerinde. Köşelerde. Bistrolarda konuşuyor insanlar. Ay ışığında. Kemiklerinden sıyırıyorlar. Çürümüş et kalıntılarını. Kardeşlerinin. Korkunç. Gövdesiz ağrılar. Çeken iskeletlerini öğütüyor. Yokluk. Neye sahip olabilir. Kendini gösteren. Salınan. Ve gittikçe büzülen.

Osman Nuri Tolar, Yakın Tarih Kronikleri

günleri çözeriz düğümler sorun değil
buluruz bir yolunu yaşamak fena değil
hem zaten ölünce can acımak olmayacak
hem şimdi bahar geldi bak baharsa bahar
canımın ne isteyeceğine kimse karışamaz


Özgür Ballı, Baharsa Bahar

10 Nisan 2022

, , , , , , , , , , , ,

Aşkar Dergisi’nin 62. Sayısından Mısra Seçkisi

Yeni bir oturum açtım nehirde iki defa
Temiz bir sayfaya inanmayı ne çok istedim
....
Bir yaz günüydü hani kokulardan bir hatıra
...
Geçmişin kokusunu derinden soludum da
Nefesimin yetmediğini bir türlü öğretemedim
Yaşamak dediğiniz uzun bir gelecekti hani

İnkisar, Hüseyin Karacalar
karanfil sokak karanfil kokmuyor ve menekşe sokak menekşe
bu iklimlere bir şey oldu dostun önünde buluşmuyor mu kimse
...
işte buralarından geçtim ben şehrin çiçek adlarını
sonra işte sen geldin.
...
ankara her dönemin gençliği
bakmayın memur sandıklarına bakmayın gri
kimsenin beğenmediği kimsenin vazgeçemediği

Ankaralı Şiir, Özgür Ballı