10 Nisan 2022

Aşkar Dergisi’nin 62. Sayısından Mısra Seçkisi

Yeni bir oturum açtım nehirde iki defa
Temiz bir sayfaya inanmayı ne çok istedim
....
Bir yaz günüydü hani kokulardan bir hatıra
...
Geçmişin kokusunu derinden soludum da
Nefesimin yetmediğini bir türlü öğretemedim
Yaşamak dediğiniz uzun bir gelecekti hani

İnkisar, Hüseyin Karacalar
karanfil sokak karanfil kokmuyor ve menekşe sokak menekşe
bu iklimlere bir şey oldu dostun önünde buluşmuyor mu kimse
...
işte buralarından geçtim ben şehrin çiçek adlarını
sonra işte sen geldin.
...
ankara her dönemin gençliği
bakmayın memur sandıklarına bakmayın gri
kimsenin beğenmediği kimsenin vazgeçemediği

Ankaralı Şiir, Özgür Ballı
tükettiğin kadar insansın dediler
tükettikçe tükenen korkulu bir telaş
...
bu hikayede
herkes önce kendini mahveder
bir bakmışsın ortada kendi diye bir şey yok
...
sendin bana iyi gelen
zaten biraz da hep bu yüzden gidilir
bir şiire tam da buradan girilir

Paradoks, Ümit Çiçekli
seni uzak yaz sonraları seni tuzak ot kokusu bildim
seni ellerimin allahu art ücrası
kabul ücreti mukabilinde mahirdir kabil
...
bir zamanlar bir nehrin suyuydum
kışları eve erken dönmek için buz oldum

Uzak Ağrılar Yahut Buz Dönüşü, Mervan Söylemez
koşuk atlar gibi yankısı ya da eski bir kitabe gibi izi sökülemez
ve yeterli bir duvar saati gibi öyle dar ve saplantılı
kimsenin olmayan yerinde bir nehrin

Yitirilmiş Bir Savaşın En Uzun Günü, Emre Öztürk
Uğramışsa kalbim lanete güneşin doğumu matematikten öte değildir
Her baktığım ayna bin bir parça Attar'ın anlattığı suret yok ortalıkta
...
Düşüyorum dokunuyorum fakat dinlemek doğmak mümkün değil
Düşünceler ellerimde bekledikçe af dilemek kirleniyor, bende.

Ben, Kardeşim ve Millet-i İbrahim, Cumali Yakan
ben, biz yahut ötekiler bu kurgunun ilk söylemleri
biraz deri, hafif su, birkaç yüz gıcırtı
tamamı kuşkudan ibaret insan motifi

Satuk Buğra Han'ın Hüküm Sözlüğü, Doğanay Dağlar 
Bir avuç insan
Biz kalan kalandan geriye
Türkçe bilir konuşur bakarız

Mevziden Gözlenen Afak, Süreyya Altunkara
Kimsesizim, diyemem dünya parmaklarımın ucunda
...
Ayakta ölmeyi tercih ediyorum atakta yenilmeyi
Huzurlu suların turkuaz renklerinde seyrettiğim güzellikleri
Bir daha asla göremeyecek kadar çirkinim.

Yedi Küçük Ekmek, Ahmet Emerce
Ben taşındıkları evin salonunda unutulmuş
Oyuncağı dört yaşındaki bir çocuğun
Durduğum kadar ağrıdım bir halıda el dokuması ve tozlu

Bunalımlı Kimlik, Volkan Kaleli
hiçbir şeyin azına değilim razı
...
al beni Maslow'un piramidinden
estetik bir tekmeyle aşağı at
aklım! üzerine çakılayım.

Islak Mendille Silinemeyen Şeyler, Muharrem Demirci
günaydınlar diledim ve kolaylıklar
memurlarla yüzleştim cam arkasından
...
yalnız öleceğiz hırıltılı tek nefesle
kendimizden emin öleceğiz
yalnız, kardeşlerim.

1998/2805 Esasa İlişkin Beyanımdır, Elif Aşîran
bir çöl çölde bir durum durumda rüya
yaşamak hanımefendi
sen bana bakmadığın sürece tenhalaşır

Dünya Tenhalaşıyor, İbrahim Akbulut 
Tedirgin görünüp asla korkmayan
Girince kapısı gayba açılan
Yüzdükçe günahı kaybeden deri

Bug Arayan, Sevde Yaşar 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bloguma ziyaretiniz için teşekkür ederim. Bu içeriği beğendiyseniz paylaşabilir, yorum yaparak katkıda bulunabilirsiniz. Yeniden görüşmek ümidiyle...