Bekleme Odası

Hesaplanıyor...
Yeni tamamladığım şiirin adı Açılan, ondan önce yazdığım son şiir ise Uzak Köşe. Bu iki şiir arasında bir yıldan fazla zaman var ve dışarıdan bakıldığında bu süre şiirden uzak kalınmış bir dönem gibi görünebilir. Oysa benim için bu, yazmaktan çok okumaya yöneldiğim ama şiirle bağımın kesilmediği bir süreçti. Bugün dönüp baktığımda, şiirin asıl olarak tam da o yazmadığım dönemde kurulduğunu düşünüyorum.

2024’ün sonlarında Uzak Köşe’yi yazdığımda daha içe dönük, daha izole bir yerden bakıyordum şiire. Şiir bittiğinde içimde bir kapanma hissi vardı; bir şey tamamlanmış ama aynı zamanda geri çekilmişti. Ardından gelen uzun sessizlikte zaman zaman yazmayı denedim, ancak çoğu girişim yarım kaldı. Başladığım dizeleri bıraktım, bazılarını sildim. Buna rağmen aslında şiirin büsbütün dışında olmadığımı da fark ettim; bir şeyler birikiyor, fakat henüz kelimeye dönüşecek noktaya gelmiyordu.

Bu süreci zihnimde “bekleme odası” olarak adlandırdım. Yaşadığım her şey sanki oraya taşınıyor, şiire dönüşmeden bekliyordu. Dışarıdan gözlendiğinde pasif gibi görünen bu bekleyişin aslında oldukça yoğun bir süreç. Duygular birbirine karışıyor, anılar yer değiştiriyor, önemsiz görünen ayrıntılar aylar sonra anlam kazanıyordu.

Eskiden bir şiirin gelişini hissettiğim anda o şiiri ortaya çıkarmak yazmak için daha aceleci davranırdım. Bu durumun bazı noktalarda şiiri bazı hususiyetlerinden, bazı estetik tavırlardan alıkoyduğuna kanaat getirdim. En azından benim şiir serüvenim için böyle. Duygunun fazlasıyla taze olması, şiiri de kontrolsüz kılıyordu. Bu yüzden yaşadığım şeyle yazdığım şey arasına mesafe koymam gerekti. Zamanla şunu da net biçimde gördüm: Şiir acele etmiyor; yazan kişi etse bile şiir kendi ritmini koruyor, bazı şeyleri bekletiyor, bazılarını siliyor ve bazılarını hiç beklenmedik bir anda öne çıkarıyor.

Açılan da böyle bir sürecin sonunda ortaya çıktı. Onu yazmaya başladığımda aslında sıfırdan başlamıyordum; şiir uzun zamandır içimde dağınık hâlde duruyordu. Kelimeler, imgeler ve duygular zamanla kendi yerini buldu ve bu süreç bir anda değil, yavaş yavaş gerçekleşti.

Okur Notları

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bloguma ziyaretiniz için teşekkür ederim. Bu içeriği beğendiyseniz paylaşabilir, yorum yaparak katkıda bulunabilirsiniz. Yeniden görüşmek ümidiyle...