Ayrılığın Bir Başka Durağı: Ben Gamlı Hazan

Ayrılık şarkılarının bir başka durağı da Melahat Pars 'ın sesinden geçmekte. Bestesini ve icrasını kendisinin yaptığı Ben Gamlı Hazan'ın güftesi ise Sıtkı Angınbaş 'a ait. Bu şarkıyı ilk defa Alın Yazısı filminde dinlemiştim. Bir ayrılık sahnesiydi. Haydar'ın ve Fatma'nın bu ilk ve son demine Melahat Pars'ın sesi eşlik ediyor. Unutmadan, eser Uşşak makamındaymış. Ben gamlı hazan sense bahar dinle de vazgeç Sen kendine kendin gibi bir taze bahar seç Olmaz meleğim böyle bir aş…

Eraserhead Filmi Üzerine

Karanfil Fanzin'in bir okuru tavsiye etti bu filmi. Eraserhead. Türkçeye çevirmek gerekirse sanırım Silgi Kafa gibi anlama karşılık gelmekte. Filmin yönetmeni David Lynch ve onu tanıdığım söylenemez. Küçük bir araştırmanın ardından filmlerinin pek de anlaşılır cinsten olmadığını gördüm. Sürrealist, deneysel filmleri varmış. Fragmanını izleme ihtiyacı hissettim. Saçlarını yukarı kaldırmış ve boş, tedirgin bakışlı bir adam vardı. Gergin ve kaygılı bir marula benziyordu yüzündeki bu ifadeyle.…

Aşkar'ın Şairlerinden Sahih ve Sahici Kitaplar

Türkçe vatanımız, Aşkar evimiz! "Eve dön, şarkıya dön, kalbine dön!" diyerek bizlere seslenen Aşkar Dergisi 37. sayısını çıkardı. Kargoların büyük bir bölümü de yola çıktı. Yakın zamanda Aşkar'ın yolunu gözleyenler inşallah Aşkar'ın bu sayısına kavuşacak. Aşkar'da 2015 yılı hayli hareketliydi. Aşkar'daki bu hareketlilik 2016 yılı için gelişmelerin habercisi oldu bir bakıma. Aşkar'ın şairleri Mustafa Melih Erdoğan, İrfan Dağ, Aziz Mahmut Öncel, Özgür Ballı çıkardığı…

Cürmümeşhut

yaşamak insanı kanıtlamıyor, bana tahtadan yangınlar oymakta dünya birileri birilerini sıfıra tamamlamakla meşgul bir ilgisi yok hayatın, merdivenlere diklenen yorgunluğumla. merdümgiriz kollarla kucaklayıp yağmalanan erik ağacımı derin bir uçurumu tekrar ediyorum böyle her sabah hastane bahçesinden eğimsiz akşamlara büktüğüm dalları. ayaküstü içimi sökmeden, yere düşürmeden sakındığım mendili, hurdaya çıkardığım kahkaha ürkütmeden kundaktaki bebeği, yüzümü örselemeden, dilimi çatallamadan sırt…

Hudutlu Bir Akıldan Hudutsuz Bir Servete

Ayna, metal bir levhanın parlatılmasıyla yahut cam bir levhanın bir takım kimyevi maddeler kullanılarak sırlanmasıyla elde edilen ve karşısında duran her ne ise soğuk bir dille onu tarife kalkan, esrarlı bir delik. Tabiiliğin veya ruhi muvazene kaybının ilk basamağı… Yalnızlığın ve tecrit edilmişliğin, herkeste olanın fakat hiç kimsede mevcut olmayanın, zayıflığın, çirkinliğin, güzelliğin, zaferin ve yenilginin ikamet ettiği biricik adres, ayna… Gayet parlak ve ışıldayan bir derinlikle, herkes…

Quartier Latin'den Hareketle Fransız Şiirini Okumak

Quartier Latin , Paris’in meşhur semtlerinden birisi. Şöhreti Avrupa’yı aşan bir talebe mahallesi. Nihat Sami Banarlı’nın “Yahya Kemal’in Hatıraları” isimli kitabının “Fransa’da Şiir” bölümünde, Yahya Kemal, Quartier Latin’den şöyle bahsediyor: “1904’ten sonra, Quartier Latin’de, şiire gözlerimi açtığım vakit yirmi yaşımı doldurmuş bulunuyordum.” Yahya Kemal’in ifadelerinden de anlaşılacağı gibi, dönemin şiiri Quartier Latin’de yazılmakta ve ülkemizden de birçok şairi etkileyen sanatkârlar – akı…

Domatesin Kilosu Üç Lira Oldu

- Kilosu iki lira değil mi? - Üç lira abi, tartayım mı? - Ne diyorsun, üç lira mı oldu? - Aralık ayındayız abi. Zam geldi haliyle. - Bir buçuk kilo domates tart bakalım. Yarım kilo da yeşil biber olsun. - Hemen abi. Başka bir isteğin var mı? - Bir baş da soğan koy. Ne kadar tutuyor? - Altı buçuk lira abi. Aralık ayındayız ve havalar hayli soğudu. Dört, beş kat giyiyoruz hasta olmamak için. Günümün neredeyse yarısını dışarıda geçiren benim için zorlayıcı oluyor. Fakat her şey bir yana, benim is…