4 Aralık 2021

Durum Raporu /altı

Bugün 1 Aralık 2021. Kasım ayını dün itibariyle yolcu ettik. 2021 yılının bitmesine az bir zaman kaldı.  Durum Raporu'nun altıncı yazısı olan bu yazımda geride bırakmak üzere olduğumuz 2021 yılına dair yaptıklarımı ve yapamadıklarımı paylaşmak istiyorum.  (Yazıya üç gün önce başlamıştım. Fakat  günlük hayatımda biraz yoğunluk yaşadığım için, biraz da tembellik ettiğim için bir kaç satır ile kaldı. Şimdi sözünü ettiğim yıl sonu değerlendirmesine geçebilirim.)

2021'de Blog Çalışmalarım

2010 yılından beri blog yazan birisiyim. Burası için çalışkan olduğum dönemler de oldu, tembellik ettiğim dönemler de... Kafamda her zaman bir yazı konusu olmuştur. Bu konu gördüğüm, duyduğum yahut tecrübe ettiğim bir durumdan hareketle gelişir. Bazen kafamda şekillenen konuyu sistemli bir şekilde yazıya aktarırım, bazen ise cümleleri herhangi bir kalıba sokmadan okuyucuya sunarım. Bu bakımdan 2021 yılı aklıma gelen, not aldığım konuları sistemli bir şekilde yazıya aktarıp okura sunduğum bir yıl oldu. Son yıllara göre bu yıl burada daha fazla bulundum.

2021 yılında okurun güzel karşılık verdiği bir yazı dizisine başladım. Aslında günce de diyebilirim. Durum Raporu ismini verdiğim bu yazı dizisinde ekseriyetle not aldığım, hoşuma giden veya paylaşmaya değer bulduğum olayları, durumları bir sohbet havasında okur ile paylaşıyorum. Şimdi olduğu gibi.

Blogumun tasarımı çok uzun zamandır aynı çizgilere ve görselliğe sahip. Fakat bu yılın ortalarında bir kaç küçük dokunuş ile tasarımında değişiklik yaptım. Bu hali daha çok hoşuma gitti.

2021'de Yazı ve Şiir Çalışmalarım

Yaklaşık yedi yıldır yazı ve şiir çalışmalarımı edebiyat ve fikir dergimiz olan Aşkar'da yayınlıyorum. 2020 yılında yayınlanan bir şiir çalışmam olmamıştı. Bu yıl Aşkar'ın 60. sayısında Adı Haziran Olsun başlıklı şiirim yayınlandı. Uzun zamandır üzerinde çalıştığım ve eşime ithaf ettiğim bir şiirdi.

Okuduğum ve okuyamağım kitaplardan da söz edeyim. Bu yıl Samiha Ayverdi isminden haberdar oldum ve Yusufçuk kitabından parça parça okumalar yaptık. Öncesinde fantastik edebiyattan Ursula K. Le Guin'in Yerdeniz Büyücüsü kitabını dijital ortamda okudum. Sonbahar ayı itibariyle ise eğitim alanında yayınlanmış makaleleri okumaktayım. 2020 yılında niyetlendiğim ama hala bir niyet olarak içimde taşıdığım modern dünya klasiklerini okuma düşüncesini 2022 yılına devrediyorum.

Daha önceki yıllarda blogumda bir kaç tane küçürek öykü yayınlamıştım. Bu yıl küçürek öykünün dışına çıkıp bir kaç sayfayı aşmayan yeni öykü çalışmalarım oldu. Sizlerden olumlu geri dönüşler almış olmak beni bu alanda daha fazla isteklendirdi. Gelecek yıl öykü dalında yeni çalışmalarımı sizlere sunmak istiyorum. 

2021'de Mesleki Çalışmalarım 

Bu yıl benim için gerçekten yorucuydu. Eylül ayına kadar çok uzak bir yerde çalışıyordum. Hergün iki yüz kilometre yol katetmek beni yıprattı. Fakat Eylül ayı ile evimize daha yakın bir yere tayin edildim. Ardından eşimin destekleriyle ve isteklendirmesiyle meslek kolumla ilgili yüksek lisans programına başvurdum. Eğitim Yönetimi alanına kabul edildim. Kısa bir süreliğine azalan yoğunluğum böylece yeniden artmış oldu.

2021'de İzlediğim Filmler ve Diziler 

2020'nin sonlarında Acı Hayat dizisini eşimle bitirmiştik. 2021'e ise Netflix üyeliği satın alarak  başladık. Bu platformda birçok filmi ve diziyi izledik. Bir Başkadır, Fatma, Atiye, Lupin aklımızda kalan ve beğendiğimiz diziler arasında. Filmler ise Rüzgarı Dizginleyen Çocuk, Görülmüştür, Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü, Kağıttan Hayatlar, Şuursuz Aşk, Kızıl Gökler, The Swarm filmleri beğendiğimiz filmlerdendi. Bu yıl eski dizilerden Suskunlar dizisini yeniden izledik. Ha, bir de unutmadan Şahsiyet dizisini de çok beğenmiştik. Çok uzun zaman sonra eşim ile ilk defa geçen hafta sinemaya gittik. The Eternals isimli bir filmdi. Filmin eleştirdiğimiz bölümleri de vardı. Ama genel olarak kendi dalında başarılı bir film olmuş.

***

Eskiden takip ettiğim bloglar vardı. Fakat Twitter, Instagram gibi sosyal medya platformlarının da etkisiyle artık blog yazarlarının bir bölümü blogları için içerik oluşturmamaya başladı. Fakat bugüne baktığım da blog yazarlığı konusunda yeniden bir ivmelenme olduğunu görüyorum. Bence blog yazan insanlar yazılarına okurları tarafından dönütler aldığı zaman bu konuda daha çok motivasyon kazanıyor. Ben de 2021 yılında bloguma daha fazla vakit ayırdım. Çünkü burasını ve buraya ait diğer alanları daha içimden, daha kendimden hissediyorum.

Bu arada TRT Arşiv'de de yayınlanan bir mini dizimizden söz etmek istiyorum. Faik Baysal aynı isimli oyunundan mülhem çekilen Kavanozdaki Adam dizisi... Ahmet Mekin'in, Nevra Serezli'nin, Metin Serezli'nin ve Efgan Efekan'ın başrollerinde oynadığı bu dizi ilk Türk bilim kurgu dizisi olma özelliği taşıyor. Yakın zamanda film üzerine aldığım notları sizinle paylaşmak istiyorum.

4 yorum:

  1. hoş esintilerle okudum, teşekkür ederim. Yolunuz açık olsun.

    YanıtlaSil
  2. Bloglar eskisi kadar popüler değil ama ben en çok blog dünyasını seviyorum. Burada yazmak ve yazılanları okumak ayrı keyif veriyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Blogların popülerliğini yitirmesinde Twitter gibi sosyal medya platformalarının etkisi çok büyük. Hızlı bir tüketim çağının içinde insanlar uzun yazıları okuyup/yazmak çok da istemiyorlar. Fakat blog yazarlığının yeri ayrı.

      Sil