3 Mart 2016 Perşembe

Aşkar'ın Şairlerinden Sahih ve Sahici Kitaplar


Türkçe vatanımız, Aşkar evimiz!


"Eve dön, şarkıya dön, kalbine dön!" diyerek bizlere seslenen Aşkar Dergisi 37. sayısını çıkardı. Kargoların büyük bir bölümü de yola çıktı. Yakın zamanda Aşkar'ın yolunu gözleyenler inşallah Aşkar'ın bu sayısına kavuşacak. Aşkar'da 2015 yılı hayli hareketliydi. Aşkar'daki bu hareketlilik 2016 yılı için gelişmelerin habercisi oldu bir bakıma. Aşkar'ın şairleri Mustafa Melih Erdoğan, İrfan Dağ, Aziz Mahmut Öncel, Özgür Ballı çıkardığı şiir kitapları ile dört koldan biz buradayız dediler.


Allah hayırlı uğurlu etsin diyorum. Aşkar ile ilgili gelişmeleri bu Twitter adresinden takip edebilir, abonelik hakkında şu adresten bilgi alabilirsiniz.


Hangi Anahtar, Mustafa Melih Erdoğan


Melih Abi, Perihan Altındağ Sözeri'nin yorumladığı Her Mevsim İçimden Gelir Geçersin isimli şarkı sana gelsin.

Hangi Anahtar, şairin ilk şiir kitabı. Ebabil Yayınlarından çıktı. Bu kitapla şairin, modern Türk şiirinin birikimini bünyesinde başarıyla hazmettiği görülüyor. Şair, kendisinden önceki şiirle irtibatını atıflar ve şairlerle diyalog kurma yoluyla sağlamıyor. Özellikle son dönemde, İkinci Yeni'yi bir mazmunlar ve atıflar deposuna çevirme hatasına düşmekten kendini koruyan şair, kendi dünyasını beraber yaşadığı insanların dünyasıyla bitiştirme konusunda başarı sağlıyor. Bir içdeniz olarak açılan şiirler, gündelik hayatın unsurlarını malzemeleştirmeden onun ruhuna erişmede özel bir yere sahip. "ezilmişim terlik altlarında" mısraın kurulurken gündelik gerçeklik, hayatın bütününe dair yaşanan durumu örselemeden şiirin sınırları içinde yerini alabiliyor.


Paslı Çiçek, İrfan Dağ

İrfan Abi, Orhan Gencebay'dan Akşam Güneşi isimli şarkı sana gelsin.


Şair İrfan Dağ, “Paslı Çiçek” isimli ilk şiir kitabıyla 2010’ların başından itibaren ortaya koyduğu şiiri tebyiz ediyor. Bugünün Türkiye’sinde kendi varlığını konumlandırma gayreti, şahsiyetini ve tavrını tebarüz ettirip başta devlet olmak üzere çarptığı/çarpıştığı her şeye karşı mevzisini Türkçenin, şiirin göbeğine kuruyor. “Paslı Çiçek”teki şiir, Türk insanının aktüel endişeleri için kahırlı ama yeise düşmeyen bir dille, ahlakî ton tutturma gayretinde. Şiirlerin ithafları, göndermeleri, mısralarının uzunluğu, diyaloga girme çabaları şairin muhatap bulma çabalarının biçimsel, teknik ifadeleri olarak beliriyor. “Paslı Çiçek”te soluk alıp veren insanın dikkati, sosyal hayatın içerisinde tezahür eden problemlerin devlet, gündelik hayat, teknoloji ve modern şehirlerdeki görünümlerine yöneliyor. Bu şiirler, oldukça şahsî bir yerden kalkarak dilin klişelerini, kalıplarının ötesinde bir yerde yani şiire mahsus sahada buluşmayı öneriyor ve iki insan arasında kurulabilecek rabıtanın imkânını arıyor.



Pasaportsuz Türk, Aziz Mahmut Öncel

Aziz Abi, Zara'nın yorumladığı Değme Felek isimli türkü sana gelsin.


"Pasaportsuz Türk" kitabı Aziz Mahmut Öncel'in ilk şiir kitabı. Bilhassa iki binli yıllarla birlikte Türk şiirinde uğultuya dönüşen huzursuz, depresif, konuşkan, geveze sesin çok uzağında gümrah, mütevekkil, kişisel ve toplumsal endişelerin dua diliyle sükûn bulduğu daha uzun soluklu şiirlere gebe olan bir seyri takip ediyor kitaptaki şiirler. "Pasaportsuz Türk" kitabının gerilim noktasını, şairin yakaladığı ses tonuyla Türk şiirinin arayışları arasındaki intıbakı temin etmek oluşturuyor. Aziz Mahmut Öncel, şiirini kurarken dış dünyaya yönelen mısralarını duayla ve iç dünyaya yönelen mısralarını tövbeyle düzene sokuyor. Kitap, şairin hayat, ölüm, nefs, dünya, kadın, siyaset, Türkiye gibi anahtar kelimeler etrafında toplanan meselelerini Türk şiirinin sinir uçlarına oturtan bir serüveni başlatıyor.


Ben Seni Sonra Ararım, Özgür Ballı

Özgür Abi, seninle tanışmak isterdim. İnşallah bir gün tanışırız. Müslüm Gürses'ten Esrarlı Gözler de sana gelsin.


Özgür Ballı, ilk şiirlerinden itibaren sosyal çevreye hatıralar üzerinden ulaşan; kişisel deneyimlerini, acılarını ve umutlarını sosyal duyarlılıklarıyla bütünleştiren bir anlatım kuruyor. Garip'ten İkinci Yeni'ye Cemal Süreya üzerinden aktarılan mizâh; daha sonra zekâ şovuna, oyunculuğa, salt ironiye, konuşkanlığa ve geveziliğe dönüşürek Türk Şiirinde etkisini kaybetmesine rağmen Özgür Ballı şiiriyle çığırtkanlığa dönüşmeden sosyal ve siyasal meselelerde insanî bir tavır alma imkânına yeniden dönüşüyor. İlk kitabı "İronika" ile kurduğu yapının sağlamlığını, "Ben Seni Sonra Ararım" isimli bu ikinci kitabıyla teyit ediyor. İkinci Yeni'ye yapılan atıflar, şairin kendi şiirine telmihleri, dil üzerindeki biçimsel oynamalar okuyucuyu dikkat kesilmeye ve şairin evreninde kalmaya mecbur bırakıyor. "Ben Seni Sonra Ararım" şiirleri gönlünüzü cilalamak, aklınıza mukayyet olmak için her zaman müracaat edeceğiniz bir esenlik sunuyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder