15 Nisan 2015 Çarşamba

Karanfil Kokan Hint Filmleri


Merhabalar olsun. Şu sıralar biraz yoğun geçiyor günlerim. Dergi ve fanzin koşuşturması beni biraz yordu. Ama şikayetçi değilim. Bu yorgunluk hoşuma gidiyor. Sanırım bir süre bu koşuşturmaya ara verip önceliklerime dönmem gerekiyor. Her neyse. Bu yoğunluk arasında ne vakittir yazmayı düşündüğüm şeyler aklıma geldi. Hint sinemasından bahsedeceğim. Benim Hint sineması ile tanışmam bir kaç sene önce Shahrukh Khan filmleri ile oldu. Ubeydullah, o dönemleri iyi bilir. Daha önce Hint sinemasından elbette haberdardım. Ama abidik gubidik kanallarda abidik gubidik Hint filmlerinden fazlası değildi bu haberdarlık. Oysa öyle olmadığını anladım. Sonra Aamir Khan isimli bir diğer Khan'a denk geldim. Onun filmleri de hoşuma gitti. Ama Shahrukh Khan kadar değil. Sonra Selman Khan'ı gördüm listede. Ama onun tarzını beğenmedim. Oyunculuğuna bir şey demiyorum. Sadece aksiyon filmleri, vurdulu kırdılı macera filmlerini sevmiyorum ben. Fazla uzatmadan bende yeri ayrı olan ve izlemekten sıkılmadığım Hint filmlerini beğeni sırama göre sizlerle paylaşmak istiyorum. Biraz da yorumlarımı...

Fragmanı izlemek için tıklayın.
Veer Zaara

Yash Chopra'nın yönettiği ve başrollerini Shahrukh Khan - Preity Zinta çiftinin paylaştığı dünya sinemasının en iyi aşk filmi. Çoğu kişiye aşk filmleri sıkıcı gelmiştir ya da böyle bir algı var. Bu film o algıyı kırıyor. Bildiğiniz üzere Hint sinemasında ortalama bir film üç saat civarında. Bunun en az 40 dakikasında eğlenceli dans gösterileri ve hareketli Hintçe şarkılar var. Benim en çok beğendiğim şarkı ise hareketli bir şarkı değil. Filmin sonlarına doğru "o an" olunca başlayan Tere Liye şarkısı. Türkçe karşılığı "Senin İçin" demek. Birbirlerine, birbirinden habersiz olarak 22 yılını feda eden iki aşığın kalplerini bize sunuyor. Ben, Nun Edebiyat Dergisi'nin 13. sayısında "Peki neden o bana benziyor?" isimli yazımda bu filmi tanıtmıştım. Aynı şeyleri burada yinelemek istemiyorum. Okumak isterseniz buyrun.

Fragmanı izlemek için tıklayın.
Dilwale Dulhania Le Jayenge

Cesur Yürek Gelini Alır. Filmin Türkçe ismi bu şekildeymiş. Efsane bir film. Geçtiğimiz yıl 1000. haftasının kutlaması yapıldı ve Shahrukh Khan - Kajol rüya çiftini yeniden bir araya getirdi. 1000 hafta boyunca aralıksız gösterimde kalan ve bu alanda rekoru elinde bulunduran bir yapım. Öyle ki bu filmde "Tujhe Dekha To Yeh Jana Sanam" şarkısı Hindistan milli marşından daha çok seviliyor ve bu şarkıyı ezbere bilmeyene hoş gözle bakılmıyor. Film hakkında biraz bahsetmek istiyorum. Esas oğlanın adı Raj. Haytanın biri. Ailesi Londra'nın zengin Hindu ailelerinden birisi ve özgür düşünceli yapıları var. Hint kültüründen biraz uzaklaşmışlar. Esas kızımız ise Simran. Simran'nın ailesi ise orta sınıf bir aile. Hint geleneklerine hayli bağlılar. Tabi babalarının zoruyla bu bağlılık. Çünkü Simran'ın babası otoriter. Raj ve Simran birbirlerinden habersiz. Simran beyaz atlı prensini bekleyen bir kız. Anlayın işte. Peki onları kader nasıl bir araya getiriyor. Söylemeyeceğim. İzleyin.

Fragmanı izlemek için tıklayın.
Rab Ne Bana Di Jodi

Bu Çifti Allah Birleştirdi. Filmin Türkçe adı böyleymiş. Shahrukh Khan - Anushka Sharma çifti başrolleri paylaşıyor. Shahrukh Khan bu filmde oyunculuğunu konuşturmuş desem yeridir. İki karakteri birden canlandırıyor. Ama ikisi de kendisi. Biraz karışık bir izah yaptım sanırım. Adam psikolojik rahatsızlardan değil. Sadece aşık. Bilirsiniz, aşık adamlar mantıklı şeyler yapmaz. Bu filmde de öyle. Düşünün ki, birinin düğününe gidiyorsunuz. Gelinin babası sizi çok seviyor. Oğlu gibi seviyor. Gelini ilk defa düğünde görüyorsunuz. Ve gördüğünüz anda aşık oluyorsunuz. Ne var ki gelin bir başkası ile evleniyor. Peşinden düğün alanına bir haber geliyor. Damadın konvoyu kaza yaptı. Kurtulan yok. Gelinin babası bu olay karşısında kalbine yenik düşüyor ve ölüm döşeğinde kızını sizinle evlendiriyor. Ama kız size aşık değil. Tamam daha fazla anlatmıyorum.

Fragmanı izlemek için tıklayın.
My Name is Khan

Benim adım Khan ve ben bir terörist değilim. Efsane replik. Bu filmin çekirdeği bu cümlede saklı işte. Mutlaka izlemişsinizdir. TRT kanalı da filmi iki kez yayınladı yazık ki Türkçe dublaj olarak. Kötü bir dublaj yapmışlar. Size tavsiyem henüz izlemediyseniz orjinal diliyle izleyin. Filmden kısa söz etmek isterim. Amerika'da özellikle 11 Eylül olaylarından sonra artan İslam korkusunu konu ediniyor ve Müslümanlara karşı yapılan negatif ayrımcılığı anlatırken gönüllerimizi yumuşatan bir aşk hikayesine de şahit oluyoruz.

Fragmanı izlemek için tıklayınız.
Devdas

Hint sinemasının en büyük bütçeli filmi olma özelliğine sahip. Kainat güzellik yarışmasında Hindistan'a birinciliği kazandıran Aishwarya Rai esas kızımız. Esas oğlan ise bu film ile King of Romance lakabını perçinleyen Shahrukh Khan. Acıklı bir aşk hikayesini anlatıyor. Bu filmi sevdim gerçekten, daha üst sıralara da yerleştirebilirdim. Ama bu filmde Devdas'a gıcık oldum. Nedenini filmi izlediğiniz zaman anlayacaksınız. Ulan aşık adam gider mi?

Fragmanı izlemek için tıklayınız.
Faana

Aamir Khan ve Kajol başrolde. Filmi oldukça duygusal buldum. Bunda esas kızımızın gözlerinin görmüyor olması da var. Bu filmi izlediğim zaman aklıma şey geldi. Selvi Boylum Al Yazmalım filmi. Ne alaka dediğinizi duyar gibiyim. Durun izah edeyim. Selvi Boylum Al Yazmalım filminde İlyas, yıllar sonra tesadüfen Asya ile karşılaşıyordu. Bu filmde de Aamir yıllar sonra tesadüfen Kajol ile karşılaşıyor. Bu şekilde bir bağlantı kurdum. Ama bizim filmimiz daha güzel. Türkan Şoray bir başkadır.

Fragmanı izlemek için tıklayın.
Barfi!

Elma şekeri tadında bir film olmuş. Charlie Chaplin'in Amelie'sine benziyor gibi. Gerçekten çok sevdim. Ranbir Kapoor bütün filmi sırtlamış. Bir de o kıvırcık saçlı kız. Aslına bakarsan iki tane esas kız var. Birisi aşkı hak ediyor ama diğeri aşkı hak etmiyor. Aşkı hak etmeyen kız ortada öylece kalıyor ve yüzümüzde tebessüm ifadeleri beliriyor. Böyle filmleri bu yüzden seviyorum. Bir de Ranbir Kapoor'un oyunculuğu mükemmel. Konuşamayan bir adam ancak bu kadar oynanabilirdi.

Fragmanı izlemek için tıklayınız.
Kuch Kuch Hota Hai

Bu film niye sonlara düştü? Çünkü esas kızımız erkeksi bir karakterde gözüme sokulmaya çalışıyor. Bu arada yine iki tane esas kız ve bir adet esas oğlan var. Shahrukh Khan ve Kajol. Diğer kadının adını hatırlayamadım şimdi. Her neyse, filmde hüzün var, bir adet küçük kız çocuğu var, ölen bir anne ve kızına bıraktığı mektuplarla ortaya çıkan acıklı bir hikaye var. Her şeye rağmen sevdim.

Evet... Sanırım bu kadar gevezelik yeter. Daha bir kaç tane film var arşivimde kıymetli yere sahip olan. Fakat şimdi acıktım. Yazıyı burada sonlandırıyorum. Hint sineması ile henüz tanışmamışsanız bu liste başlamanızı öneririm size. Shahrukh Khan filmleri ağırlıkta değil mi? Nedeni ise şu, ben romantik - duygusal filmleri seviyorum. Ama öyle her romantik filmi izlemem. Filme konu olan aşk hikayesinin efsane bir tarafı olması gerekir. Amerikan filmlerindeki gibi bir duygusallıktan bahsetmiyorum. Her neyse, Sivas soğuk bugün.

2 yorum:

  1. Yıllardır hiç bıkmadan usanmadan takip ederim sizi. Şuana kadar yorum atmadım ama bir kez dahi olsa emeğinize sağlık demek istiyorum.
    Sanki herkesin yakınında ama keşfedilmemiş bir cevher gibi blogunuz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel düşünceleriniz için çok teşekkür ediyorum. İsimlerini bilmesem de okurlarım çok kıymetlidir benim için.

      Sil