Aşkar Dergisi’nin 46. Sayısı çıktı. İlk sayısından bugüne değin 12 yılı geride bırakan Aşkar, 46. Sayısında “İtibar olmazmış yüze gülene / Canım kurban olsun kadir bilene / Kefen yetişmezmiş garip ölene / Belki yârin çevresine saralar” mısralarıyla okurunu karşılamakta.
Bu sayıda İdris Ekinci, Hüseyin Karacalar, Özgür Ballı, İrfan Dağ, Aziz Mahmut Öncel, Hikmet Çamcı, Çağrı Subaşı, Yasin Fişne, Ali Yılmaz, Merve Parlak, Yavuz Altınışık, Yunus Emre Altuntaş, Burak Çelik, Mehmet Biter, Ahmet Eme…
Nisan 28, 2018
Vida
varılacak yer yok bu dünyada
yok ne yaptıysam yanlış, neye koştuysam yalan
kesip biçtiğim kumaş oturmuyor üzerime
içimi soğutmuyor dökündüğüm su, gördüğüm yüz, aldığım merhaba
yağmur aynı yere çiseliyor hep, rüzgar aynı yeri kurcalıyor yüzümde
yüzüm, itimat vermiyor çek senet tüccarlarına.
onu aynalardan, onu derin kışlardan, gecekondulardan geçiriyorum
pusulalardan, sandıklardan, şam’dan ve bağdat’tan.
utancımı koynuma alıyorum, koynumda genişleyen bir kış
içimi bekle, esirge, utancıma temiz ö…
Haziran 08, 2017
Cana Değen Yumruk: Hangi Anahtar
Gabriel Garcia Marquez, Vivir Para Contarla isimli kitabında "Hayat insanın yaşadığı değildir; aslolan, hatırladığı ve anlatmak için nasıl hatırladığıdır." der. İnsan neyi kaybettiğini hatırlamak ve hatırladığını anlamak, anlatmak için yaşar. Yaşamın, yaşıyor olmanın bu gayesi düşünmek ve düşünüleni dil ile izah etmek ile mümkün olmaktadır. Dilin talim ve terbiye müesseselerinin başında ise şiir gelir. Şiir, arayan, bulan, hatırlatan ve oluş-buluş deveranında mutlak olana uzanmaya çal…
Mayıs 04, 2017
Kırılsın Arada Ne Varsa
kan aktığında, atlar çatladığında bu sonsuz koşuda
artık ipek bir uzaklıktır dün sığınağı.
bir kışın lapa lapa dökülmesidir üzerime, tedbirsiz bir acıdır tenimde gezinen anı
koynumdaki karaltıdır o, beni sarhoşlayan uygunsuz sokaklardan yollardan geçiren
avuçlarındaki şeffaflıktır, kâfi gelir akıp gideni durdurmaya.
gün akşam, kahır göğsüme yaslanır durur
akşam ki iki defa gurbet, bıçaktır gün
iyi bilensin bu bıçak, sıyırsın parmaklarımdan saçlarını
içime eri, damarlanan gençliğime hıncıma sen …
Şubat 28, 2017
Burası Bir Adam*
Merhabalar olsun. Buraya uzun zamandır yazamıyorum. Bugün bir şeyler karalamaya karar verdim. Büyük ihtimalle sizlere bahsetmedim. Hayatımda birtakım değişiklikler oldu. Artık Sivas'ta yaşamıyorum. Vazifem gereği başka bir şehre taşındım. Yaklaşık altı ay oldu. Her neyse, yeni bir düzen, yeni bir şehir derken zaman geldi geçti. Başlarda uyum problemi yaşasam da şimdilik bir sıkıntı yaşamıyorum.
Şehirden ve şehrin insanından uzağım. Günlerim hemen hemen birbirinin aynısı. Ev ve iş arasında …
Ocak 31, 2017
Karanfil Fanzin #22: Ne Bu Deveyi Güdeceğiz, Ne Bu Diyardan Gideceğiz!
Karanfil Fanzin'in 22. sayısı çıktı. Sınırı 22. kez geçiyor, sesimizi 22. kez yükseltiyor, o duvarın karşısında 22. kez yumruğumuzu sıkıyor ve yarım bıraktığımız şarkıya 22. kez dönüyoruz. "Yani hiçbir şey yerinde değil pek." ön mısrasıyla başladığımız bu sayının manşetinde "NE BU DEVEYİ GÜDECEĞİZ, NE BU DİYARDAN GİDECEĞİZ!" diyerek hâlâ burada olduğumuzu ilan ve ihtara ediyoruz. Edip Cansever'in Salıncak isimli şiirinden yaptığımız iktibas ile duymak istemediğiniz …
Aralık 28, 2016
Kırık Yaz
belki demek cevap mıydı bütün bunlara, belki
insan karşılığını bulsun diye bu olanlar.
bana ne başkalarından, vurulan kazmalardan, açılan mezarlardan
bana ne, neyime gerek diyerek başladı başkalık
bana neydi komşunun evindeki yangından, yılandan
yılan kimseye dokunmamıştı, kimse de yılana ve böylece büyüdü soğukluk.
insan büyüyen bir soğukluktu bu yangın yerinde
yabancılıktı evlerin birbirine karşılığı, aralamadı perdesini kimse kimseye
yaşamak zannetti insan, yemek yedi, su içti, biraz uyudu, …
Bu kayıt, ... tarihinde Eyüp Aktuğ tarafından maziye bırakılmıştır.
Mütemmim Yazılar
❦