Aşkar Dergisi'nin 46. Sayısı Çıktı

Aşkar Dergisi’nin 46. Sayısı çıktı. İlk sayısından bugüne değin 12 yılı geride bırakan Aşkar, 46. Sayısında “İtibar olmazmış yüze gülene / Canım kurban olsun kadir bilene / Kefen yetişmezmiş garip ölene / Belki yârin çevresine saralar” mısralarıyla okurunu karşılamakta. Bu sayıda İdris Ekinci, Hüseyin Karacalar, Özgür Ballı, İrfan Dağ, Aziz Mahmut Öncel, Hikmet Çamcı, Çağrı Subaşı, Yasin Fişne, Ali Yılmaz, Merve Parlak, Yavuz Altınışık, Yunus Emre Altuntaş, Burak Çelik, Mehmet Biter, Ahmet Eme…

Vida

varılacak yer yok bu dünyada yok ne yaptıysam yanlış, neye koştuysam yalan kesip biçtiğim kumaş oturmuyor üzerime içimi soğutmuyor dökündüğüm su, gördüğüm yüz, aldığım merhaba yağmur aynı yere çiseliyor hep, rüzgar aynı yeri kurcalıyor yüzümde yüzüm, itimat vermiyor çek senet tüccarlarına. onu aynalardan, onu derin kışlardan, gecekondulardan geçiriyorum pusulalardan, sandıklardan, şam’dan ve bağdat’tan. utancımı koynuma alıyorum, koynumda genişleyen bir kış içimi bekle, esirge, utancıma temiz ö…

Cana Değen Yumruk: Hangi Anahtar

Gabriel Garcia Marquez, Vivir Para Contarla isimli kitabında "Hayat insanın yaşadığı değildir; aslolan, hatırladığı ve anlatmak için nasıl hatırladığıdır." der. İnsan neyi kaybettiğini hatırlamak ve hatırladığını anlamak, anlatmak için yaşar. Yaşamın, yaşıyor olmanın bu gayesi düşünmek ve düşünüleni dil ile izah etmek ile mümkün olmaktadır. Dilin talim ve terbiye müesseselerinin başında ise şiir gelir. Şiir, arayan, bulan, hatırlatan ve oluş-buluş deveranında mutlak olana uzanmaya çal…

Kırılsın Arada Ne Varsa

kan aktığında, atlar çatladığında bu sonsuz koşuda artık ipek bir uzaklıktır dün sığınağı. bir kışın lapa lapa dökülmesidir üzerime, tedbirsiz bir acıdır tenimde gezinen anı koynumdaki karaltıdır o, beni sarhoşlayan uygunsuz sokaklardan yollardan geçiren avuçlarındaki şeffaflıktır, kâfi gelir akıp gideni durdurmaya. gün akşam, kahır göğsüme yaslanır durur akşam ki iki defa gurbet, bıçaktır gün iyi bilensin bu bıçak, sıyırsın parmaklarımdan saçlarını içime eri, damarlanan gençliğime hıncıma sen …

Burası Bir Adam*

Merhabalar olsun. Buraya uzun zamandır yazamıyorum. Bugün bir şeyler karalamaya karar verdim. Büyük ihtimalle sizlere bahsetmedim. Hayatımda birtakım değişiklikler oldu. Artık Sivas'ta yaşamıyorum. Vazifem gereği başka bir şehre taşındım. Yaklaşık altı ay oldu. Her neyse, yeni bir düzen, yeni bir şehir derken zaman geldi geçti. Başlarda uyum problemi yaşasam da şimdilik bir sıkıntı yaşamıyorum. Şehirden ve şehrin insanından uzağım. Günlerim hemen hemen birbirinin aynısı. Ev ve iş arasında …

Karanfil Fanzin #22: Ne Bu Deveyi Güdeceğiz, Ne Bu Diyardan Gideceğiz!

Karanfil Fanzin'in 22. sayısı çıktı. Sınırı 22. kez geçiyor, sesimizi 22. kez yükseltiyor, o duvarın karşısında 22. kez yumruğumuzu sıkıyor ve yarım bıraktığımız şarkıya 22. kez dönüyoruz. "Yani hiçbir şey yerinde değil pek." ön mısrasıyla başladığımız bu sayının manşetinde "NE BU DEVEYİ GÜDECEĞİZ, NE BU DİYARDAN GİDECEĞİZ!" diyerek hâlâ burada olduğumuzu ilan ve ihtara ediyoruz. Edip Cansever'in Salıncak isimli şiirinden yaptığımız iktibas ile duymak istemediğiniz …

Kırık Yaz

belki demek cevap mıydı bütün bunlara, belki insan karşılığını bulsun diye bu olanlar. bana ne başkalarından, vurulan kazmalardan, açılan mezarlardan bana ne, neyime gerek diyerek başladı başkalık bana neydi komşunun evindeki yangından, yılandan yılan kimseye dokunmamıştı, kimse de yılana ve böylece büyüdü soğukluk. insan büyüyen bir soğukluktu bu yangın yerinde yabancılıktı evlerin birbirine karşılığı, aralamadı perdesini kimse kimseye yaşamak zannetti insan, yemek yedi, su içti, biraz uyudu, …