Serazat Edebiyat'ın 5. Sayısından Mısra Seçkisi

kanımı silen güneşleri öptüğüm gün elinde dürbün yeşil ekin dürbünleri suyunu da emerek bakmayı seçtim uzaktan çapraşan görüntüme Osman Hasdemir, Kendine Bakmak  tüm kavgası kendiyledir düşsel bir yorgunlukla verir savaşını ölür, öldürür, gırtlaklara yumruklar indirir sıktıkça dişlerini haytaca bir sevinç dolar yanak kaslarına berhevâ geçmişinde bir iz arar Mahmud Musab Önder, Mâfevk, Adam, Kavga, Kadın Eski bir günah bu taşıdığımız şeyler Ayıpsız amasız fakat gözlerden uzaktayız Son kez gülümsüyorsun hafızam…

Serazat Edebiyat'ın 3. Sayısından Mısra Seçkisi

Bakarsın diye Binlerce dikenleri göğsüme batırdım Gülle donattım çehremi ve her sabah Yeniden Bir damlaya kanarken Sana yıkandım Ahmet Alataş, San'a Göç Çünkü kalbim gebe bırakır kelimelerimi Onlar ki soğumazlar Heybemde kendi ateşimi taşıyorum Mücahit Mehmet Musuloğlu, Çamurlandıysam Elbet Yıkanmışımdır -biz yüzyıllarca ölü ölünce artık uzamayan tırnaklarımız sakallarımız son bir fotoğrafıdır dönüşüp durduğumuz şeylerin Osman Hasdemir, Devam Eden Son

Serazat Edebiyat'ın 2. Sayısından Mısra Seçkisi

kaygılar çağrılmadan yaprak sırtlarına yaşamın tarif edilmiş yolları ve bilinçsiz ışıklarından uçlanıyor tanıklığa Osman Hasdemir, /weather rain Cumartesi akşamları geceyi tütün çarşaflarına sarıp Dikenli teller arasında kanayan Bir savaş atı gibi soluduğumuz dostlarımla Sonra üfürdüğümüz yelkenleri şişiren ıslak rüzgârlar gibi ... Borazanlar ötüyor durmadan yeraltı duraklarında Nöbet hiç bitmiyor anlayacağın Kışı ve baharı o yakıcı sanrılarla geçiriyoruz balkonlarda Mücahit Mehmet Musuloğlu, Tatar Çölü elek…

Serazat Edebiyat'ın 1. Sayısından Mısra Seçkisi

deniz ağaçları bilinselerdi evlerde balkonlarda pencere kenarlarında akvaryumla birlikte neleri anımsatır onlara bir mezar daha ne ister denizden bir hayat kadar ölü kalınsa yeter Osman Hasdemir, Çekilirken Ağaç köklerine yaydığım yumuşak otların Savaş artığı uykularına uzanırken Başımı siyaha yani Aşkımın dizlerine koyar gibi yaslarım Mücahit Mehmet Musuloğlu, Sarı Humma Uyandığımda üşüyorum yüzüm boş meydan Dünyada senden uzak olmak da varmış Nefesinin sonu şiirdir, peşine düşsem Bir şiirin içinde yaşarsın…