Aşkar Dergisi'nin 70. Sayısından Mısra Seçkisi

Kapının kapı olduğu çürüyüşünden bilindi Unuttu herkes unutuşun bin bir haliyle Kursaktaki son heves de gizlendi Adımızı bir duvara verdiler; bu duvar Kerpicin bereketiyle dikildi, sıvasız Ardından mermilerin adı namluya verildi Taşa verildi sonra adlar, bedenler toprağa Sonra hiçbir şey olmamış gibi devam edildi Murat Özel, Son Akşam Yemeği Duvar diplerinde. Köşelerde. Bistrolarda konuşuyor insanlar. Ay ışığında. Kemiklerinden sıyırıyorlar. Çürümüş et kalıntılarını. Kardeşlerinin. Korkunç. Gövdesiz ağr…

Aşkar Dergisi’nin 62. Sayısından Mısra Seçkisi

Yeni bir oturum açtım nehirde iki defa Temiz bir sayfaya inanmayı ne çok istedim .... Bir yaz günüydü hani kokulardan bir hatıra ... Geçmişin kokusunu derinden soludum da Nefesimin yetmediğini bir türlü öğretemedim Yaşamak dediğiniz uzun bir gelecekti hani İnkisar, Hüseyin Karacalar karanfil sokak karanfil kokmuyor ve menekşe sokak menekşe bu iklimlere bir şey oldu dostun önünde buluşmuyor mu kimse ... işte buralarından geçtim ben şehrin çiçek adlarını sonra işte sen geldin. ... ankara her dönemin gençliği bak…

Aşkar Dergisi'nin 58. Sayısından Mısra Seçkisi

...  Zor değil kandırmak beni Her ince tebessüm cem-i dünyada kanmaya değer Başlatılmaya gelemem başlarım her nasılsa ... Bizim mahalledeki caminin cemaati yok ODTÜ'de ilahiyat olsa da olur olmasa da Parodika, İdris Ekinci Hangi oyuncağı bozdum Allah'ım Hangi çiçeği kanarca sevmedim Hangi çocukta sırlandi ki ahım Ağız tadıyla diş çürütemedim Hiç Komik Mi, Mustafa Melih Erdoğan