Aşkar Dergisi'nin 71. Sayısından Mısra Seçkisi

beni yendiniz ama size diz çökmedim beni yendiniz ve dizlerimden aşağısı dünya savaşlardan dönmektedir yorgun dünya güzdür uzakta yaz neşesi Özgür Ballı, Güz Dünya Bir Yahudisin şimdi gün be gün büyüyen Ama her yahudi gibi kaçmaktasın kendinden Her yok ettiğini durmadan kendine dönüştürerek Vardın bu kanlı tahta sen Faysal Soysal, Filistinli Olmamak ya da Of Not Being A Jew'e Bir Nazire aslımı bulmak içindir çektiğim bunca yol bu vazgeçilmez zikrim sulandı tüm gövdemde bana bakan kimi gördü merak ederi…

Aşkar Dergisi'nin 69. Sayısından Mısra Seçkisi

İşte böyle zemini sıvılaşan insanları Çıkaramazsınız kalp katına Cümle ölümler kendi fikirlerine Birer süs gibi yer bulurlar Ah! Zemini sıvılaşan insanlar… Aziz Mahmut Öncel, Tahkimat Dargın ve sürgün Kanserli ve mecaz Göğsümde, ta şuramda işte Göstermeden de sen bilirsin Onlar bulamadılar Murat Özel, Hicaz Münacaat

Aşkar Dergisi'nin 67. Sayısından Mısra Seçkisi

İmdi aziz  Ekmek suya düşmüş ve kumlara belenmişken  Onu yutmadan nasıl temizleyebiliriz  Bütün bu olanlara bir sözümüz varken mi geldik  Eğer zehri ve şifayı ayırabilsek  İyi bir mantartopları olabilirdik   Mustafa Melih Erdoğan, Ummamayı Um Umma oyun kötü olsa da hep ayakta alkışlıyorlar  aman başımızdan eksik etmesin allah  adamını buldun mu yaşamak ne kolay  sadece adını soruyorlar mülakatlarda Özgür Ballı, Sekans Zordur ortancalar, aşk zor  Yaşamak ondan da zor  Dünya varmış, dünya yokmuş  Dünyanın bin b…

Aşkar Dergisi'nin 66. Sayısından Mısra Seçkisi

acımız büyük -acımız diye bir şey yok- sevincimiz kısa o kesin işte dertlerimiz dert değilmiş kanayarak öğrendim Özgür Ballı, Geri Döneceğiz Neye karşı kırılırsa direncin bil ki o şeytandır Ne ki direnç verirse sana Haktandır Koy çehreni vazıh tabloya yırtılsın gen haritası Saf olana inanmayan öte taraftandır Çıngar çıkar cazgır ol namerde verme yol Aziz Mahmut Öncel, İyot Ben bir oyun yaptım oyum oyum Oyarak karartarak perdeleri Olmamış bir şiirin içinden oyunla geçtim Şimdi biraz klişe yaşamak istiyorum Üt…

Aşkar Dergisi'nin 65. Sayısından Mısra Seçkisi

Böyle şiir yazılmaz Beni erken uyandır Şiir böyle yazılmaz Boynumda bir ip sesi Böyle şiir yazılmaz Kız değil o bayandır Şiir böyle yazılmaz Tanrıcık şiir ipnesi  Böyle şiir yazılmaz Puşttur o ilk cayandır Şiir böyle yazılmaz Büyüyecek bak abisi İdris Ekinci, Çınlamalar bir kadın üşür, üşüdükçe uğuldar uğuldadıkça yangın büyür bu hep böyle olur bir babanın yüzüne ölüm sinmiştir ve ölüm gelir anne yeniden bir baba doğurur ölen babadan çocuklarına uzun bir ırmağın tam ortasına gömülür bir kuş bir kuşu he…

Durum Raporu /onyedi

Son günlerde yazmak üzerine düşünüyorum. Yazmak eylemi, düşünceleri, fikirleri, duyguları, hayalleri, kısacası kalbimizden ve zihnimizden geçen bir çok şeyi kağıdın üzerine tecessüm ettiren, yansıtan bir eylemdir. Konuşmak gibi yazmak da iletişim araçlarından birisidir. Tıpkı yazmak da okumak gibi vakit isteyen bir durumdur. "İşleyen demir ışıldar." atasözünde olduğu gibi okudukça ve yazdıkça zihnimizden ve kalbimizden kağıda geçmeyi bekleyen her şey daha iyi ve doğru bir şekilde kağı…

Aşkar Dergisi'nin 64. Sayısından Mısra Seçkisi

Bir ispinozun istiğrakı değil sizinki Bir kartala hasret de değilsiniz  Tüyler ve kıllar uyanıklığınız  Paramesyumlar amipler  Ama bir bakın sözlüğe  Ve sonra kitaba baştan başlayın  İstiğraka uğramış olarak Aziz Mahmut Öncel, İstiğrak Bizi buluşturan tanrıya Soğuksun tanrıya    Sun tanrıya  Bir kereviz    Bir bamya…                                         İdris Ekinci, Kararlısız

Aşkar Dergisi'nin 63. Sayısından Mısra Seçkisi

Kapa! İdris Ekinci, Kapalı Şiir Ey kör yol! Ey asla boyun eğmeyen ödev Seni tanımlayacak olan nerededir Senin asil soyunun homurdayan kökleri Bu köklerden türeyişin gürültülü cesareti Nereye basınca tahtaların gıcırdamayacağını bana da öğret Mustafa Melih Erdoğan, Tıkırtı, Cızzz:Ses kötü şeyler olacak kötü şeyler oluyor kötü şeyler oldu saniyelerle değişiyor bakıp geçtiğimiz ne varsa bir yerlerde koşmaya devam eden at başka bir şehirde bilerek ayağını burkuyor Özgür Ballı, Dikkat Kırılır

Aşkar Dergisi’nin 62. Sayısından Mısra Seçkisi

Yeni bir oturum açtım nehirde iki defa Temiz bir sayfaya inanmayı ne çok istedim .... Bir yaz günüydü hani kokulardan bir hatıra ... Geçmişin kokusunu derinden soludum da Nefesimin yetmediğini bir türlü öğretemedim Yaşamak dediğiniz uzun bir gelecekti hani İnkisar, Hüseyin Karacalar karanfil sokak karanfil kokmuyor ve menekşe sokak menekşe bu iklimlere bir şey oldu dostun önünde buluşmuyor mu kimse ... işte buralarından geçtim ben şehrin çiçek adlarını sonra işte sen geldin. ... ankara her dönemin gençliği bak…

Aşkar Dergisi’nin 60. Sayısından Mısra Seçkisi

ben kendime iki adım kala ilk adımı attım babamdan vazgeçtim sonraki kaldı önümde ... olmaz dedim ümit, sana göre değil dokunmayı sevdiğini bilirler dokunduğun yerden vururlar seni Başarısız Taşralı, Ümit Çiçekli çalışanın uyarıları dinlemeden ve kullanması için verilen kişisel koruyucu ekipmanları yok sayarak çalıştığı. olay günü dalgın olduğu. vinçte asılı yük olduğu halde ve şeritlere rağmen vincin yanından geçtiği yirmi bir yaşında olduğu. artık yaşamadığı. hiç yaşamadığı. Kazara, Özgür Ballı