25 Temmuz 2023

, , , , , , , , , , ,

Aşkar Dergisi'nin 67. Sayısından Mısra Seçkisi

İmdi aziz 
Ekmek suya düşmüş ve kumlara belenmişken 
Onu yutmadan nasıl temizleyebiliriz 
Bütün bu olanlara bir sözümüz varken mi geldik 
Eğer zehri ve şifayı ayırabilsek 
İyi bir mantartopları olabilirdik  

Mustafa Melih Erdoğan, Ummamayı Um Umma
oyun kötü olsa da hep ayakta alkışlıyorlar 
aman başımızdan eksik etmesin allah 
adamını buldun mu yaşamak ne kolay 
sadece adını soruyorlar mülakatlarda

Özgür Ballı, Sekans
Zordur ortancalar, aşk zor 
Yaşamak ondan da zor 
Dünya varmış, dünya yokmuş 
Dünyanın bin bir türlü halinin 
Binbir incisi bu muymuş?

Murat Özel, Failed State, Pirus Zaferi ve Bir Ayrılık, Bir Yoksulluk, Bir Ölüm
Ne demeli unutkanlığına ve inşa ettiği her şeyin çökmesine kısa zamanda ve paslanmasına demirinin?
Fikrî ve sınâî mülkiyet
Yahut etiği toprağın 
Masada ne çok iş var 
Dışarısı oldukça kalabalık

Osman Nuri Tolar, Yakın Tarih Kronikleri
Hazırlıksız bir azıktır aç karnına İstanbul 
Yazgısı çalakalem mürekkebi lekesiz, 
Dünden kalma yüzünün çeperleri desensiz.
Eski göklere uçurur tıkırtısını mülteci 

Yavuz Altınışık, İstanbul Ah
yalnız sarhoşlar ve müminler uyanık
demek yola yine ve ancak
bunlarla çıkılacak
demek kadınların çocuk çocukların
oyuncaklarına sarılıp avunmasına
şimdilik bir çare bulunamayacak

Muhammed Sarı, Boş Telgraf
Seninle çıktığım dağları özlüyorum
Dostum! Hazine sandığım çınar ağacım
Sıralı suların sırrını bağrından taşıran
Hadi tekrar çıkalım o güzel an(ı)lara
Çocukluğumuza, ilk gençlik yıllarımıza

Yunus Emre Altuntaş, Sekiz Dağın Türküsü
ardından kapılar kapandı. tahtadan kapılar, döner kapılar, akıllı kapılar. sonra her şey yeniden başladı. kuru, ıslak, soğuk ve sıcak.bu başı, şimdi hangi yastığa koyayım rahat?

Ümit Çiçekli, Sonra
Kimseler uğramadı sen konuşurken 
Konuk oyuncular da uğramadı 
Rüzgar dahi ılıktı kış gününde 
Sigortasız işçilerin kanına ekmek banılırken 
Kimsenin haberi olmadı

Süreyya Altunkara, Tahribat Yapacağı Vehmine Kapılıyorsunuz
Konuşma diline yakınlaştırmam gerekiyor dudaklarını 
Ölüme koşuyorken üstelik en sağlam gövdelimiz 
En yeni seslimiz en hakikimiz 
Avize sallanıyor avize düşüyor avize düştü azize 
Derin bir denize derin derin
 
Ahmet Emerce, Şiirimiz Sallanıyor Avize
Şimdiyse boynumda asılı duran hiçbir şey yok 
Giderken bıraktığı iki emanetten başka 
Yaşamak diyoruz ya hani 
Toprağını avuçlamadan kendinin 
Durduğun yerden bilinecek bir şey değil

Nafiye Yüksel, Yarısı Zehir Yarısı Şifa İnsanın
Şimdi hiçbir kadrana sığmayacak zaman 
Musluk suyuyla büyüyecek çiçekler 
Aklımdan yağmur tutsam tufan 
Gülüşüm yokluğundan ölüm devşirecek

Sevde Yaşar Çimen, Gül'ün Gülle İmtihanı
sual edeni, söze gideni; 
başlı başsızı cümlesini kuyuya attım 
dudaklarımda söyleyemediğim kanlı cümleler
koltabancada, mermigedikte, hayatnamluda

Hasan Bazı, Kol Gedikte Mermi Tabancada Hayat Namluda
kavuşmaya mecbur bir yön buluyorken babil esaretinden 
insanlığın inandığı yok çok olmadan önce
berrak anlatılar dikilmeli omuzlarına 
“alaca bir avcı buyurdu aklıma 
oysa hiçbir hazreti beklemiyordum bugün”

Doğanay Dağlar, Küçük Ceylan Müessesesinin Daveti
Baksana 
tepeye çıkıyor bazı insanlar 
nerenin tepesi olduğunu bilmiyorum 
Sorsan onlar da bilmiyorlar

M. Emirhan Onhan, Bu Güzü Yalınayak Geçelim
takıldığında taşa; insan, en çok düşerken kendisidir 
aldığım yarayla kapandıkça büyüyoruz birlikte 
sökülmüyor pantolonlar yırtıldığı yerden 
her terzi çıraktır, üşüdükçe ellerinden

Taha Tayyip Karaaslan, Yunus, Oğuz ve Ali
Oysa halkın infilakını göğsünde yumuşatan benim 
Hem göverir ellerim uzuvlar topladıkça şehirden 
Hem katılaşır göğsüm, içi hallaç pamuğu dışı çelikten 
Halk için, azığım yere döküldüğünde çiğneyen

Bilal Çağlar, 657 Yahut Aşere-i Mübeşşere
Paylaş:  

0 Yorum:

Yorum Gönder

Bloguma ziyaretiniz için teşekkür ederim. Bu içeriği beğendiyseniz paylaşabilir, yorum yaparak katkıda bulunabilirsiniz. Yeniden görüşmek ümidiyle...