Platon antik çağın önde gelen filozoflarından birisidir. Düşünceleri ile dönemini ve döneminden sonra gelenleri etkilemiştir. Platon bu dünyayı görünen ve görünmeyen taraflarıyla ele almış, insanı ve insanın çevresiyle olan ilişkisini yorumlamıştır. Ona göre insan ruh ve beden olarak iki kısımdan oluşmaktadır. Yine ona göre ruh aşkın ve ölümsüz bir varlıktır. Bu görüşe göre beden ise ruhu çevreleyen bir kafes olarak ifade edilebilir. Platon'un "idealar âlemi" olarak nitelediği âle…
Ağustos 20, 2024
Foucault’nun “Büyük Kapatılma” Kitabından Hareketle “Buzlar Çözülmeden" Filmi Üzerine Bir Değerlendirme
Cumhuriyet döneminin önemli oyun yazarlarından birisi de Cevat Fehmi Başkut’tur. Oyun yazarlığının yanında gazetecilik mesleğinde de bulunan Başkut 1942 yılında ilk oyunu olan Büyük Şehir piyesini kaleme almıştır. Büyük Şehir oyunu 1942-1943 sezonunda İstanbul Şehir Tiyatrolarında sahnelenmiş ve sanat çevresinin büyük ilgisi ile karşılaşmıştır. Yazarın en bilenen eseri ise Buzlar Çözülmeden oyunudur. Oyun bugün bile birçok tiyatro topluluğu tarafından sahnelenmektedir. Başkut’un oyunları Türk S…
Nisan 08, 2024
Mülkiyet ve İktidar Kavramları Üzerinden "Susuz Yaz" Filmi Üzerine Bir Değerlendirme
Necati Cumalı'nın 1962 yılında yayınladığı "Susuz Yaz" isimli hikâyesi, dönemin sosyal ve kültürel gerçekliğine ayna tutan bir eser olmuştur. Susuz Yaz, temel geçim kaynağı tarım olan insanların hikâyesini anlatmaktadır. Hikâye, tarımsal üretimde en temel araç olan "toprak ve su" kaynaklarının özel mülkiyet çerçevesinde değerlendirilmesi ile ortaya çıkan mücadeleyi konu etmektedir. Cumalı'nın Susuz Yaz'ı 1963 ve 1973 yıllarında olmak üzere iki defa sinemaya uyarl…
Mayıs 30, 2023
Feridüddin Attâr’ın “Mantık’ut-Tayr” Manzumundan Hareketle Ömer Kavur’un “Gizli Yüz” Filmi Üzerine Bir Değerlendirme
Sinema izleyicisi ile buluşan her film kolektif bir çabanın ürünüdür. Filmin çekim sürecinde ortaya konulan emeği bir amaç etrafında buluşturan ve yönlendiren kişi yönetmendir. Yönetmen kavramı Fransızların “metteur en scene” olarak ifade ettiği “sahneye aktaran yönetmen” ve “auteur” olarak ifade ettiği “yaratıcı yönetmen” olmak üzere iki sınıfa ayrılabilir. Türk sinemasında Reha Erdem, Yeşim Ustaoğlu, Semih Kaplanoğlu, Derviş Zaim, Nuri Bilge Ceylan, Metin Erksan ve Zeki Demirkubuz gibi isim…
Aralık 19, 2022
Korkusuz Korkak ve Ikiru Filmlerinde Ölüm ve Hayatın Anlamı Üzerine Psikolojik Bir İnceleme
Sinema ortaya çıktığından günümüze değin insanlar için anlama, anlatma ve anlamlandırma sürecinde önemli bir araç olmuştur. Sinemanın ortaya çıkış koşulları göz önüne alındığında maddi anlamda gelir getiren bir alan olmasıyla birlikte merkezinde insanı bulunduran pek çok konuda işlevsel olarak kullanılmıştır. Her sanat dalı gibi sinema da ortaya çıktığı toplumdan beslenir, toplumların değişim ve dönüşüm süreçleri tıpkı bir ayna gibi beyaz perdede kendisine yer bulur. Türk sineması özelinde sine…
Ağustos 24, 2022
On Film On Şarkı
Geçtiğimiz günlerde Twitter'daki profil sayfamda bir akış yayınladım. Hazırladığım "Bir Film Bir Şarkı Serisi" başlığı altında aklıma gelen filmler ile bu filmlerin tamamlayıcı unsuru olan ve film ile özdeşleşen şarkıları paylaştım. Hatırda kalması ve daha sonradan kolay erişilebilmesi bakımından bu akışı burada daha düzenli bir şekilde yayınlama kararı aldım. Sinema üzerine sık sık yazmıyorum. Bu alanda burada paylaşımlarım da seyrekleşti. Hali hazırda böyle bir liste hazırlamışk…
Mayıs 01, 2022
Güneşin Çocukları Filmine Dair
Mecid Mecidi, İran sinemasında ilgiyle takip ettiğim yönetmenlerden birisidir. Yedi yıl önce yine buradan sizlerle paylaştığım " Bu Bizim Hüznümüz: İran Sineması " (19 Mart 2015) başlıklı yazımda beğendiğim filmlerden söz etmiştim. İran, o yıllarımda sinemasını sıkı şekilde takip ettiğim bir ülke olmuştu. Bunun başlıca sebepleri arasında Mecid Mecidi'nin sinema anlayışı ve filmlerinde kullandığı hâl dili tekniği yer almaktaydı. Durum Raporu /onbir 'de ise Güneşin Çocukları filmin…
Mart 30, 2022
Gelin, Düğün ve Diyet Üzerine
Türkiye'de köyden kente göç 1950'li yıllarda başlamış ve özellikle başta İstanbul olmak üzere Ankara, İzmir ve Adana gibi büyük şehirlerin nüfusu artmaya başlamıştır. Köyden kente yapılan göçler özellikle İstanbul özelinde değerlendirildiğinde büyük şehirlerin Anadolu'nun bir çok bölgesinden göç aldığı gözlenmektedir. Göçler neticesinde artan nüfus ile birlikte İstanbul'da yeni sorunlar, durumlar ve çözülmeyi bekleyen problemler doğmuştur. Türk sinemasında 1960'lı yılların s…
Aralık 15, 2021
Sartre'ın Varoluşçuluğu ve Kavanozdaki Adam Dizisi
Fransız yazar ve düşünür Jean-Paul Sartre 'ı Bulantı isimli romanıyla tanımıştım. Mütercim Selahattin Hilav 'ın tercümesinden okuduğum romanda Sartre'ın dünyasına ve onun varoluşçu felsefesine dair ilk izlenimlerim oluşmuştu. İnsanın önceden tanımlanmamış bir varlık olarak yorumlanması, insanın varlığını aldığı kararlarla şekillendirmesi onun bu felsefesinden anladığım ilk şeylerdi. İnsan ilk önce var olmak gayesiyle dünyaya gözlerini açıyordu. Bu bakımdan Sartre'a göre varoluş de…
Ağustos 10, 2021
Severek Ayrılalım Filminden Hareketle Kötüye ve Kötülüğe Bakış
Dün akşam keyifli bir akşam yürüyüşünün ardından film izlemeye karar verdik. İzlediğimiz son bir kaç film sinemamızın siyah - beyaz dönemine aitti. Bu kez perdeyi renklendirelim dedik. Yine sinemamızın Yeşilçam dönemine ait olan, daha önceden izlemediğimiz bir melodram seçtik. Filmin adı: Severek Ayrılalım . Yönetmenliğini Orhan Aksoy'un üstlendiği, yapım yılı 1971 olan film şu dört oyuncu üzerine kurulmuş; Cüneyt Arkın , Hülya Koçyiğit , Yalçın Gülhan ve Semra Sar . Erman Filmin YouTube kanal…
Haziran 24, 2021
Türk Sinemasındaki Yörük Temalı Filmler
" Durum Raporu /bir " başlıklı yazımda da belirttiğim üzere geçtiğimiz günlerde izlediğim Gelin Kız isimli filmden söz etmiştim. Filmi izledikten sonra "Neden yörük kültürünü tanıtan - yansıtan filmler üzerine bir yazı kaleme almıyorum?" diyerek düşünmüştüm. Nihayet bu düşüncemin sonunda harekete geçtim. Bu yazımda yörük kültürünü tanıtan - yansıtan filmlere yer vereceğim ve bu filmler hakkında düşüncelerimi sizlerle paylaşacağım. Sinemamızın Yeşilçam dönemine baktığımız da ge…
Nisan 25, 2021
Rüzgarı Dizginleyen Çocuk
Bugün sizlere Birleşik Krallık yapımı dramatik bir filmden söz edeceğim. Chiwetel Ejiofor 'un yazdığı ve yönettiği yapım William Kamkwamba adlı bir Malavili mucidin başından geçen olayları konu almaktadır. Küçük bir Afrika ülkesi olan Malawi ’de 2002 yılında gerçekleşen büyük kıtlık sırasında yaşanmış etkileyici bir hikayeye tanık oluyoruz. Hikaye daha önce 2013 yılında William and the Windmill isimli bir belgeselde de anlatılmış. Kahramanımız William Kamkwamba'nın yaşamını ve ilham verici…
Haziran 10, 2016
Kötü Adamın Tarafında Olmak
Sinema ile az ya da çok ilgili iseniz, güncel sinemayı da takip ediyorsanız Hint sinemasının dünyaya açılan büyük bir pazar olmaya başladığını fark etmişsinizdir. Türk sinemasına, özellikle sinemamızın Yeşilçam dönemine yakın temaların işlendiği, seyrek de olsa sofistike ve psikolojik anlatılarında kendisine yer bulduğu bir sektör. Daha önce (15 Nisan 2015) Hint sineması ile ilgili bir yazı kaleme almıştım. Ekseriyetle dram türü üzerinde durduğum bir yazı idi. Bu yazımda ise bir başka filmden …
Mart 06, 2016
Eraserhead Filmi Üzerine
Karanfil Fanzin'in bir okuru tavsiye etti bu filmi. Eraserhead. Türkçeye çevirmek gerekirse sanırım Silgi Kafa gibi anlama karşılık gelmekte. Filmin yönetmeni David Lynch ve onu tanıdığım söylenemez. Küçük bir araştırmanın ardından filmlerinin pek de anlaşılır cinsten olmadığını gördüm. Sürrealist, deneysel filmleri varmış. Fragmanını izleme ihtiyacı hissettim. Saçlarını yukarı kaldırmış ve boş, tedirgin bakışlı bir adam vardı. Gergin ve kaygılı bir marula benziyordu yüzündeki bu ifadeyle.…
Temmuz 13, 2015
Ağır Bir Trajedi ve Tarife Sığmaz Bir Dram
Tıpkı bir çok Alman eleştirmenin yaptığı gibi ben de "ağır bir trajedi ve tarife sığmaz bir dram" ön cümlesiyle yorum ve değerlendirmelerime başlamak istiyorum bu romandan söz ederken... Erich Maria Remarque 'nin Tanrının Gözdesi Yok isimli romanından söz ediyorum sizlere. Karamsar ve bir yönüyle de sofistike bir yapıt. Ölümü anlatıyor. Romanın seyrinde aşk üzerine kurulmuş bir atmosfer görsem de yaşam ve ölüm arasındaki çekim kuvvetinden söz ediyor. Roman türüne klasik eserlerden…
Temmuz 06, 2015
Türk Sinemasındaki Okul - Kolej Temalı Filmler
Sizlere bu yazımda sinemamızda kolej - okul temalı filmlerden söz edeceğim. Daha önce birkaçını tekrar ve tekrar izlediğim filmler arasında melodram, romantik güldürü ve didaktik yapıda olanlar vardı. Sinemamıza genel bir bakış açısıyla yaklaştığımız zaman ağırlıklı kullanılan temanın melodram olduğunu görürüz. Zengin kız fakir oğlan yahut tam tersi olan konuları bir çok filmde yakalarız. Fakat ekseriyetle mutlu bir netice ile karşılaşır, son yazısını gönlümüz rahat bir şekilde karşılarız. Dön…
Mayıs 11, 2015
Vesikalı Yarim: Çok Eskiden Rastlaşacaktık
VESİKALI YARİM “çok eskiden rastlaşacaktık”
TAHLİL EDEN VE HAZIRLAYAN EYÜP AKTUĞ
Vesikalı Yarim, Türk sineması tarihinin iftihar filmidir.
Daha önce film üzerine sayısız tahliller yapıldı,
bir çok film eleştirmeni tarafından başyapıt olarak
kabul edilen bu filmi enine boyuna incelediler.
Vesikalı Yarim filmini ben de incelemek istedim
ve bu çalışmayı hazırladım.
Nisan 26, 2015
Merhabalar Olsun - Ah Müjgan Ah
Başrollerini, malumu olduğunuz üzere, Sadri Alışık ve Esen Püsküllü paylaşıyor. Filmin kötü adamı ise siyah - beyaz dönemin, yakışıklı ve züppe rollerinden aşina olduğumuz Salih Güney. Filmin başlangıç bölümünden bir sahne çıkardım sizler için. Kopyala - yapıştır değildir el emeğim var. :)
Nisan 18, 2015
Sanat Üçgeni: Şiir, Şarkı ve Film
Şu satırları Amr Selim'den Saken Osady şarkısını (şarkı dediğime bakmayın, ensturmantel bir eser) dinlerken yazıyorum. Gece yarısına bir saat var. Güneşli bir günü geride bıraktım. Sakin ve huzurlu bir gündü benim için. Aslına bakarsanız gün boyunca uykuluydum. Sabah namazından sonra uyuyabildim. Dört saatlik bir uyku ile güne başladım. Ne yaptım da geceyi uykusuz koydum böyle? Evvela Analitik Kimya ( şu kitaba ) çalışıyordum. Malum ya önümüzde sınav var. Gece 02:00'a kadar devam etti ça…
Nisan 15, 2015
Beğendiğim Hint Filmleri
Merhabalar olsun. Şu sıralar biraz yoğun geçiyor günlerim. Dergi ve fanzin koşuşturması beni biraz yordu. Ama şikayetçi değilim. Bu yorgunluk hoşuma gidiyor. Sanırım bir süre bu koşuşturmaya ara verip önceliklerime dönmem gerekiyor. Her neyse. Bu yoğunluk arasında ne vakittir yazmayı düşündüğüm şeyler aklıma geldi. Hint sinemasından bahsedeceğim. Benim Hint sineması ile tanışmam bir kaç sene önce Shahrukh Khan filmleri ile oldu. Ubeydullah , o dönemleri iyi bilir. Daha önce Hint sinemasından el…
Bu kayıt, ... tarihinde Eyüp Aktuğ tarafından maziye bırakılmıştır.
Mütemmim Yazılar
❦