Sezai Karakoç'un Samanyolunda Ziyafet Kitabı Üzerine

Sezai Karakoç, Samanyolunda Ziyafet

Ramazan ayını ve bayramını geride bıraksak da, Ramazan boyunca hissettiğimiz iklimi bütün bir yıla yaymayı, Ramazan ayın süresince yumuşayan kalbimizi tekrar katılaşmasına fırsat verecek her şeyden uzak durmayı ve bu ruhu yaşamın dinamiği haline getirmeyi ümit ediyorum.

Türk şiirinin büyük ismi Sezai Karakoç, ramazan aylarında olmak üzere çeşitli yıllarda, farklı yayınlarda oruç üzerine yazılar kaleme almıştır. Söz konusu bu yazılar Samanyolunda Ziyafet başlığı altında kitaplaştırılmıştır. Eser Karakoç'un şair ve düşünür şahsiyeti altında ortaya çıkan, lirik ve didaktik üslup ile örgüleşen bir yapıdadır. Karakoç, Samanyolunda Ziyafet ile okurunda ramazan ayına karşı bir coşkunluk hali ortaya koymayı hedeflerken, ramazanın düşünsel yönlerini ve toplumu ilgilendiren taraflarını da işaret edici ve yönlendirici bir dil ile aktarmayı başarıyor. Eserde oruç kavramı her yıl insanların katıldığı bir ruh şölenine benzetilmektedir.

Eserde yer alan "İnsan ve Oruç" başlıklı şiirde oruç aşağıdaki mısralarla tasvir edilir:

Ey oruç, diriltici rüzgâr, İslam baharı
Es, insan ruhuna inip yüce ilham dağından
Kevser içir, âb-ı hayat boşalt, kristal bardağından
Susamış ufuklara insan kalbinin ufuklarına.

Sezai Karakoç, İnsan ve Oruç

Şair, şiirinde insanlığın ve ruhun dirilişine ve bu bağlamda düşün dünyasındaki "diriliş" metaforuna değinmektedir. Diriliş düşüncesi ile oruç iç içe geçmektedir. Oruç şaire göre bir merdivendir. İnsanın ruhuna ulaşmasını ve tazelik kazanmasını sağlayan bir vasıta olarak değerlendirilebilir.

İslam dünyasının gündeminde olan meselelerde oruç yazılarında kendisine yer bulmuştur. İslam dünyasının sorunlarına karşı kayıtsız kalmayan Karakoç şu satırlarla İslam dünyasının içinde bulunduğu siyasi ve politik ortamı okuruna hatırlatmaktadır.

Bayram, iki yüzyıldır İslam dünyası için, içi acılıklarla dolu bir yemiş gibi sunulmakta kader tarafından bize. Ne kadar çelişkili bir psikolojiyi yaşıyoruz bayramlarda! Gereğince üzülemiyoruz, ne de olsa bayramdır diyoruz, gereğince sevinip neşelenemiyoruz, gözlerimizin önünde islam aleminin her tarafındaki trajik levhalar canlanıyor. Filistin'de, Gazze'de esaretin en acı, en hor hakir kılıcı türü altında ezilen müslümanlar geliyor gözümüzün önüne. Beyrut geliyor, Afganistan'da on yılı aşan savaş ve savaşın yıkıntıları geliyor.

Sezai Karakoç, Samanyolunda Ziyafet

Sezai Karakoç, eserinin son bölümünde kişisel yaşamından ramazan manzaralarını da okuru paylaşmıştır. Çocukluk ve gençlik yıllarına dair çeşitli hatırlarla anlatımını güçlendiren Karakoç, Türkiye'deki yazın ve düşün dünyasına dair çeşitli kesitleri okuruna sunmaktadır.  139 sayfadan müteşekkil olan eser ilk defa 2003 yılında Diriliş Yayınları'nda yayınlanmıştır. Bu vesile ile Sezai Karakoç'u rahmet ve şükran ile anıyorum. Allah ondan razı olsun.

Paylaş:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bloguma ziyaretiniz için teşekkür ederim. Bu içeriği beğendiyseniz paylaşabilir, yorum yaparak katkıda bulunabilirsiniz. Yeniden görüşmek ümidiyle...