9 Ağustos 2022

John Steinbeck'in Yukarı Mahalle Kitabı Üzerine

John Steinbeck ve Yukarı Mahalle kitabı

İnsanlığın yakın tarihi üzerine okumalar yaptıkça çeşitli yazarlardan ve kitaplardan haberdar oldum. Okuduklarımı, not ettiklerimi, üzerinde fikir yürüttüğüm alanları buradan sizlerle paylaştım. Sözünü ettiğim yazılarımdan birkaç örnek göstererek bu alandaki görüşlerimi sunmak istiyorum.

Serazat Edebiyat'ın 1. Sayısında yayınlanan "İsmet Özel’in “Esenlik Bildirisi” Şiirinden Hareketle Byung Chul Han’ın “Palyatif Toplum Günümüzde Acı” Kitabı Üzerine Bir Değerlendirme" başlıklı yazımın ardından 20. yüzyıl dünyası ve bu dönemde çıkan edebi eserler ile ilgili literatür taraması yaptım. Bundan yıllar önce "Fareler ve İnsanlar" isimli kitabıyla tanıdığım Steinbeck "Yukarı Mahalle" isimli kitabının dönemi okumak ve değerlendirmek için önemli bir eser olduğunu anladım. Şimdi Yukarı Mahalle'den bende kalanlar üzerine konuşmak istiyorum.

John Steinbeck 20. yüzyılın hemen başında doğmuş, İrlanda asıllı Amerikalı bir yazar. Lise yıllarımda okuduğum "Fareler ve İnsanlar" isimli kitabının ardından yıllar sonra "Yukarı Mahalle" isimli kitabını okudum. Her iki eserde de Steinbeck'in kaleminin son derece gerçekçi olduğuna şahit oldum. Yukarı Mahalle ise Steinbeck'in dikkatleri üzerinde toplayan ilk eseriymiş. Yukarı Mahalle, Sardalye Sokağı ve Tatlı Perşembe kitapları üçleme olarak biliniyormuş. Fakat araştırdığım kadarıyla diğer iki kitap ile Yukarı Mahalle arasında olay ve karakter yönüyle bir bağ bulunmuyor. Ortak tarafları kitaplarda geçen olayların ve sunulan karakterlerin aynı mekanlarda yaşaması.

John Steinbeck, daima öfkeli bir yazar olmuştur. Eserlerinde ekseriyetle işçileri, emekçilerin yaşadıkları problemleri ve toplumsal sorunları konu edinmiştir. Tam olarak Yukarı Mahalle'de Steinbeck'in üzerine eğildiği çeşitli toplumsal sorunları okuyoruz. Yukarı Mahalle olarak dilimize tercüme edilen mekan Kaliforniya eyaletinde bulunan bir İspanyol mahallesidir. Steinbeck tasvir konusunda da usta bir kalem. Eserde özellikle Kaliforniya'nın Monterey bölgesi öyle güzel tasvir edilmiş ki... Yukarı Mahalle'de yaşayan insanlar yerliler ve göçmenlerden oluşmaktadır.  Steinbeck anlatımı boyunca göstermeye çalıştığı mahalle hayatıyla dönemin pek çok sorununu okurunun önüne sermektedir. 1930'lu yıllar, Birinci Dünya Savaşı'nın hemen sonrası, Büyük Buhran olarak nitelendirilen dönemler, ekonomik krizler, büyük sanayi hamleleri, işçi sınıfının problemlerinin derinleşmesi, sosyal sınıflar arasındaki çatışmalar ve bütün bunlara rağmen hayata tutunmaya çalışan insanların sürdürdükleri dostluklar... Romanı okuyanların ortak görüşlerinden birisi de şu. Steinbeck, eserlerinde üslup ve kullandığı anlatım itibariyle son derece gerçekçi, katı bir dil kullanıyor. Fakat Yukarı Mahalle'de renkli karakterlere ve karakterlerin tuhaflıklarına, bazen komikliklerine aralarındaki sıradışı ilişkilerine şahitlik ediyoruz. Eser bu yönüyle de yazarın diğer eserlerinden ayrılıyor diyebiliriz. 

Romanı okuduktan sonra iyiliğin ve kötülüğün süreğen olmadığını, iyiliklerin bazen kötülüklerle birlikte sunulduğunu görmüş oldum. Steinbeck'in yaptığı karakter analizleri kitabın akıcılığını artıran unsurlardan. Örneğin kitabın ana karakteri olan Danny'i bize anlatırken, ondan ve arkadaşlarından söz ederken tıpkı bir film izler gibi hayal dünyasında romanda olup biten olaylara şahitlik edebiliyoruz.

Kitabı dijital ortamda okudum. John Steinbeck'in edebiyat dünyasına giriş için ideal bir kitap. Bu eser aynı zamanda onun kendisini ispat ettiği, dikkatlerini üzerine çektiği ilk büyük eseriymiş. Bir arkadaşımın dediğine göre üçleme olarak sözü edilen Yukarı Mahalle, Sardalye Sokağı ve Tatlı Perşembe kitapları sadece mekansal ortaklıkları bulunduğu ve olay - karakter yönlerinden birbirinden bağımsız bulundukları için sırasıyla okunmasa da olurmuş.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bloguma ziyaretiniz için teşekkür ederim. Bu içeriği beğendiyseniz paylaşabilir, yorum yaparak katkıda bulunabilirsiniz. Yeniden görüşmek ümidiyle...