6 Mart 2016 Pazar

Eraserhead Üzerine

Karanfil Fanzin'in bir okuru tavsiye etti bu filmi. Eraserhead. Türkçeye çevirmek gerekirse sanırım Silgi Kafa gibi anlama karşılık gelmekte. Filmin yönetmeni David Lynch ve onu tanıdığım söylenemez. Küçük bir araştırmanın ardından filmlerinin pek de anlaşılır cinsten olmadığını gördüm. Sürrealist, deneysel filmleri varmış. Fragmanını izleme ihtiyacı hissettim. Saçlarını yukarı kaldırmış ve boş, tedirgin bakışlı bir adam vardı. Gergin ve kaygılı bir marula benziyordu yüzündeki bu ifadeyle. Evet, tahmin ettiğiniz gibi fragmandan hiçbir şey anlamadım, filmin içeriği ve temasıyla alakalı herhangi bir tahmin yürütemedim. Şimdi gelelim filmi izleme sürecime, daha doğrusu sürecimize.

Filmi tek başıma izlemedim. Bir haftadır görüşemediğim bir dostum vardı. İsmi Ali. Kısa film yönetmeni ve sahne sanatları ile meşgul bir dostumdur kendisi. Haliyle bu enteresan filmi edinip, onu ziyarete gittim. Ali'nin bilgisayarının ses sistemi bozuktu ve ses sistemi çalışan diğer bilgisayar ise tarihi eser denebilecek nitelikte idi. Haliyle filmi bir türlü açamadık. Bilgisayarda yüklü olan programlar sorunlu çıktı. Hayli uğraştığımız için moralimiz biraz düştü. Fakat Ali'nin bilgisayarından telefon kulaklığı ile ses alabilirdik. Nihayet film başladı.

Rahatsız edici bir uğultu ile karşılaştık filmin başlangıcında. Uzay boşluğuna benzer görüntüler sunuluyordu. Filmdeki esas adam olan Henry'nin başıyla görüntüler akmaya devam etti. Biraz geçti ki şekli sperm hücresine benzeyen bir madde Henry'nin açılan ağzından dışarı çıkmaya başladı. Fantastik, deneysel görüntülerle karşı karşıyaydık ve sahneleri anlamlandırmaya çalışıyorduk. Henry, Marry ile birliktelik yaşamış. Marry, durumu ailesine açıyor, akşam yemeğine Henry davet ediliyor ve olayla gelişiyor. Bundan sonrasını anlatmak istemiyorum. Çünkü filmin bütününün anlatılabilir bir tarafı yok bence.

Film imgelere boğulmuş. Neredeyse her karede ayrı bir imge ile bir kabus sunuyor bize. Zaten film Henry'nin gerçekliği ile kabuslarından oluşmakta. Fakat hangisinin kabus, hangisinin gerçeklik olduğunu anlayamıyoruz. Çünkü film karakterinin uyuyup, uyanma gibi sahneleri yok. Bunun için sinema izleyicisi zihnini hayli zorlamak zorunda bırakılmış.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder