30 Kasım 2011 Çarşamba

Sev(m)iyorum (Kendi şiirlerimden)

Ölçü: Serbest
Düzen: Serbest
Sev(m)iyorum
Öyle harfler vardır ki,
Kelimenin en olmaz yerine konuverir.
Bir harf fazla söylenmişti oysa...
O harfi görmezlikten gelmek istersin.
Ama nafile,
Gün gibi ortadadır o kelime.
Sonra yıldızlar bir bir akar,
Güneş uzak diyarlara göçer.
Sadece sen kalırsın ve duvarda gölgen...
Artık odanı aydınlatmaz titreyen mum ateşi.
Seninle birlikte o da erir gider.
Yaşanmamışlıkların pişmanlığı vardır.
Yine de umut edersin.

29 Kasım 2011 Salı

Dinleyin: Erkin Koray - Züleyha



İnsanı kanatlandıran ve gökyüzünün en olmaz yerinde yeryüzüne bırakan, şarkının hemen başındaki o gitar solosunu dinliyorsunuz değil mi? Muazzam bir his... Erkin Koray kendisi ile özdeşleşmiş o gitar riflerini çift sesli gitar ile dinleyecilerine bir "Türk Psychedelic Rock" ziyafeti vermekte... Aynı zamanda şarkıdaki bir başka güzellik ise "davul-bass gitar-elektro gitar" uyumunun üst seviyede olmasıdır. Fazlaca laf kalabalığı yaptım sanırım... O halde;
Ağlarım gülenim yok, gözyaşım silenim yok,
Giderim bu ellerden, dur gitme diyenim yok.

23 Kasım 2011 Çarşamba

Özlüyor musun? (Kendi şiirlerimden)

Ölçü: Serbest
Düzen: I.eaea/eeea
Özlüyor musun?
Ayın güneşle buluştuğu vakit,
Sende beni düşünüyor musun?
Rüzgarın saçlarına eriştiği vakit,
Bir an maziyi hatırlıyor musun?

Güzel günler bıraktık yıllarımıza,
Leke bırakmadık gönül sayfamıza,
Kaç ömür sığdırdık hayatımıza?
Bir an hayalimi görüyor musun?

Senden ayrı bir günüm olmazdı,
Gelsen gönül çiçeeğim solmazdı,
Böyle gözlerime yaşlar dolmazdı,
Bir an halimden anlıyor musun?

22 Kasım 2011 Salı

Topluma Hizmet Projesi: Gönüllü Öğretmenlik

Merhaba değerli okuyucularım...
Bu yazımda sizlere Sivas'ta hayat bulan ve üniversitemizin tertip ettiği bir projeden bahsetmek istiyorum. Üniversitemizin Eğitim Fakültesi olarak ilköğretim öğrencilerine yönelik ücretsiz bir kurs programı başlattık. Maddi durumu iyi olmayan, ailelerinin dahi ümitlerini kestiği ilköğretim öğrencilerine yönelik hazırlanan bu projede geleceğin öğretmenleri olarak ücretsiz bir kurs vermeyi amaçlıyoruz.

Ücretsiz vereceğimiz bu programa dileyen öğrenci katılabilir. Fakat hedef öğrenci kitlesini dershaneye gidemeyen veya takviye bir programa katılamayan ilköğretim öğrencileri oluşturmaktadır. Hem SBS'ye hemde okul derslerine yönelik olacak bu projede onlarca öğretmen adayı arkadaşım görev alacak. 2010-2011 eğitim ve öğretim yılından bu yana devam eden bir proje... Fakat ben geçen sene hususi sebeplerden dolayı katılma imkanı bulamamıştım. Bu projenin bu senede devam edeceğini öğrendiğimde hemen kendimi listeye yazdırdım.

20 Kasım 2011 Pazar

Değince Gözleri Gözlerime (Kendi şiirlerimden)

Ölçü: Serbest
Düzen: eaea
Değince Gözleri Gözlerime
Sıcak bir el uzandı ellerime,
Birden eridi buz tutan kalbim.
Değince gözleri gözlerime,
Birden çözüldü lal olan dilim.

Kapattım açık pencerelerimi,
Üşümesin artık titreyen kalbim.
Aşka dair bütün düşüncelerimi,
O bir çift sözüne teslim ettim.

Kurtarmıştı beni bir tebessümü,
Sıcak bir gülüşü ile ısınmıştım.
Beklerim dedi her gün dönüşünü,
Ben yolumu gözlemez sanmıştım.

14 Kasım 2011 Pazartesi

Buz ve Ateş

Yıldızlı bir gece idi. Gökyüzü bütün saflığı ve berraklığı ile karşımdaydı.
Bir çınar ağacının güneye bakan yamacında ayın yüzeyindeki çukurları saymak ile meşgul iken bir ateş yaktım. Biraz ıslak olan odunlar ilk önce yanmamak için ateş ile amansız bir mücadeleye girişselerde nihayetinde teslimm oldular. 20 dakika sonra sıcak kanlı, insanın içini ısıtan o masum hallerini alacaklardı. Biraz, ellerimi bu tatlı sıcaklığın koynunda ısıtmayı denedim.
Ateş böceklerinin "Buz ve Ateş" isimli senfonisi ile uzak diyarlara gittim. Fakat aynı ritimler ve sesler uykumu getirdiğinden hazırda beklettiğim bitki çayına ateş ile randevu verdim. Ateş biraz zayıf kalmştı. Onlardan ayırdığım diğer kardeşlerinide alevlerin arasına teslim edip bu özleme bir son verdikten sonra alevlerin üzerine fokurdayan bitki çayımdan üfleye üfleye birkaç yudum aldım. Türlü çeşit biktinin özünü barındıran bu suyu çok seviyordum. Şeker takviyesi yapmamama rağmen oldukça yoğun güzel bir tadı vardı.
Biraz uzanmak istedim. Erişemediğim fezada asılı duran yıldızlara dokunmak istiyordum. Hangisi idi benim yıldızım? Şu mahzun mahzun biir köşe duran sıska yıldız mı?  Yoksa kuzeyde ihtişamını sergileyen ve mağrur bir bakış ile küçüklüğümü yüzüme vuran mı?

13 Kasım 2011 Pazar

Kâbus musun Düş müsün?

Ölçü: 11
Düzen: eaea
Kâbus musun Düş müsün?
Bir rüyadan uyandım sonrasında,
En güzel anlarımda sen vardın.
Bilmiyorum ne buldun başkasında?
Belkide saçlarıma yağan kardın.

Güzel günler bekliyordu bizleri,
Neden aşka giden yollar kapandı?
Silemedim senden kalan izleri,
Gözlerimden akan yaş değil kandı.

Hala kokunu alırım omzumda,
Yazık ki geçen yıllarım gelmiyor.
Ellerime bir kelebek konar da,
Bekleme artık gelmeyecek diyor.

9 Kasım 2011 Çarşamba

Football Manager 2012 hakkında notlarım

FM 2012 geçen hafta elde ettiğimi şurada yazmıştım. Bugün ise ilk izlenimlerimi paylaşmak istedim.

Doğrusunu söylemek gerekirse, oyunun geliştiricleri maç motoru olayını aşmışlar. 3D grafiklerinde hissedilir bir fark göremesemde oyun fazlası ile gerçekçi olmuş. Kullanıcı ekranı, görsel bakımdan daha kullanışlı bir hale getirilmiş. Artık bir manajer olarak oyuncu etkileşimlerine fazlası ile önem vermek durumundasınız. Zira oyuncular ile aranız iyi değilse maç kazanma olasılığınız azalıyor. Sonradan farkına vardığım bir hadise var. Transferlerinizde futbolcuların manajerleri büyük rol oynuyor. Transfer olayı gerçek hayattaki ile bire bir. Bir futbolcunun bir kulüp ile sözleşmesi olmasa dahi onu takımınıza katmanız futbolcunun manajerine bağlı.

Artık istatistikler fazlası ile detaylandırılmış durumda. Maç raporlarına ulaşırken uzun süre beklemenize gerek yok. Oyunun performans açısından büyük gelişme kaydettiğini söyleyebilirim. Eğer orta seviyede bir inglilizce bilgisine sahipseniz çok rahat diyalogları anlayabilirsiniz. Zira oyun sırasında yanınızda bir tr-ing sözlük bulundurmanız gerekebilir.

8 Kasım 2011 Salı

Kurban Bayramı üzerine notlarım...

Mukaddes günleri yaşamaktayız. Durumu iyi olanlar Allah'a kurbanlarını sundular. Fakirin sofrasına haklarını teslim ettiler. İslam ölçülerine göre Allah'a sunulan kurbanların bir kutsiyeti vardır.

Çok değil bundan 10 sene önce idi. Kurban olarak sunulan hayvanlara karşı büyük bir saygı taşırdı büyüklerimiz. Hatırlıyorum, hayvanı kurban etmeye hazırlamak için muazzam derecede emek harcanırdı. Bir tören şeklinde gerçekleştirildi bu kutsi vazifemiz.

Fakat bu kadar ehemmiyeti büyük olan bir hadiseyi öyle bir hale soktular ki... Hayvanlar kurban kesim usüllerine göre kurban edilmiyor. Hatta işi hayvana işkence boyutuna taşıyanlar var. İstanbul'un bağcılar ilçesinde bir kasap, hayvan ayakta iken boğazına bıçak darbeleri vuruyor. Beş veya altı bıçak darbesinde sonra nihayet hayvan can veriyor. Allah'ın kurallarını ve resul ölçüsünü bilmeyen insanlar kurban etme vazifesini gerçekleştirdiklerini sanıyorlar.

ARAYIŞ (Kendi sesimden dinleyin)

Şu sıralar yazılarıma ve şiirlerime biraz ara vermiş olsamda, vakit buldukça çalışmalarıma devam ediyorum. Daha önce ARAYIŞ isimli şiirimi sizlerle paylaşmıştım. Bildiğiniz üzere bazı şiirlerimi seslendirme çalışmaları yapmaktayım. Seslendirme çalışmalarımın son halkasını ARAYIŞ isimli şiirim oluşturmakta.

Bu seslendirmemde alt yapıyı -her zaman olduğu gibi- YouTube üzerinden temin ettim. Bir takım yeni eklemeler ilave ettim kayıtlara... Öyle ki diğerlerinden farklı olarak şiirin seslendirmesinden önce bir paragraf yazdım. Bu paragrafıda seslendirerek şiire karıştırdım. Neyse lafı fazla uzatmak niyetinde değilim. Umarım sıkılmadan dinlersiniz. Selametle...

7 Kasım 2011 Pazartesi

Toprağa Dönüyorum (Kendi şiirlerimden)

Ölçü: Serbest
Düzen: eaea / V.eeea
Toprağa Dönüyorum
Artık korkuyordum, gözlerine bakmaya,
Her bakışın garip bir hüzün bırakıyordu.
Ben razıyken gözlerinden yaş olup akmaya,
Her bakışın bana bir ben bırakıyordu...

Uğultulu gecelerin ritminde aradım seni,
Bir yaz akşamında kalbime girmiştin.
Bilemedim nedendir bu gidişin sebebi?
Sen arkana bile bakmadan gitmiştin.

Güzel günler kuracaktım düşlerinde,
Yarınlarımı bıraktım bir tatlı gülüşüne.
İnan öldüren bir zehir var sözlerinde,
Ben hayatımı bıraktım bir tatlı sözüne.