22 Ocak 2015 Perşembe

Herkes o kadına aşıkmış, dedem bile...

1959 yılı. Belgin Doruk şöhret basamaklarını hızla tırmanıyor. Resmin tam hali burada.
Henüz altı - yedi yaşlarımda iken tanışmıştım bu isimle. Dedemle film izliyorduk. Yanlış hatırlamıyorsam TRT kanalıydı. Dedemin sevdiğim bir huyu vardı. Filmi bana anlatır, karakterleri ve aktörleri bana yorumlardı. Dedemle izlediğim bu filmin adını hatırlayamasam da bana söylediği şeyleri çok net hatırlıyorum.

"Bak Ayhan Işık. Filmde şöforü oynuyor. Zamanında onun gibi yapardık bıyığımızın modelini. İnce traş ederdik."

Dedem esas oğlanı bana tanıtırken bir taraftan da çayını yudumluyor, kuzinenin üzerinde kaynamakta olan demliği ateşin üzerinden alması için nineme sesleniyordu. Kurban bayramıydı. Dışarısı soğuktu. Kar yoktu ama, ayaza çekmişti hava. Camlar zaten eski tip pencereydi ve dışarının olanca rüzgarını içeride hissetmek mümkün olabiliyordu. Biraz sonra esas kız göründü küçük ekranda.

"Belgin Doruk bu. Filmde babası çok zengin. Babasının işe aldığı şöfore aşık oluyor. Belgin Doruk'a aşık olmayan yoktu gençliğimizde. Filmlerine giderdik hep."

Evet. Belgin Doruk ismiyle tanışmam böyle olmuştu. Dedemin lirik anlatısı sayesinde altı - yedi yaşlarında olan bu erkek çocuğunun zihninde ideal kadın görüntüsünün Belgin Doruk olduğu yargısına varmıştım. Çocukluğuma dair unutamadığım hatıralarımdan birisidir bu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder