Kırılsın Arada Ne Varsa

kan aktığında, atlar çatladığında bu sonsuz koşuda artık ipek bir uzaklıktır dün sığınağı. bir kışın lapa lapa dökülmesidir üzerime, tedbirsiz bir acıdır tenimde gezinen anı koynumdaki karaltıdır o, beni sarhoşlayan uygunsuz sokaklardan yollardan geçiren avuçlarındaki şeffaflıktır, kâfi gelir akıp gideni durdurmaya. gün akşam, kahır göğsüme yaslanır durur akşam ki iki defa gurbet, bıçaktır gün iyi bilensin bu bıçak, sıyırsın parmaklarımdan saçlarını içime eri, damarlanan gençliğime hıncıma sen …