28 Haziran 2021

Bu Şehrin Geceleri


BU ŞEHRİN GECELERİ

Eyüp AKTUĞ


Paltosunu giyindi. Kapıya yöneldi. Zihninde tarif edemediği bir ağırlıkla, attığı her adımda bir yeri sancıyormuş gibi gıcırdayan merdivenlerden usul usul indi. Sokak kapısından kendisini dışarı bıraktı. Aylardan Şubattı ve dışarıda lapa lapa kar yağıyordu. Biraz sonra dik bir yokuşu inmesi gerekecekti. Yokuşu inerken adımlarını küçük küçük atıyor, kayıp düşmemek için oldukça temkinli davranıyordu. Ayağına geçirdiği bir kenarı yırtık eski kırmızı pabucu bu yürüyüşü iyice zorlaştırmıştı.

Akrep ile yelkovan on iki üzerinde buluşmak üzereydi. Vakit çoktan gece yarısı olmuştu.  Ayın o sütbeyaz ışığını yeryüzüne taşıyan kar taneleri seyrine doyumsuz bir görüntü oluşturmuştu. Ne var ki, O, bu görüntünün farkına varamayacak kadar dalgındı. Başı önde, elleri cebinde, kayıp düşmemek ve yere kapaklanmamak için olanca gayretiyle yokuşu bitirmeye çalışıyor bazen düşecek gibi olup yeniden dengesini sağlamak için ellerini cebinden çıkarıyor, tıpkı sirklerde ip üzerinde yürüyen cambazların denge çubuğunu bir o yana bir bu yana tutuşu gibi sağa sola yalpalıyordu. Nihayet, düşmeden, bir tarafını incitmeden yokuşu bitirdi. Sadece yürüyordu. 

24 Haziran 2021

Türk Sinemasındaki Yörük Temalı Filmler

"Durum Raporu /bir" başlıklı yazımda da belirttiğim üzere geçtiğimiz günlerde izlediğim Gelin Kız isimli filmden söz etmiştim. Filmi izledikten sonra "Neden yörük kültürünü tanıtan - yansıtan filmler üzerine bir yazı kaleme almıyorum?" diyerek düşünmüştüm. Nihayet bu düşüncemin sonunda harekete geçtim. Bu yazımda yörük kültürünü tanıtan - yansıtan filmlere yer vereceğim ve bu filmler hakkında düşüncelerimi sizlerle paylaşacağım. Sinemamızın Yeşilçam dönemine baktığımız da genellikle "salon filmleri" olarak değerlendirilen melodramların olduğunu görürüz. Sinemamızın baş köşesine oturan dram türünü kendi arasında türlere ayıracak olursak müzikal yönden desteklenen dramlar, sosyal ve toplumsal gerçeklik yönden desteklenen dramlar, deneysel yöntem ve tekniklerle desteklenen dramlar olarak ayrı ayrı gruplamalar yapabiliriz. Biraz sizlere sunacağım filmlerin ekseriyeti dram türünde ortaya çıkmış eserler. Filmlerde teknik analize girmeyi lüzumlu görmüyorum. İlgimi çeken ve paylaşmaya değer gördüğüm bazı hususları yazacağım.

16 Haziran 2021

Durum Raporu /bir

YouTube'da keyifle takip ettiğim kanallardan birisi de Anatolian Rock Revival isimli kanal. Aşağı yukarı beş yıldır bu kanalın abonesiyim. Beni tanıyan insanlar Anadolu Rock müzik türüne karşı ilgimin olduğunu bilir. Dinlediğim şarkıların kaydını tutsaydım sanırım o şarkıların yarısı kadarı bu türe ait olan şarkılardan olurdu. Müzik listemde Erkin Koray, Cem Karaca, Barış Manço, Ersen ve Dadaşlar, Moğollar, 3 Hürel, Aziz Azmet, Grup Bunalım gibi bir çok sanatçı ve grup var. Sözünü ettiğim Anatolian Rock Revival isimli YouTube kanalına döneyim. 

Aslında YouTube kanalı olarak sizlere sunduğum şey bir sanat projesi. Bu sanat projesinin amacı ise Türkiye'nin Rock tarihinden (1964-1980) pek bilinmeyen eserleri gün ışığına çıkarmak; herkesin duymasını, öğrenmesini sağlamak. Projenin en beğendiğim tarafı ise şu oldu. İfade edildiği üzere Rock tarihimizde kıyıda köşede kalmış kıymetlerimizi bize sunuyorlar. Bu paylaşımları şarkıların ruhuna uygun hazırlanmış özel illüstrasyon eserlerle yapıyorlar. Ben bu projeyi kıymetli buldum.

15 Mayıs 2021

Bayram O Bayram Olsun

Yazıma başlarken bu vesileyle kıymetli okurlarımın Mübarek Ramazan Bayramını tebrik eder, Müslüman alemine hayırlar ve zaferler getirmesini dilerim.

Gün ışıdığında, güneşin ilk ışıkları pencereden süzülüp evimizin içine girdiğinde bizde bir heyecan başladı ki, sormayın. Bu bizim küçük ailemizin, ikinci bayramı. İlk bayramımız geçtiğimiz 2020 yılındaki Kurban Bayramı idi. Bu yıl eşimle bir aile olarak Ramazan Ayını ilk defa idrak ettik ve bayrama eriştik. Geçen yıl olduğu gibi yine heyecan ve sevinç ile karışık bir burukluk yaşadık. 

Bütün bir dünya olarak yaşadığımız Coronavirüs Salgını'na karşı alınan tedbirler kapsamında ilan edilen Tam Kapanma süreci dolayısıyla zorunlu bir ihtiyacımız olmadığı sürece evlerimizden dışarı çıkmadık. Aile büyüklerimiz, akrabalarımız, dostlarımız ve arkadaşlarımız ile bayramlaşmamızı telefonlar vasıtasıyla yaptık. Bugün buruk bir heyecanın içindeydik. Her ne kadar tam kapanma sürecinde evimizde kimseyi ağırlayamayacağımızı bilsek de yine de bayram çikolatımızı aldık. Yaşadığımız apartmandan kapımıza gelen komşu çocuklarına çikolata ikram ettik. Bu bile bizi mutlu etmeye ve içimizde heyecan oluşturmaya yetti.

28 Nisan 2021

Aşkar Dergisi'nin 58. Sayısından Mısra Seçkisi

 ... 

Zor değil kandırmak beni

Her ince tebessüm cem-i dünyada kanmaya değer

Başlatılmaya gelemem başlarım her nasılsa

...

Bizim mahalledeki caminin cemaati yok

ODTÜ'de ilahiyat olsa da olur olmasa da

Parodika, İdris Ekinci


Hangi oyuncağı bozdum Allah'ım

Hangi çiçeği kanarca sevmedim

Hangi çocukta sırlandi ki ahım

Ağız tadıyla diş çürütemedim

Hiç Komik Mi, Mustafa Melih Erdoğan 

Aşkar Dergisi'nin 58. Sayısı Çıktı

Aşkar 58
Aşkar 58

Aşkar Dergisi'nin 58. sayısı çıktı. Üç aylık yayın periyodu ile çıkan derginin Nisan - Mayıs - Haziran 2021 tarihli sayısı güçlü bir ses olarak okurunun karşısında. Aşkar Dergisi bu sayısında Şiir, Öykü, Söyleşi, Taarruzname, 10 Pasaj 1 Baraj ve Mesuliyet Meselesi olmak üzere altı bölümden müteşekkil.

Aşkar'ın bu sayısında şiire omuz veren 17 şair görmekteyiz. İdris Ekinci, Mustafa Melih Erdoğan, Hikmet Çamcı, Vural Kaya, Murat Özel, Muharrem Demirci, Abdurrahman Akpınar, Ahmet Emerce, Cumali Yakan, Rahime Kasım, Cihan Adıman, Yasin Fişne, M. Burak Çelik, Çağrı Subaşı, İrfan Dağ, Hüseyin Karacalar ve Özgür Ballı derginin şairleri arasında.

Derginin öykü bölümüne döndüğümüzde 10 sağlam öykü ile karşılaşmaktayız. Hüseyin Ahmet Çelik, M. Fatih Kutlubay, Merve Uygun, Muhammed Şahin, Nurhayat Güngör, Regaib Albayrak, Selim Baki, Sıddık Yurtsever, Veysel Altıntaş ve  Yunus Meşe öykü bölümüne katkıda bulunan yazarlar.

İki güzel söyleşi okurunu bekliyor. İrfan Dağ'ın sorularını yanıtlayan Mehmet Tepe şiire dair düşüncelerini de bizimle paylaşıyor. Bir diğer söyleşide ise Merve Uygun'un sorularını yanıtlayan Mahmut Sami Yıldız ilk kitabını konuşuyor ve buradan hareketle edebiyat izleğini okuruna sunmaya çalışıyor.

Taarruzname'de dikkatimizi çeken üç isim var. Osman Özbahçe, Özgür Ballı ve Abdurrahman Akpınar. Özgür Ballı, Bence başlıklı yazı dizisine bir yenisi daha ekliyor. Abdurrahman Akpınar "Eksik Borç" serlevhalı yazı dizisinin ilk yazısında Türkiye ve Türk şiiri arasındaki muhataplığı okurla paylaşıyor.

10 Pasaj 1 Baraj ise bildiğimiz gibi. Ümit Çiçekli'nin ve Çağrı Subaşı'nın çeşitli edebi metinlerden ve kitaplardan seçki halinde okuru ile paylaştığı 10 pasaj üzerine sağlam ve samimi yorumlarını keyifle takip etmekteyiz.

Bu sayıda Hasan Bazı ve Mehmet Raşit Küçükkürtül'ün metne döktüğü bir İsmet Özel konuşması var. İsmet Özel'in 17 Kasım 2011 tarihinde Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi'nde "Şiir Kaymak Bağlarsa" serlevhası altında verdiği konuşmayı okumaktayız.

Veysel Altuntaş ve İsmail Karakurt Mesuliyet Meselesinde okurunu bekleyen yazarlar arasında.

Aşkar 58 dedi.

25 Nisan 2021

Rüzgarı Dizginleyen Çocuk

Rüzgarı Dizginleyen Çocuk, 2019

Bugün sizlere Birleşik Krallık yapımı dramatik bir filmden söz edeceğim. Chiwetel Ejiofor'un yazdığı ve yönettiği yapım William Kamkwamba adlı bir Malavili mucidin başından geçen olayları konu almaktadır. Küçük bir Afrika ülkesi olan Malawi’de 2002 yılında gerçekleşen büyük kıtlık sırasında yaşanmış etkileyici bir hikayeye tanık oluyoruz.

Hikaye daha önce 2013 yılında William and the Windmill isimli bir belgeselde de anlatılmış. Kahramanımız William Kamkwamba'nın yaşamını ve ilham verici serüvenini Rüzgarı Dizginleyen Çocuk isimli bir kitapta da anlatıldığını öğrendim.

Yaşanmış bir olaydan hareket eden filmde "Denersem yapabilirim." düşüncesiyle yola çıkıyoruz. Malawi'de yaşanan kıtlık artık dayanılmaz hale gelmiş ve William'ın etrafındaki insanlar teker teker ölmeye başlamıştı. Bununla birlikte bütün geri bırakılmış ülkelerde görüldüğü üzere Malawi'de de siyasi bir kaos vardı ve bu durum açlıkla da birleşince toplumsal olaylar ülkedeki karmaşayı artıyordu.

Böyle bir ortamda büyüyüp önce köyünün, şehrinin ve sonra ülkesinin umudu olan 14 yaşındaki William'ı ve Afrika'yı izlemek, açlığa, sefalete, cehalete, yozlaşmaya, rağmen çocuklarını okutmaya çalışan anne-babayı görmek filmin ruhu kucaklayan tarafları arasında.