Leylâ’ya Vals Yapmasını Öğreten Kim Varsa

Leylâ’ya Vals Yapmasını Öğreten Kim Varsa ı döviz bürolarına, new york borsasına, iktisat derslerine wall street gösterilerine, gazete küpürlerine ve yüzüme hırlayan insan hakları beyannamesine karşı korunaklı bir yerdi soframız. ekmek sepetlerini doldurur gibiydi ellerin göğsümün üzerine tünerken. ıı ellerini şiirin içinden çekip almak istediler mahalleye vals kursu açtı iri imzalı adamlar parfüm sıktılar oyası ince yazmana bir akşamüstü seni kızarken görmüşler kolanın kapağını kapatmayan çocu…

Biraz Toprak Etimi Soyacak Kadar

Biraz Toprak Etimi Soyacak Kadar ı. göğsümde biriken o şey saçlarına pay etti beni gözlerinden bir çıngı düştü yüzümün kırışan yerine. sesimi ikiye böldüm yarısını kulağına sakladım bir yarım hep çoğaldı azalan tarafımın elinde. korkulu ve tedirginim ağaçtan inemeyen bir çocuk gibi, kalbime çarpa çarpa nefessiz kalışı kuşların bu yüzdendi kollarımın sığamayışı yeryüzüne. ıı. bir rüzgâr gelse de koparsa beni gecenin dalından karışsam solgun çiçeklerin kederini yoklayan yağmura âh bir yolunu bulu…

Neden Bitlenmedi Prenses Diana

Neden Bitlenmedi Prenses Diana ı. Sen kasıklarından fay hattı geçen karanlık Ey boğazıma şehirler kuran ortaçağ laneti Aynalardan yüzüme sıçrayan bu irin neyin nesi? ; Bana uzun yol şarkıları dinlettiler Yürüyeceğim yolu ayaklarımdan çekip. ıı. Nafile mevsimler düşüp ekmeğin bayatlığına Serin ve ışıltılı bir günaha kucak açıp Çiçeklere aralayıp içimden geçmeyeni Sığ korkular seçip avuç içimden Doğurgan bir yalan söyledim yağmura Yağmur inceltti dilimdeki kamburu. ııı. Gözlerimde kurak bir gülüm…

Göğsümdeki Çıbanı Kurcalarken Söylediğim Türkü

havada kalmıyorsa kuşların gölgesi nerede bitmeli bu türkü ı. bütün çocukluğum bir şiirin provasıymış anladım annemin dilindeki ninni babamın elindeki ekmek ninemin incele incele saydamlaşan gözleri bir delikanlının iskenderiye – kahire demiryolunda başını yaslayacak bir duvar arayışı her şey çok önceden hazırlanmış gibi ebabillerin içime dönen zembereği beni kanatlarıyla ısıtmak için kurulmuş sanki. ; bana bir sözlük verin olan biteni anlamam için. ıı. ilk çiviyi kim çaktı o çarmıha ne duydum …

Kirli Siyah

solgun bir gülüşün beklediği her neyse şehir onu kaçırdı benden taşlara kazınmış bir kelimeyi tekrarlayarak bana uzaklık bağışladı toprak toprak anlattı suyun nereye döndüğünü bilmiyorum bunu nasıl dillendirir insan içimi söken bulantıyı kim sahiplenir ayakkabı numaram karşılamıyor yeryüzünü kırılgan bileklerime sürtünüyor soğuk bu kez başlamıyorum kitaba kaldığım yerden anlıyorum bu onlar için makul bir sebepti aynı uğursuzluğu tekrar edip durdular uyku yiyen bir hikâyeyi zorladı dilime dilim …

Göl Saati | Eyüp Aktuğ

okuyamıyorum dudağında gezen şarkıyı bir diz çözülmesiyle karşılık buluyorsun bende. yağmura ve rüzgâra katıyorum sesini, uzak ülkelerden haber getiriyor gözlerin göçmen kuşlar dönecek der gibi. bir lamba yakıyorum yüzünün ortasına yeryüzünü böylece çıkarmış oluyorum aradan. sonsuz sabahlar bırakıyorsun ellerime göz çukurların diyorum bir şehre tenhalık bağışlayacak kadar cömert. Eyüp Aktuğ (Karanfil Fanzin, 11)

Göğe Tutulan Ayna | Eyüp Aktuğ

rabbim dağların boy mu atıyor yoksa yeryüzüne mi iniyor bu gök? bir kadın tanıdım vaktiyle dünyanın birinde roma’yı ikiye bölecek kadar güzel bir çağı yerinden oynatacak kadar. eğer kristof kolomb görseydi onu cayardı amerika’yı keşfinden. ı. boynunu kiraz ağacına uzatırken mırıldandığım şey: uzun günbatımları olurdu güldüğü zaman. göreli bir maviliğin koynuna uzandın ve saçlarına sakladın yağmuru bense karanlığı sıyırdım gözlerinden. evet böyle başlamış olmalıydı bunca kalabalıktan bize bir t…

Eve Dönüş Planı

beni kalbimden alıkoyan bu kent bozması, bir koşudan daha düştüm kırmızı ışıkta. eve giden yolu kaybettim dostlarım kaybettim yakamdaki kiraz lekesini ve dudağıma ilmeklediğim o şarkıyı. çok acayip şeyler oldu burada birileri tebessümü öldürür gibi güldü. allah'ım gerçek mi bunca şey? hüznüm lokavt yedi öteden beri parazitliymiş isyan. bana söylemediler ama hangi yumruğumun havada duracağını, iki elimi göğe tuttum ben de. çıkarmasa mıydım acaba kalbimi bu greve? bana bir dağ verin eteği mor …