5 Haziran 2015 Cuma

Nasıl Unutulur, Kalbin Atışı Nasıl?


Merhaba Dinçer. Merhaba...

"İtiraflar, ruhun sükûn bulmasına yardım eder." demiştin bana. Kırılgan yüzüme karşı kurduğun bu cümle, nazarımda pek itibar sahibi olmadı. Sözlerini önemsemiyor yahut ciddiye almıyor değilim. Pek tabii haklısın. Fakat sendeki bu haklılık çoğu zaman bende korkutucu bir noktaya tırmanıyor. Bu kadar haklı olmanı istemiyorum. Uzun zaman oldu onunla görüşmeyeli, üç mevsim geçti aradan. Dökülen yapraklar yerini kara, kar yerini yağmura, yağmur yerini güneşe bıraktı. Saatim nerede durdu Dinçer?

Kıymetli dostum... Yanına eskisi kadar sık uğrayamıyorum. Nedenini biliyorsun, bu sebepten bana kırgın olmadığını ümit ederim. Bundan sonrası için temennim, son buluşmamızda bana söylediklerini aklımdan çıkarmamak. Unutmaktan söz etmiştin. Cevabımı bu mektupla bildirmek istiyorum.
 nasıl unutulur, kalbin atışı nasıl?
Dinçer, zaman çok çabuk geçiyor. Bu ürkütücü karanlığı aydınlığa çıkaracak olan iksiri bazen kaybettiğimi hissediyorum. Masamın üzerinde bir saat var ve başımı saate çevirip, saat kaç, diye soruyorum. Umarım beni anlamak ihtiyacı duyuyorsundur. Hani bir defasında şöyle demiştin bana: "Şiirle, yazıyla, sanatla meşgul oluşun zihnine meşguliyet vermekten başka bir şey değil." Bu cümlenin üzerine sinirlenmiştim ben. Fakat kısmen de olsa haklıydın.

Dostum, verimli bir uykuya ihtiyaç duyuyorum. Kalbimde deveran eden korkular bazen uykularıma sıçrıyor. Dahasını buluştuğumuz zaman anlatacağım sana. Cümlelerimi daha fazla uzatma niyetinde değilim. Yakın bir tarihte buluşmak dileğiyle.

Dostun Eyüp.
5 Haziran 2015

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder