11 Nisan 2015 Cumartesi

Bir kaç söz-10

Bir aile varmış. Falanca diyarın filanca yerinde yaşarmış bu aile. Huzur ve saadet dolu bir yuvaları varmış. Fakat o diyarda, ailenin yaşadığı o topraklarda bir problem varmış. Bir grup eşkiya kötü şöhreti ile nam salmış civara. Bu eşkiya grubu bir gece vakti, size anlattığım ailenin evine baskın yapmış. Ailenin kadınlarını esir almışlar. Sonra eşkiyalar ailenin evini ateşe vermiş. Ailenin babası, eşkiyaların reisine dönüp demiş ki:

Sana hoşgörü ile bakıyorum. Sen eşkiyalığın kötü bir şey olduğunu bilmiyorsun. Sen de bir insansın ben de bir insanım. Sen de Allah'ın yarattığı bir kulsun. Ben de Allah'ın yarattığı bir kulum. Senin benim evime baskın yapmış olman, ailemin kadınlarını esir almış olman önemli değil. Seni doğru yola davet ediyorum. Elindeki silahı bırak. İyi bir insan ol. Kimseye zarar verme. Kimseyi öldürme ve kimsenin malını gaspetme.

Ailenin babası, eşkiyaların reisine bunları söylemiş. Daha sonra eşkiyaların reisi, ailenin babasına dönüp demiş ki:

Biz eşkiyayız. Senin kadınını ve kızını esir aldık. Bu onur kırıcı ve izzetini düşürücü bir şey. Senin bize kuvvet göstermeni beklerdik. Senin aileni müdafaa etmek için canını ortaya koymanı beklerdik. Biz eşkiyayız. Biz mazlum nedir bilmeyiz. Biz zulmeder, bize karşı gelenleri öldürürüz.

Hikaye bu şekildeymiş. Siz o ailenin babası yerinde olsanız, eşkiyaların reisine karşı ne söylerdiniz. Bunları söylemezdiniz değil mi? Çünkü bunları söylemek izzetimizi düşürür ve onurumuzu kırar. İzzetli bir şekilde ölümü karşılamak dururken, rezil bir yaşam sürmeyi tercih etmezdiniz. Senin kadınlarına ve kızlarına tecavüz eden, seni topraklarından koparan bir eşkiyaya hayat hakkı tanımazdınız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder