29 Mart 2015 Pazar

Saatini İleri Almak İstemeyen Adam

Bu yazıyı yazmayı planladığımda saat 02:10 idi. Şimdi ise 02:20 oldu. On dakika boyunca ne yazsam acaba diye düşünmedim. Kendime kahve yaptım. Sanırım bu gece uyumayacağım. Son zamanlarda anlam veremediğim şeyler oluyor. Ve bu anlam veremediğim şeylere karşı verdiğim tepkilere de anlam veremiyorum. Her neyse, konumuz bu değil zaten. Masamdaki dijital saat 03:00 rakamlarını gösterdiğinde, hayatımı bir anda bir saat ileri sarmış olacaklar. Yaz saati uygulamasına geçiliyormuş yaklaşık yarım saat sonra.

19 Mart 2015 Perşembe

Bu Bizim Hüznümüz: İran Sineması

 Bu Bizim Hüznümüz: İran Sineması

Geçtiğimiz yüzyılın büyük icatlarından birisi olan ve kimi insanların hareketli fotoğraf makinesi olarak tanımladığı kamera, 1930’lu yıllarda İran ile tanıştı. Haliyle İran sinemasının tarihçesi de 1930’lardan itibaren kayıt altına alındı. İran’ın etnik mozaiğine baktığımız zaman kozmopolit bir yapıda olduğunu göreceğiz. Nüfusunu Fars, Türkmen, Kürt, Arap ve diğer etnik unsurlar oluşturuyor. Bu sebeple batılıların Ortadoğu penceresi ile baktıkları coğrafyanın en güzel prototiplerinden biridir. İran’da ilk sinema salonu 20. yüzyılın hemen başlangıcında, Tahran’da açılmış olmasına rağmen İran’ın özgün sinemasını oluşturması için çeyrek asırlık bir zaman dilimine ihtiyacı vardı.

16 Mart 2015 Pazartesi

Sartre'nin Bulantısı: Varoluşçuluk

Sartre'i irdelemeden önce meselemize zemin olması için varoluşçuluk kavramının izahı ile başlamak istiyorum. Varoluşçuluk veya egzistansiyalizm, ekseriyetli kültürel ve psikolojik hareketlerin oluşabilmesi için öncelikli olarak bireysel deneyimleri şart koşan bir felsefe şubesidir. Batı felsefesine baktığımızda bilinen ilk varoluşçu filozofun Søren Kierkegaard olduğunu göreceğiz. Kierkegaard'ı diğer cins beyinlerden ayıran neydi peki? Kierkegaard, Hegel'in ve Kant'ın aksine düşün dünyasına toplumcu ve bütüncü bir bakış açısıyla yaklaşmak yerine bireysel bakış açısıyla yaklaştı.

Biraz önce gerçek manada ilk varoluşçu olarak Kierkegaard'ı gösterdim. Çünkü o, modern varoluşçuluğun kurucusu kabul edilir. Fakat, varoluşçuluğun tarihsel kökenini kurcaladığımız zaman Blaise Pascal'a kadar gidebiliyoruz. Diğer bir ifadeyle 17. yüzyıla kadar... Bu noktadan hareketle yaşam sürdüğümüz dünyada insanoğlunun varoluş macerası bir problemden ibarettir ve felsefe bu problemin çözümü için ya da problemi daha az karmaşık bir halde sunmak için yürütülmelidir. Yakın tarihin ve belki de bugünün en gözde felsefe şubelerinden birisi olan varoluşçuluk, hem edebi alanda hem de felsefi - düşünsel alanda tesirli olmuştur. Örnek vermek gerekirse şayet: Friedrich Nietzsche, Martin Heidegger, Albert Camus, Dostoyevski varoluşçuluk dendiginde aklımıza gelen ve modern varoluşçuluğun temsilcileri olarak incelenen isimlerdir.

6 Mart 2015 Cuma

MAP 2015 BY AKKÖK, 26-29 MART’TA KÜÇÜKÇİFTLİK PARK’TA

Son senelerde sanat alanında yapılan yatırımlar ve etkinlikler gün geçtikçe artıyor ve gelişiyor. Özellikle İstanbul’da hayat bulan bu tarz etkinliklerden biri var ki, çok kısa sürede hem kendine has tarzı hem de izlediği yol ile oldukça ses getirdi. Bundan 2 sene önce, ulaşılabilir sanat alternatifi olarak yola çıkan ve her yıl yeni sanatçıların üretimleriyle gelişen Mamut Art Project’ten bahsediyoruz. Mamut Art Project bu sene Akkök Holding’le birlikte yoluna devam ediyor. Akkök Holding gibi güçlü şirketlerin genç sanatçılara destek olması, hiç şüphesiz ülkemizde kültür sanatın gelişmesinde ve yaygınlaşmasında önemli rol oynuyor. MAP’15 by Akkök hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz, www.mamutartproject.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

2 Mart 2015 Pazartesi

MASAR - 1. Bölüm: Shajan'dan Masar'a

 MASAR - 1. Bölüm: Shajan'dan Masar'a
Eyüp Aktuğ

Üç yaşındaydı. Siyah, simsiyah gözleri vardı. Bacakları uzundu ve vücudunun tarife sığmayan bir güzelliği vardı. Günümün büyük bir bölümünü onunla ilgilenerek geçiriyordum ve onu çok seviyordum. Güneş gövdesine vurduğu zaman siyaha yakın olan vücudu kızıllaşırdı. O safkan, soylu bir Arap atıydı. Büyük babam adının Masar olduğunu söylemişti. Masar'ın ailesine mensup olan diğer atlar Kuveyt'te, Ürdün'de ve Lübnan'da düzenlenen yarışlarda yarışırlarmış. Masar'ın babası Shajan döneminin en şöhretli yarış atlarından birisiymiş. Büyük babamın anlattığına göre dünyanın en dayanıklı atları Arap atlarıymış. Bir gün gün boyunca hiç su içmeden yolculuk yapabiliyorlarmış.