13 Eylül 2014 Cumartesi

Sana Layık Değilim (Seslendiren - Eyüp Aktuğ)


film: sana layık değilim - sadri alışık
seslendiren: eyüp aktuğ

işin altın devri o zamanlar, biz de hızlıyız haa! korsanlık yok; otel önü, galata rıhtımı hepsi bizde. ne kadar seyahat şirketi varsa çivilemişiz. kemiğin yağlısı önce bize düşüyor. allah inandırsın; gün oluyor yöğemiye 100ü buluyor. biz de önce façaları düzelttik diyorum yani ha, tanımayan görse o sosyete teomanlarından, erdişlerinden biri zannedecek, iyi mi. e ne de olsa gençlik, delilik; e sonra bekarız da. bi gün ali efendi dayı çağırıyo dediler, bizim pederle silah arkadaşıydı. yani beni de tanır ve sever yani sizden iyi olmasın. kızı türkan acele ankara'ya gidicekmiş bu imtihan davasına, türkan dediğini de çocukken tanırım yani. bak hele, dedim ya ne çabuk geçiyor zaman. sana emanet, dedi ali efendi dayı. ya lafı mı olur emanet kız tabii ya. bi de baktım türkan hiiihh! abi ay parçası gibi... yani nutuk tutuldu böyle, hani heykel olmuşum heykel. ev eşyası gibi kalmışım. kız yauuv sen bu kadardın, dedik demedik, atladık arabaya doğru, iki laf ettik, baktım ağzından bal akıyo. yauuv yok böyle şey be! hani o yolları, bolu dağlarını geçtik mi uçtuk mu, bu nibete kör bakim hatırlamıyorum ha. ya beş saatte girmişim ankara'ya diyorum. sonra kız emanet ya, gece attım iskemleyi kapısının önüne, iki pakette cigara, sabaha kadar oturdum, iyi mi. ertesi gün verdi imtihanı, atladı arabaya, yauuv kız değil afet be! hani giderken uçuyoduk ya abi, dönüşte kaplumbağ. böyle 30-40 km diyorum. niye, diye sordu bi kaç kere. bozuk bozuk, dedik, yersen tabii... yol bitecek diye ölüyorum abi! sonra bitti o yollar, iyi mi. kasımpaşa'ya geldik, elimi sıktı; gene görüşelim, dedi. teşekkür ederim, senin kadar tatlı, iyi bir insan görmedim, dedi. böyle içimden bi şiy attı, kalbime oturdu kurşun gibi. sonra elini salladı. allah kahretsin, yani erkeklik olmasa ağlicam be! 3-5 gün gelemedim kendime. yauuv buram yanıyor abi na! direksiyon yok, taş viraj... yauuuv trafik memurunu türkan görüyorum, iyi mi. sebepsiz yere doluyor gözlerim. ne yemek, ne içmek. durup dururken bi ağlama... ölüyorum be! n'oldu, dedi ekrem. iş dedim; ama ısrar etse de anlatsam diye içim gidiyor. sonra baktım, üstelemedi; ben kendiliğimden döküldüm. yani, ihtiyaç abi, anlarsın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder