26 Ağustos 2014 Salı

Düğüm (Kendi şiirlerimden)


(bu şiirde beş düğüm var. son düğümü atılmadı henüz.)

düğüm

birinci düğüm: 
leylâ, bir dağ var önümde. 
çölü nereye sakladın?

hangi yol varır şu dağın ardına,
göğsümdeki ateşi hangi türkü alır?
kan terlerken avcundaki kına,
alnına işlediğim şiiri, o karanfili,
hangi rüzgâr dalından koparır?

diye sormadı.
oyası ince bir yazmaya
düğüm etti kalbini.
*
ikinci düğüm:
şirin, bu dağı aşırır mı,
çöl yutan yüreğim?

denk düşmüyordu birbirine,
verdiğim soluk ile aldığın nefes.
çehreni ezber ettim, kırılgandı yüzün,
ondan mı bir deprem düştü
baktığın her aynaya?

diye sormadı.
rengi menekşe bir günaydına
düğüm etti kalbini.
*
üçüncü düğüm:
aslı, neden ışıtmıyor gecemi,
külünden ateş çattığım bu şiir?

derince bir gök sarındım sırtıma,
o kırlangıcın kanatlarıyla ısındım,
bırakmadım dünyaya açık tek kapı.
bir de yol buldum hiç yürünmemiş,
hangi pencereye varır bu yol?

diye sormadı.
başı yangın bir dağa
düğüm etti kalbini.
*
dördüncü düğüm:
gravier, her harf adına koşarken,
ismin neden düşmüyor kâğıda?

bir ormanı çiğner gibiydi
şiirden kaçışın.
benim çivit gözlü kentimi
ağma bırakan bu karaltı
nerede saklıyor yazgımı?

diye sormadı.
yatağı kayıp bir ırmağa
düğüm etti kalbini.
*
düğümü çözmeden
şöyle susmak istedi:
iki nefes arasına sıkıştı gökyüzü.
o dağın başı, iki isim arasına uzandı.
hiç yürünmemiş bu yol
iki adım arası kadardı.
~

4 yorum:

  1. yüreğine sağlık kardeşim ancak gönlüm dilerdi ki sorabilinse: gravier şairine kavuşabilse..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim ubeydullah. beşinci düğüm atılmadı henüz.

      Sil