23 Temmuz 2014 Çarşamba

O'nun için bir hayal kursam



















o'nun için bir hayal kursam,
acaba incinir mi kalbi?

Sonra ikimizde kendi yanlışımızın peşi sıra gittik. Ben ellerimi uzatmadım, o da dönüp bakmadı. Çok fazla yürüdüm, ayaklarım acıyınca anladım bu şehrin ellerimin arasından kayıp gittiğini. Hani Sezai Karakoç diyor ya bir şiirinde, yorulduğum ayakkabılarımdan değil ayaklarımdan belli... Birisi bir mezarı süslemiş, ne bileyim içine salıncak kurmuş, oyun parkı yapmış, güneş çizmiş - bulut çizmiş... Bir mezarı ne kadar süsleyebilirsin ki. Nasıl saklayabilirsin ölen kişiyi kendisinden.

Her neyse. Daha incelemem gereken bir film var. Filmin adı Lili... Bu isim size tanıdık geliyor değil mi? Sezai Karakoç'un Liliyar şiirine ilham kaynağı olan filmin ta kendisidir. Umarım altından kalkabilirim bu filmin. Kalemimin yetersiz olduğunu hissedersem başka bir filme yönelmek zorunda kalabilirim. Dergimizin yeni sayısı için hazırlıyorum bu inceleme yazısını. Ağustos sonu veya Eylül başı gibi çıkarmayı planlıyoruz.

Ramazanda bitiyor. Nasıl geldi, nasıl geçti anlamadık. Bu cumartesi memleketime yolcuyum. Bayramın aile büyüklerim ile geçireceğim. İnşallah herkes için güzel bir ramazan ayı olmuştur. Günün bir başka önemli noktası daha var. Bugün Kadir Gecesini idrak edeceğiz inşallah. Rabbim, gecenizi bereketli kılsın. Hayırla kalın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder