21 Temmuz 2014 Pazartesi

Lahza Dergisi'nin Dördüncü (4) Sayısına Dair
























Geçen hafta Ubeydullah ve Mete ile buluştum. Fotoğraf Latte Kafe isminde bir mekânda karar kıldık. Ramazan olması sebebiyle oruç tutuyorduk. Cehennemi bir sıcak vardı. Her neyse, ciddi şeylerden konuştuk o gün. Sonra toplantımızı nihayete erdirip kitabevlerine keşfe çıktık. Birkaç haftadır hayli yoğun olduğumdan bana biraz iyi geldi bu buluşma. Ne bileyim, teneffüs gibi oldu.

Evvela Diyanet Vakfı'nın kitabevine girdik. Gayemiz, Güvercin Gerdanlığı'nı almaktı. (Almak isteyenler için bilgi olsun diye söylüyorum: Kitap Endülüs Edebiyatının nadide örneklerinden. İbn Hazm'ın Aşk tefsiri olarak da şöhret yapmış bu muazzam eseri, 10 liraya alabilirsiniz yüzde yirmi indirimle.)

Nerede kalmıştık. Kitabı bulduk ve aldık. Görevimiz tamamdı. Bir de NUN Edebiyat ailesine büyük katkılar sağlayan Dünyayı Kurtaran Kitabevi'ne bir ziyarette bulunalım dedik. Kitapları incelerken, Ubeydullah bir dergiyi fark etti. Derginin adı Lahza idi. Evet, Lahza Dergisi... Derginin adını duyar duymaz aklıma Necip Fazıl'ın şu mısraları geldi.
Yolu tam dönerken arkana bak da
Köşede bir lahza kalıver gitsin.
Ubeydullah'ın fark ettiği Lahza Dergisi dördüncü sayısında gencecik bir dergiymiş. Elimizde ise Haziran '14 sayısı mevcut zaten. Dergilerimizi temin ettikten sonra, bir hışım, bir iştah, bir arzu ile sayfaları karıştırmaya başladık. Evime ulaştığımda dergiyi daha teferruatlı inceleme şansına sahip oldum.

Derginin Boyutu Sıkıntılı 

Derginin boyutunu beğenmedim. Kullandıkları boyut, hem görsellik açısından zayıf ve etkisiz kalıyor hem de derginin muhtevasına iyi bir zemin oluşturamıyor. Derginin içerisindeki nesir ve manzum eserler, derginin boyutu yüzünden askıda gibi kalmış.

Tavsiyem: Yükseliğini biraz artırmak ve genişliğini düşürmek iyi olabilir. Letter boya yakın bir ölçü mesela.

Derginin Kapak Tasarımı

Dergini kapak tasarımı konusunda biraz düşüş var gibi. İkinci ve üçüncü sayılardaki orjinal ve kendine özgü kapak tasarımının yerini, herkesin aklına gelebilecek, bir özgünlüğü olmayan kapak tasarımı almış.

Tavsiyem: Ben grafiker değilim. Ama kapakta nesne kullanımı bir edebiyat dergisi için güzel olacaktır.

Derginin İç Tasarımı

Derginin iç tasarımına gelecek olursam eğer. Bir derginin ilk gençliği için fena sayılmayacak nitelikte olmuş. İç tasarımı yapan, anladığım kadarıyla derginin imtiyaz sahibi oluyor.

Tasarımını Beğendiğim Sayfalar:  Dört - Dokuz - On Üç
Tasarımını Hiç Beğenmediğim Sayfalar: Sekiz - On Dört - On Beş - On Altı - On Yedi

İlave Yorum: Sekizinci sayfadaki fotoğraf makinesi görseli çok çirkin bir görüntü oluşturmuş. Dergi 16 sayfa (iç sayfa sayısı). Havuzdaki nesir ve manzumlar 16 sayfayı dolduramayacak (nicelik yönüyle) boyutta olabilir. Ama dergi illa 16 sayfa çıkmak zorunda değil ki. 16 sayfaya ulaşabilmek için kocaman bir sayfayı görüntü kalitesi düşük bir görsel ile harcamak bir hatadır.

İç sayfaların son sayfası, Soma faciasına ayrılmış. Çok hassas bir konu. Soma'ya değinmeleri ayrıca mutlu etti beni. Ama -televizyon diliyle- ekran karartmaları ve faciayla ilgili bir mesaj yayınlamalarını tavsiye ederdim. Soma faciasıyla ilgili kullanılan resimlerin yerine illustration çalışması çok güzel olurdu.

Bir başka mesele: Lahza'ya Fısıltılar bölümü güzel olmuş. Gözü rahatsız eden bir şey var ama. Bu bölümde on iki adet mesaj var. Her mesajda ya da sizin ifadenizle fısıltıda "Lahza"nın logosunu kullanmanızı tavsiye etmem. Bir de şu var. Temmuz sayınız çıktı mı bilmiyorum. Elimdeki 4 numaralı Haziran '14 sayısı. 16. sayfadan söz edeceğim. Derginin ilk üç sayısının kapağını paylaşmışsınız. Ama siz genç bir dergisiniz. İnşallah 40. sayııya ulaşırsınız. Keşke otuzuncu, yirminci sayılara  ulaştığınız zaman eski sayılarınızı kapaklarını paylaşsaydınız. Çünkü kağıt değerli bir malzeme. Kullanılan kağıdı eser neşretmek için kullanmak daha iyi gibi geliyor bana.

Derginin Nesir ve Manzumları

Derginin en çok sevdiğim yazısı "Editör'den" yazısı oldu.  Samimi bir üslup ile sohbet havasında kaleme alınan editör yazısında insanoğlunun yaşadığı ikilem ve çelişkilere güzel bir makas atılmış. Derginin şiir bölümü zayıf. Şiir bahsine daha fazla ağırlık vermenizi tavsiye ederim.

Aklıma şimdi geldi. Dergi'de kullanılan font güzel olmuş. Ama kullanılan fontun sabit bir puntosu olması lazım. Sayfadan sayfaya punto numaralarının değişiyor olması iyi değil gibi.

Hususi Mesaj

Allah yardımcınız olsun. Taşra dergiciliğinin içerisinde olan birisi olarak nasıl sıkıntılar yaşadığınızı az - çok tahmin edebiliyorum. Ne çok şeyi eleştirdin diye sitemde de bulunabilirsiniz. Bilmiyorum, belki siteminizde de haklısınız. Ama Lahza'yı iyi yerlerde görmeyi dilerim. Bunun için derginin kapağından redaktesine, sayfaların çizgisinden boyuta kadar irdelemek lazım. En önemlisi de şu. Dergi illa 16 sayfa illa 20 sayfa olacak diye bir kanun maddesi yok. Dergiler bizler için bir okul vazifesi görüyor. Hemen her kalem ehli dergilerde kalemini yoğuruyor. İşte böyle.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder