20 Mayıs 2014 Salı

Kafka, Kont ve Koltuk

E. - Selamun Aleykum, nerdesin?.
M. - Aleykum Selam, evdeyim.
E. - Dışarı çıkacak mısın?
M. - Çıkmayacağım.
E. - Tamam.

Hava kapalı... Yağmuru arkasına takan bir rüzgar var. Gökyüzünün suyu çıkacak gibi... İstasyon caddesi tenha. Bu büyük caddeyi hiç bu kadar boş gördüğümü hatırlamıyorum. Sağıma ve soluma bakınıyorum. Sağ tarafımda, başında taşıdığı simitlerin üzerini yağmurlukla kapatan bir adam görüyorum. Sol tarafıma baktığımda ise beş altı kişilik bir bankamatik kuyruğu... Belediye otobüslerinin hırıltılı sesleri arasında, karşı kaldırıma geçtim. Volkan Kitabevinin aşağısına uzanan caddeyi yürüdüm, işte karşımda Ulu Camii...

M. - Alo...
E. - Ne oldu?
M. - Nerdesin?
E. - Ulu Camii civarındayım.
M. - Kömürüm bitti.
E. - Hava o kadar soğuk mu?
M. - Yanında para var mı?
E. - Var.
M. - İthal kömür al. 30 kiloluk olanlardan. Kuşçunun yanındaki kömürcüden.
E. - Tamam.
M. - Görüşürüz.

Gazete bulmalıydım. Kömür çuvalının sırtlamam gerekiyordu. Gerçi paltom oldukça eski. Kirlense de önemli değil. Ama yine de kirlensin istemiyorum. Dünün gazetesi mi diye sordum, dükkanın sahibine. Öyle dedi. Bu gazeteyi sırtıma ser, dedim. Çuvalı sırtladım. Ev çok uzak değildi. Ama yoruldum. Üşüdüm de...

İşte kapının önüne vardım. Nefesim alışım derin.

E. - Kapıyı aç, ben geldim.
M. - Ne bu halin?
E. - Yoruldum. Tek misin?
M. - Yok ecinniler var.
E. - Çay içeriz o halde.
M. - Salona geç, ben çayını getiririm.
E. - Kafka'yı mı okuyorsun hala?
M. - On ikinci kez okuyorum. Çıldıracağım.
E. - Çıldır o halde.
M. - Ezberlemen için getirdiğim şiiri ezberledin mi?
E. - Fecir Devleti mi, ezberlemedim? Ama sana gangster filmi getirdim.
M. - Oraya oturma.
E. - Kontlar kont koltuğuna oturur.
M. - Bu evin kontu benim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder