31 Mart 2014 Pazartesi

Peynir - Nun Edebiyat Dergisi 12. Sayı

peynir – eyüp aktuğ

Nedense her yağmurun ardında, bu gülümseyişin kokusunu duyar gibi oluyorum. Ardından ılık bir bahar güneşi yokluyor göz kapaklarımı. Tam da bu anda, ismini geçirirken kalbimin en kuytu köşesinde, saçlarından kopan bir meltem ellerimden tutup, beni iki kaşının ortasına bırakıyor. Bir şiir ayaklarıma dolanıyor, kaşlarından kirpiklerine doğru koştururken… Evet, üç güzel şey görmüştüm hayatta, birincisi sağ gözün, ikincisi sol gözün, üçüncüsü ise tebessümün. Daha ne isterdim ki…

Gülümsemen gerekiyor. Kuşların kanatları üşüyor bak. Gül ki, titremesin bulutlar, bahar erken uğrasın bu diyara, içtiğim çay buz kesmesin içine kor düşürdüğüm bardakta. Orta şekerli bir tebessüm isteyeyim gözlerinden, bırakalım da bir ömür hatırı kalsın şerbet döktüğün gönlümde. Bir tebessüm ne işe yarar ki deme, Allah ömür verir de ihtiyarlarsam bastonum yaparım o tebessümünü. Gülümseyişin ile tırmanırım her yokuşu. Tebessümünden bir parça da toprağa ekerim mesela, gül bahçesi olur buralar. Hasta olsam, ilaca gerek kalmaz sanırım, bir gülsen ağrılarım hemen diner. Gül ki, şiirsiz kalmasın dünya.

Gülümsemen gerekiyor. Bir ıssıza kalabalık düşüyor bak. Gül ki, yollar hep güneşe çıkarsın kaybolmuşları, orta yerden kırılmasın kalem adını yazıyorken, yine gözlerin bayram sabahlarına götürsün beni, yeşil kalsın ağaçlar, susmasın şarkılar. Rengârenk bir tebessüm isteyeyim gözlerinden, bırakalım da gökkuşağında kaç renk var öğrensin çocuklar. Bir tebessüm ne işe yarar ki deme, deniz görmemiş bu memlekete okyanus yaparım o tebessümünü. Gülümseyişin ile güneşi bile ısıtırız. Tebessümünden bir parça da kâğıtlara dökerim mesela, en güzel masalı okumuş olur insanlar. Gül ki, çöl yutan kalbime yağmur dolsun.

Gülümsemen gerekiyor. Kötü adamlar oyuncakları kırıyor bak. Gül ki, hiç büyümesin bir yerlerde yarım kalan çocukluğum, sobeleyim saklanan gamzelerini, koparmayı unutayım takvim yapraklarını, kalbimi kanatlandıran bu salıncakla bulutlara değsin başım. Ömürlük bir tebessüm isteyeyim gözlerinden, bırakalım da zaman nasıl durur görsün insanlar. Bir tebessüm ne işe yarar ki deme, gölgene hasret bu kalbe ayna yaparım o tebessümünü. Gülümseyişin ile yıkayayım yüzümü her sabah. Tebessümünden bir parça da geceye çizerim mesela, güneşi hatırlasın karanlığa uyananlar. Gül ki, ömrü uzasın kelebeklerin.

Gülümseyişin ne de çok yakıştı gökyüzüne… Peynir de, bir şiir tamam oluyor. Diyorum ki, çerçeve yapalım mı bu satırları, o ak pak tebessüm için. Hep gülümsesen olmaz mı? Hem, kuşların kanatları da üşümemiş olur.

20 Ocak 2014
Sivas (Soğuk Olmayan Bir Kış Günü)

3 yorum:

  1. Yuregine saglik krdsm. Guzel ve içten duygularla yazilmis bir eserini paylaşmışsın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim aziz kardeşim...

      Sil
  2. Yine çok güzel olmuş. Kalemine sağlık.
    Gülümsemek, yârin yürek teline inceden bir dokunuş muydu? Ve o dokunuşun tınısı tüm vücudu titretebilir miydi? Gözlerdeki, o bir çift bakıştaki umudun dudaklardan dökülmesiydi belki de gülümsemek. Belki de, belki de sadaka uğruna geride bırakılmış bir tebessümdü sadece... Ve yar çoktan gelip geçmişti önümden hatta görünmez olmuştu kendi yolunun sonunda; ben küçücük bir gülümsemenin gün ışığının görünmeyen yüzünde bunları ararken.

    YanıtlaSil