16 Şubat 2014 Pazar

Biraz mavi gönder defterimin arasına

Ben bu gülümsemeyi iyi tanıyorum. Hem de çok iyi...  Sen güneş nasıl doğar gördün mü hiç? 
Bir yağmur damlası nasıl düşer toprağa, izledin mi?
Rüzgarla yarış ettin mi, her sonbahar akşamında?

Ben güneş nasıl doğar gördüm, pek çok kez... Islandım da yağmurda ve izledim toprağa düşen her damlayı. Rüzgarı saçlarımda gezdirdim, gazel dönüşü...

Gülümseyişin ile parlaklığına kavuştu güneş. İnan ki sen gülümsedin diye hıçkırdı bulutlar? Toprak, sen güldün diye kucak açtı yağmura ve bahara. Ve sen güldün diye rüzgar yerinde duramadı.

Gravier... Sen gül. Dünya daha güzel olsun. Sen gül. Gül ki gülümseyişimin bir anlamı olsun. Gravier. Yarın yeniden maviye boyanacak yeryüzü. Uzun bir hasretti bu. Her saniyesi bir güne yürüdü de geçmek bilmedi zaman. Az kaldı, çok az... Dedim ya, şurda güneşe ne kaldı?

Sizin oralar sıcaktır şimdi. Bizim buralara benzemez havası. Biraz güneş getir. Biraz tebessüm koy cebime. Biraz mavi gönder defterimin arasına. Neyse...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder