21 Ocak 2014 Salı

Böyle büyük yerlerde ufak tefek şeyler olabilir.

Ne zaman işlerim ters gitse, yukarıda okumuş olduğunuz (umarım yazı başlığı dikkatinizi çekmiştir) cümleyi kullanırım. "Böyle büyük yerlerde ufak tefek şeyler olabilir."

Dilwale Dulhania Le Jayenge filmini izlerken hayli hoşuma gitmişti bu replik. Çok sevmiş olacağım ki, yakın çevremde mizah konusu dahi oldu. Bu arada finallerim bitti ve sonuçlar açıklandı. Üç yıldır veremediğim bir ders vardı, hani şu rüyalarımı kabusa çeviren ders: Matematik. Yahu "Matematikte ne var? Toplama çıkarma yapamıyor musun?" diye sormayın. Elbette yapabiliyorum, ama türev-integral-limit-diferansiyel-özel tanımlı fonksiyonlar diye bi dünya konu var. Eh benim de bu konuda kabiliyetim pek kıt olunca 2010 yılında aldığım dersi 2014 yılında, mezun olurken ancak verebildim. Ama geçtim sonunda. Dedik ya, böyle büyük yerlerde ufak tefek şeyler olabilir, diye... ;-)

Lafı geçmişken, birazda KPSS sürecimden bahsedeyim. Dikkatinizi çekmişse son aylarda bloga girişim çok düştü. Nedenini merak etmeyin, KPSS... Mezun oluyoruz ve ilk yılımda hemencecik atansam hiç fena olmaz. Türkçe, Coğrafya, Tarih, Matematik, Anayasa, Ölçme Değerlendirme, Gelişim Psikolojisi, Öğrenme Psikolojisi, SınıfYönetimi, Öğretim Yöntem ve Teknikleri, Materyal Tasarım, Program Geliştirme, Fizik, Kimya, Biyoloji, Yer Bilimi, Alan Eğitimi Yöntem ve Teknikleri... Hufff! Yazarken yoruldum arkadaş. Anlayacağınız yoğun çok yoğun bir süreç içerisindeyim.

Üstüne kötü bir haberim var. KPSS dersanemdeki bütün matematikçiler aynı anda istifa edip gittiler. Aralarında anlaştılar mı, anlamadım. Ama yaptıkları net olarak büyük terbiyesizlik. Dönemin ortasında çekip gittiler resmen. Her neyse, böyle büyük yerlerde ufak tefek şeyler olabilir diyelim.

Anlatacağın başka şeyler yok mu, diye sorarsanız, var diye cevap veririm. Mesela, dün akşam bir trafik kazasına şahit oldum. Şükür can kaybı yok. Ama biraz komikti. Alkollü bir bayan sürücü Köşk Taksi durağında tek yön yola tersten girdi. Karşıdan araba gelince durmak zorunda kaldı.  Trafik tıkandı bu sırada. Mecburen geri geri gitmek zorundaydı. Geri geri giderken direksiyonu yanlış yöne kırınca Köşk Taksinin araçlarından birisine çarptı. Hızını alamadı, kaldırım kenarındaki demir dubaları yıktı. Sonra durdu. Bu sırada taksicilerin küfürleri, hafif kargaşa derken kadının alkollü olduğu anlaşıldı. Kendi kendisini rezil rüsva etti. İşte alkol insanı ne hale düşürüyor. Sanırım Atatürk caddesi üzerindeki bardan çıkmışlar.

Boş verelim en iyisi. Bu satırları yazmadan bir yarım saat önce bir filmi bitirdim. Filmin adı: Karigurashi no Arrietty... Bizim dilimize Aşırıcılar olarak gelmiş. Konusu çok güzel. Zaten büyük Üstad Miyazaki yapmış.
Borrower adı verilen, sadece 10 cm boyunda olan ve normal boyutlardaki sıradan insan evlerinin yer döşemelerinin altında yaşayan bir grup ufak insan bu filmin baş kahramanları!
12 yaşındaki Sho’nun, annesinin çocukluğunu geçirdiği eve gelir ve arabadan inerken bir kedinin çalıların arasındaki bir şeye saldırmaya çalıştığını farker. Kısa bir süre sonra, kediye bir karga saldırır ve kedi kaçar.
Sho çalılığa dalıp, kaçan kedinin neyin peşinde olduğuna bakarken 14 yaşında bir Borrower olan Arrietty’i görür. Aynı gece, Arrietty’nin babası Pod, kızına nasıl şeker aldıklarını öğretmek için onu döşemenin üstüne çıkarır. Bu sırada Arrietty, Sho’nun uyanık olduğunu fark edip elindeki küp şekeri düşürüyor. Sho her ne kadar korkmalarına gerek olmadığını söylese de, Pod artık buradan taşınmaları gerektiğine karar verir.  


















Fragmanı izlediyseniz, çok beğendiğinize eminim. 94 dakika. Hemen bitiyor. Ailecek, çoluk çocukla izlenesi on numara bir film. Adi çizgi filmlerden değil. Ön yargılı yaklaşmayın. Zaten imdb puanı ortada: 7.7

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder