27 Ocak 2014 Pazartesi

Hicret-i Aşk (Kendi şiirlerimden)

Ölçü: 14
Düzen: eaea
Hicret-i Aşk
Muhabbete kıyâm etmeyen bilmez nejvâmı,
Alnım gölgene düştü, secdeme nevâsın sen.
Deleb-i Nâr’da demlenmeyen duymaz nidâmı,
Gönlüm seyrine düştü, derdime devâsın sen.

Leyân-ı helyâsın, bu gece zilâl görünür,
Nûr-u iklimâm, yüzün her dem zülâl görünür,
Tarifin mümkün mü, yolunda nasıl ölünür?
İsmin zikrime düştü, diyâr-ı gülârasın sen.

Mecnûn çölden geçti, çöl ise benim kalbimden,
Her duâm damağımdadır, ses çıkmaz dilimden,
Sen ten-i gülâbım, kansam bâdeye elinden,
Ömrüm ateşe düştü, ardîn-i güfrânsın sen.

Ey Zirefşânım, zerâsa dediler Leylâ’ya,
Mehfâm-ı mehsimâm, mehsâ dediler Şehlâ’ya,
Karşında diz çökerdi, yüzün dönsen Delyâ’ya,
Gözüme perde düştü, dilyâr-ı hasnâsın sen.

Dilâma dilâsa oldun da kamrân eyledin,
Dilrubâ’ken Dilâra oldun hayrân eyledin,
Mehtabıma İbrîn oldun da seyrân eyledin,
İsmime Aşkî düştü, oysa nâr-ı aşksın sen.
                                Eyüp Aktuğ

21 Ocak 2014 Salı

Böyle büyük yerlerde ufak tefek şeyler olabilir.

Ne zaman işlerim ters gitse, yukarıda okumuş olduğunuz (umarım yazı başlığı dikkatinizi çekmiştir) cümleyi kullanırım. "Böyle büyük yerlerde ufak tefek şeyler olabilir."

Dilwale Dulhania Le Jayenge filmini izlerken hayli hoşuma gitmişti bu replik. Çok sevmiş olacağım ki, yakın çevremde mizah konusu dahi oldu. Bu arada finallerim bitti ve sonuçlar açıklandı. Üç yıldır veremediğim bir ders vardı, hani şu rüyalarımı kabusa çeviren ders: Matematik. Yahu "Matematikte ne var? Toplama çıkarma yapamıyor musun?" diye sormayın. Elbette yapabiliyorum, ama türev-integral-limit-diferansiyel-özel tanımlı fonksiyonlar diye bi dünya konu var. Eh benim de bu konuda kabiliyetim pek kıt olunca 2010 yılında aldığım dersi 2014 yılında, mezun olurken ancak verebildim. Ama geçtim sonunda. Dedik ya, böyle büyük yerlerde ufak tefek şeyler olabilir, diye... ;-)

Lafı geçmişken, birazda KPSS sürecimden bahsedeyim. Dikkatinizi çekmişse son aylarda bloga girişim çok düştü. Nedenini merak etmeyin, KPSS... Mezun oluyoruz ve ilk yılımda hemencecik atansam hiç fena olmaz. Türkçe, Coğrafya, Tarih, Matematik, Anayasa, Ölçme Değerlendirme, Gelişim Psikolojisi, Öğrenme Psikolojisi, SınıfYönetimi, Öğretim Yöntem ve Teknikleri, Materyal Tasarım, Program Geliştirme, Fizik, Kimya, Biyoloji, Yer Bilimi, Alan Eğitimi Yöntem ve Teknikleri... Hufff! Yazarken yoruldum arkadaş. Anlayacağınız yoğun çok yoğun bir süreç içerisindeyim.

16 Ocak 2014 Perşembe

Durum raporu-19

Yeni bir durum güncellemesi yapayım dedim. Keyifler yerinde şu sıralar. Gönlümüz şerbetli. Havaların güzelliğini de katarsam yanına, tam bir bahar sevinci. Bu mevsimde bahar da nereden çıktı demeyin. Mesela dün öğle saatlerinde hava sıcaklığımız 13 dereceyi görmüştü. Size küçük bir rakam gibi gelebilir, ama Sivas'ta yaşadığımı hatırlatırım. Bir başka durum raporunda şöyle demiştim ya sizlere: "İlkbahar, yaz, sonbahar, Sivas..."

Öte yandan Nun Edebiyat adına çok güzel şeyler olmaya devam ediyor. Dergimiz artık büyüdü galiba. Ama kalbi hala çocuk. Umarım heyecanımızı kaybetmeyiz. Aslına bakılırsa, biz Nun'u bir edebiyat dergisi olarak görmüyoruz. Harbiden... Bizim ekip bir aile gibi. Nun'da bu ailenin adı. Bu arada KPSS çalışmalarım devam ediyor. Umarım güzel şeyler olacak. Alan bilgisinden Fizikte hayli eksiğimin olduğunu fark ettim. Eksiklerimi kapatmaya çalışıyorum.

Biraz sonra dışarı çıkacağım. Sağlam bir mekan var burada. Mekanımızın adı Şems Kahve... Daha kahvesini içmek, hüpletmek kısmet olmadı. İyi de, benim kahve saatim gece yarısı.. Gece yarısı da Şems açık olmuyor. Ama saray kahvesini bir gün deneyeceğim. Umarım sizlerle daha sık görüşürüz. Selametle o zaman.

Ne Çok İsterdim (Kendi şiirlerimden)

Ölçü: Serbest
Düzen: Serbest
Ne Çok İsterdim
anne.
ne çok isterdim,
elini bir ben öpmesem.
*
annem.
bir ninni fısıldasan ya,
bunca hüznü uyutsam dizinde.
bir masal anlatsan bana,
biraz daha büyütmesem bu yüreği.
*
anne.
gökyüzü hep siyah kalmaz,
değil mi?
               Eyüp Aktuğ

6 Ocak 2014 Pazartesi

Sûret-i Aşk (Kendi şiirlerimden)

Ölçü: 14
Düzen: ee
Sûret-i Aşk
Dilimi kan eyle lâkin kalbime dokunma,
Lisânın bende kalsın başka dilde okunma.

Bir katre yağmur eyle o ılık nefesini,
Derdime şifâ olur bir kez duysam sesini.

Bu demde doğunca o gözlerin mehtabıma,
Penceremden güneş süzülür aşk kitabıma.

Kalem kırılır korkarım adını yazmaya,
Karanfil yaraşır saçındaki al yazmaya.

Kırarsın aynaları seni sana göstersem,
Gönlüm sana aynadır diye seni seslesem.

Bâde-i aşk diyerek iç gözümdeki yaşı,
Bu şiire bestekâr eyle gözündeki kaşı.
                              Eyüp Aktuğ