22 Aralık 2013 Pazar

Bir şiir tamam oluyor şu an...

gravier. üşümüş olmalısın.
al bu şiiri, yak.

gravier. artık gözlerinin yeşil olmadığını biliyorum, üstelik maviye çalar bir tarafı da yok. ama neden gözlerin kalbimin istasyonuna yaklaşınca, ayaklarımı günahın girmediği yemyeşil bir ormanda buluyorum. neden gözlerin gözlerime uğrayınca, parmaklarımı masmavi bir okyanusun sırtında gezinirken görüyorum. bu soruları cevaplayamam. her şey sana benzerken sana benzemeyen tek bir şey nasıl gösterebilirim.

gravier. artık doğum gününün tarihini net olarak biliyorum. bir seçim yapmam gerekiyordu. 17 mi yoksa 18 mi? şimdi biliyorum, kalbimin hangi gün dizlerine yuvarlandığını. sen de çok iyi biliyorsun ki, ben doğduğum da henüz yeryüzünde sen yoktun. ama bilmediğin bir gerçek var. sen doğana kadar da yeryüzünde ben yoktum. artık üşümüyorsun değil mi?

gravier. ne de güzel gülümsüyorsun? şiirlerden bir çerçeve yaptım, bu ak pak tebessüm için. gösterişli bir şey değil. cilasız. yalın kat bir mutluluk var mısralarda. sağ yanağındaki şu ben olmasaydı, sanki eksik kaldırdı bu şiir. her şeyi nasıl da tamam ediyorsun. şu an parmaklarımı ısıtan bir şarkı dinliyorum. sandy posey yükseliyor lacivert bulutlara.

gravier. peynir de. bir şiir tamam oluyor şu an.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder