17 Kasım 2013 Pazar

Yankı koridorunda güz sessizliği

Evet. Bu tam olarak böyle olmalıydı. Ağır aksak unuturken benliğimi, bir yanlışın peşinde hiç farkında olmadan ilerlerken ya da benimle beraber başkalarını da sürüklerken bu kördüğüme, tamam dedim, buraya kadar. İşte böyle olmalıydı. Yeniden kendi dünyama döndüm. Nefessiz kalmıştım, belki kalbime ihanet ediyordum. Bir bahar yağması ziyaret etmişti avuçlarımı. Nereye dokunsam, dokunduğum yerde yangınlar artacak sandım. Bu mevsim bu kadar sessiz miydi? Geçen yılları düşünüyorum da, bu sakinlik hayli ürpertti beni.

Öte taraftan... Ötesi berisi yok işte. Hepsi bu kadar. Yankı koridorunda bir ileri bir geri salınıyorum. Ama bu koridor hiç bu kadar sessiz olmamıştı. Kıpırtısız, sakin, sanki biraz da huzur dolu. Ne bileyim, belki de kendimi kandırıyorum. Ama dedim ya, bu böyle olmalıydı. Böyle olmasaydı, dünyamdan bütünüyle kopacaktım.

Şehrazat'a selam.
Selam Lili'ye.
Annabellee'ye selam.
Selam Sophie'ya.
Monna Rosa'ya selam.
Selam Gravier'e.

göğe selam.
toprağa da.
suya ve ateşe.
yeniden günaydın
bana geri gelen gökyüzü.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder