3 Ekim 2013 Perşembe

Hazan düştüğü yerde kalır

Böyle dediler bana.
Hazan düştüğü yerde kalır.
Bu yağmada bize kalan sade hüzün.
Gravier.

Hayır. Mutluluğun sende kalsın! Hüznünü verebilir misin bana? Çünkü İlhami Çiçek der ki, "yalnız hüznü vardır kalbi olanın..."

Şimdi, ilkyaz sessizliği kadar kıpırtısız bir güz kovalıyorum. Düşünüyorum da atını uçuruma sürenlerden kim kaldı? Bir biz mi varız. Hisset bakalım, görebilecek misin, incecik perdelerde tüllenen ama bir türlü pencereden içeri giremeyen baharı.

Bir isyan dilekçesi değil dudağımın kiri, pası... Çok toprak öptü dudaklarım, kim söylediyse doğrudur. Çokça da demir kemirdim pasını çıkarana dek. Kaldırım taşlarını da sayıyorum bazen. Ama neden bilmiyor Leyla, gerekli olduğunu... Bu savaşı, bu yağmayı bitirecek sözlere, gözlere sahipken üstelik.. Yanlış işitmediniz. Kalbime uğrayan bu istila Moğollar'ın istilasından daha şiddetli. Bilmem, hiç deprem oturdu mu bakışlarınıza? Altında kaldınız mı yıkılan gözyaşlarınızın.

Az kaldı, çok az... Oysa?

3 yorum:

  1. Çok beğendim : ) Mecnun...

    YanıtlaSil
  2. Selam olsun can dosta.
    Ben sadece çarşı izinlerimde seni takip edebiliyorum aziz kardeşim.
    Allaha emanetsin.
    Bu arada ayağın inşallah iyi olmuştur.
    Dua eder dua beklerim.
    Unutma beni :):):):)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok mutlu ettin beni kardeşim. Allah yardımcın olsun. Selametle, hayırla dönmeni bekliyorum. Ayak bileğimdeki kırık iyileşti. Dualarım seninle. :)

      Sil