16 Temmuz 2013 Salı

Kusku (Kendi şiirlerimden)

Ölçü: Serbest
Düzen: Serbest
Kusku
ı
kalbinden cinneti kusan adam
kederini nasıl hapsettin sükûta
her gece bir ağmanın düşünde gezerken
hangi rıhtıma demirledin
denizini yitirmiş gemileri
bu kadar çabuk tüketmeseydin
sırtına çığ düşmüş cümleleri

ıı
böyle başlıyordu masalın bittiği yer
bir ırmak böyle yol buldu denize
umudu sancılarken o şiirin rahmi
işte böyle doğdu kalbimize gece
ve ayrılığın o derin hazzı konuverdi
kalemin dudağındayken ilk hece
gölgemizin bulutlara düştüğü yerde

ııı
üşür gibi oldu kutuptan odalarda
perdeleri yaktı da ısıtamadı içini
annesinin gözyaşıyla ilmeklediği
elem kazağını geçirdi sırtına
ve o resmi buldu kışlıkların arasında
maziye dönük ne varsa ruhlandı
ciğerini düğümleyen aynanın karşısında

ıv
sanki deprem oturmuştu bakışlarına
kahve gözlü bir gazeteydi yüzü
üçüncü sayfalar hep onda kalmıştı
intiharlar haczetmişti manşetleri
kabuslara yontarken yastığını
homurtular duydu kapıda
intiharkeşlerdi iniltilerin sahibi

v
ölümü cebinde gezdiren intiharkeşlerle
titreyen mumun etrafında halkalanıp
yabancısı olduğu ayinlere uyandı
kuruyan karanfilleri toprağından söküp
çay demledi kiremit rengi saksılarda
peşinden cehennem dudaklı kızı resmettiler
başsız gölgelerin düştüğü isli duvarda


çığlıklarla süslediler gecenin sessizliğini
ve kavanozlardan bir bir çıkardılar
salamuraya yatırılan ekşimiş kalpleri
kesik parmaklardan sızan bayatlamış kanla
taptaze bir şiir yazdılar böylece
intiharkeşlerden birisi tanıdık bir haykırışla
durun diye seslendi vakit geldi dedi

vıı
ağaran tan yerini işaret ederek
zifte batmış katran saçlarını geriye attı
şiirin son mısrasını da yudumlayıp
ceplerinde gezdirdikleri o resme
son kez tekrar tekrar bakarak
eriyen mumun eteğine bıraktılar geceyi
ve kustular kalplerinde paslanan cinneti

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder