10 Mayıs 2013 Cuma

Durum raporu-17

Geçtiğimiz Nisan ayının son haftasında Ankara'da idim. Üç günlük bir Ankara ziyareti idi. Yakın bir dostumun 19 Nisan akşamında (saat 21:00) "Ankara'ya Sezai Karakoç'u ziyarete gidiyoruz" demesi ile yola çıktık. İstasyon Caddesi'nin sonunda bulunan tren garına aceleyle hareket edip biletlerimizi aldık. Yaklaşık 12 saatlik bir demiryolu seyrinin sonunda Ankara/Ulus kalabalığının arasında kendimizi bulduk. Dört kişi idik:

1. Adıdeğmez (Eyüp)
2. Ötükenli Süvari (Taha)
3. İş Bitiren Ressam (İsmi saklıdır)
4. Serdengeçti (Doğan)

Doğrusunu söylemek gerekirse yorucu bir yolculuktu. Yolculuğu yorucu kılan yolculuk saatinin uzun olması yada demiryolunun çok sesli olması değildi. Seyehat ettiğimiz vagonda "özelleştirme amca" vardı. Trene bindiğimiz andan itibaren neredeyse her sohbetimize kendisini katan, siyasetten edebiyata her alanda kendince fikir belirten bir adamdı. Özelleştirme Amca'ya yaşı gereği hürmet ettik lakin sohbetimizde beşinci bir kişinin sesini istemiyorduk. Nihayet yorulmuş olacak ki "Gençler ben arka tarafa uyumaya gidiyorum..." dedi. Derin bir nefes çektik ve şükrettik. Lakin iş burada bitmedi. Özelleştirme Amca Kayseri'de inecekti. Lakin uyuyakaldığı için ineceği durağı kaçırdı. Sohbet tadında azap yine başladı.

Her neyse... Nihayet Ankara'dayız. Kendimizi müthiş bir kalabalığın içerisinde bulduk. Semtini, caddesini ve de hiçbir sokağını bilmediğim bu şehirde sora sora Bağdat'ı bulduk desek yeridir. Yorgunluğumuzu çay ve simit ile atmaya çalışsak ta uykusuzluğumuz adımlarımızı bağlar olmuştu. Şimdi ki hedefimiz Pursaklar idi... Yüce Diriliş Partisi'nin büyük kongresine katılmayı amaçlıyorduk. Sezai Karakoç'un "Diriliş Davası"nın kalesi olan bu diriliş divanına yaklaşık 60 kişi katılmıştı. Partinin kongresi bir çiftliğin bahçesinde olmuştu.

İşte beklediğim o an... Nihayet Sezai Karakoç'a sarılma ve onun elini öpme fırsatı yakaladım. 80 yaşında idi. Ses tonuna sinen yalnızlığı gözlerinden de okuyabiliyordum. Ama onun içinde bir mahşer kalabalığı vardı. Çünkü en büyük Diriliş Eri idi. Hasılı aynı günün akşamında Pursaklar Belediyesi'nin kültür merkezinde Sezai Karakoç bir konferans verdi. İşin garip tarafı partinin kongresine 60 kişi katılırken konferansta duvarları yıkacak bir kalabalık vardı.

Bizleri bir vakıf misafir etti. Kalacak yerimizi, yemeğimizi ve de ulaşımımızı karşıladı. Ertesi gün ise Sivas'a dönüş vardı. Dönüşümüz biraz daha iyi geçti. Ankara ziyaretimizde birazda Ankara'yı gezme fırsatı bulduk. Fakat vaktimiz fazlasına müsait değildi.

2 yorum:

  1. Üstadı görüp ellerini öpmek. Tebrik ederim değerli kardeşim. Çalışmalarında Allah kolaylık versin.

    YanıtlaSil