16 Şubat 2013 Cumartesi

Fikir Sancısı

Zamanı öldürürken, arada bir "Gel!" dediğimiz hâlde gelmeyen fikirle, zaman bizi öldürmeye başlayınca "Git!" dediğimiz halde gitmeyen fikir... İşte ruh sıhhati, bunların ikisinin arasında olsa gerek... "Gel!" denince gelen ve "Git!" denince giden fikirlerin sahibi, Allaha şükretsin !..(1)

Fikir demiştim. Peşinden de ilave etmiştim: "Mücerret bir ufka sahip fikir..." Fikir fukarası olduğumu bile bile fikir üretmeye çalıştım. Henüz bir kaç kelam edecek birikimim olmadan sayfalar dolusu yazılar yazdım. Haddimi bilemedim. Bahsini yaptığım o mücerret fikre ben ne katabilirdim ki? Üstelik sırtımı henüz herhangi bir felsefe şubesinden ayırmamışken mutlak fikirden nasıl bahsedebilirdim ki?

Şimdi anlıyorum ve kendime acıyorum. Ben şu an anlıyorum ki; bahsini yaptığım mücerret fikre bir şey ilave edemem ya da ona kıymet katamam. Ancak ve ancak o mücerret fikir bana kıymet katar ve yaşamıma bir şeyler ilave eder. O halde her gece fikir adına bekleyişim ve sabaha kadar nöbette kalışımın bir manası yok. Bu bekleyiş ve nöbette kalış ruhî yapıma zarardan başka bir şey vermiyor. Öyleyse bilmeden yazmak yerine bilerek okumaya yönelmeliyim.

Ama ben zaten okuyordum. Bu neyin sancısı?

Beni rahatsız eden bu fikir sancısı "acziyetimden" müessir ya da bu fikir ıstırabının saiki elimdeki kalemin zayıf kalışı... Elimdeki bu zayıf kalemi ise çok okuyarak güçlendirebilirim. Karl Marx'ı da okumalıyım, Necip Fazıl'ı da okumalıyım. Okumak yetmez, daha çok okumak gerekir. Bunun yanı sıra bir süre kalemimi tımarhaneye bağlamalı ve sıhhatine kavuşmasını beklemeliyim. Blogda paylaşmasam da masamın üzerindeki yazılarıma baktığımda içimdeki o eski nefret duygusu yeniden nüksetti. Bu nefrette neyin nesi diye soracak olursanız, karşısında durduğum fikirlere karşı bir nefret hali var. Hatam şurada: Ben karşımdaki fikri bir aksiyon olarak kabul edip kendim reaksiyon konumunda fikir beyan etmeye çalıştım. Ama benim fikrim antitez olamazdı. Benim arzuladığım mücerret ve mutlak fikir tezdi. Ben cephe alacak konumda değildim. Antitez geliştirmeye çalışmak yenilgiyi daha ilk harften kabul etmek olacaktı.

Şimdi fikir sağlığıma kavuşmak için bir süre okumak mevkînde kalmayı uygun buluyorum. Üzerimdeki bu idrak ve şuur zaafiyetinin kalkması için bu daha uygun. Muhabbet ile...

(1) - Kısakürek, Necip Fazıl / Cinnet Mustatili

9 yorum:

  1. Farklı yazarlar okumak, sürekli okumak çok iyidir. Ama yazı yazmaya küsmek, bırakmak seni daha büyük bir hataya düşürür.
    Attila İlhan acemilik döneminde yazdığı bütün şiirleri ustalık döneminde yakmıştır. Bana göre fikirler ve insanlar aşamalardan oluşur. Her aşama insana yeni bir rota yeni bir ülkü katar. Sen eğer bu yoldan dönersen amaçsızlığı amaç edinmiş olursun.
    Selametle kal. Yazılarından mahrum bırakma!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kıymetli görüşün için teşekkür etmek ile başlar, selamlarımı sunarım. Yazıya ara vermekten kastım, fikir yazılarıma ara vermek... Edebi çalışmalarıma yine devam edeceğim. Dediğin gibi amaçsızlığı amaç edinmek olmazdı zaten.

      Sil
  2. okumak yazmaya ara vermek midir, bu mana dahil midir bu yazına?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ubeydullah kardeşim, ara vermekten kastım fikir yazılarına ara vermekti. Kalemden kopamayacağımı en iyi sen bilirsin zaten. İçindeki NUN ruhu buna müsade etmez.

      Sil
    2. Hay senin Nun ruhuna gurban olayım kardeşim :)

      Sil
  3. Allah karı olsun kardeşim.Üstadın bu güzel yazısını paylaştığın için.Üstadında dediği gibi 'imdi fikir sağlığıma kavuşmak için bir süre okumak mevkînde kalmayı uygun buluyorum.'

    Selam ve dua ile.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Ufuk kardeşim. Lakin yazının ilk paragrafı;

      "Zamanı öldürürken, arada bir "Gel!" dediğimiz hâlde gelmeyen fikirle, zaman bizi öldürmeye başlayınca "Git!" dediğimiz halde gitmeyen fikir... İşte ruh sıhhati, bunların ikisinin arasında olsa gerek... "Gel!" denince gelen ve "Git!" denince giden fikirlerin sahibi, Allaha şükretsin !..."

      Yukarıda belirttiğim paragraf Necip Fazıl'a aittir. Yazının devamı benim kalemimden. Muhabbet ile...

      Sil
  4. Bende onu kastetmiştim ama şimdi yorumuma bakıyorum da hem imla hataları çok yapmışım hem de duygularımı tam anlatamamışım.
    Yaşlandık kardeşim.Mazur gör :)

    YanıtlaSil