21 Aralık 2012 Cuma

Son Mektup (Kendi şiirlerimden)

Ölçü: Serbest
Düzen: Serbest
Son Mektup
Sen haklıydın anne,
Hep haklıydın...
Yazık ki ben bugün tanıdım hayatı.
Oysa ne geç kalmışım değil mi?
Hani,
Hep sana anlatırdım ya anne.
Günahsız bir yüzü var derdim sana.
Sen de sessiz sessiz dinlerdin beni.
Gözümün nurunu,
Bir sana anlatırdım.
Bazen,
Öylece omzunda ağlardım.
Sen dayanamazdın,
Gözyaşlarıma benim...
Kızardın bana,
Kendini üzme diye...
Ben üç yıl sustum anne,
Üç yıl...
Üç koca kış,
Söndüremedi kalbimdeki ateşi.
Üç defa,
Bahar çaldı kapımı, açamadım.
Üç defa,
Yaprak döktüm güllerle beraber.
Nihayet,
Bir Aralık günü girdi rüyama.
Konuşmak istedim,
Anlatayım dedim.
Bir mektup yazdım Allah'ın ismiyle.
Allah'a güvendim,
O'na sığındım.
Gözümün nuru dedim,
Gönlümün huzuru dedim,
Kalbimin umudu dedim.
Sana anlattığım gibi,
O'na da anlattım.
Allah'a hamd ettim.
Nefessiz bırakmamıştı kalbimi,
Huzur dolmuştu yüreğime.
Başımı omzuna koyup,
Tamam dedim anne...
Anlattım her şeyi gözümün nuruna.
Bilmediğim bir şarkıyı,
Mırıldanmak gibiydi benimkisi.
Sonra bir kabus gördüm.
Kalbim parça parça edilmiş,
Elime verilmişti.
Ezan okundu sonra, anne...
Sandım ki bir el omzuma dokundu.
Koşar adımlarla gittim O'nu görmeye.
Paramparça edilmiş mektubum,
Titreyen ellerime tutuşturuldu.
Söyle anne, yalvarırım söyle.
Ben utanılacak bir şey mi yaptım?
Bu neyin imtihanı?
Suçum nedir?
Bir aşk masalı demiştim ben.
Cananda can olmayı dilemiştim ben.
Anladım ki, masallar çoktan ölmüş anne.
Aynaya baktığımda,
Ağzı yüzü tozlu, dizleri kan içinde,
Ağlayan o küçük oğlum yok artık.
Hasretin kan çanağı çökmüş gözlerime.
Ellerim soğuktan titriyor.
Dizlerim değil artık yara bere içinde olan.
Kalbimi paramparça ettiler anne.
Bu ömür üç yıla nasıl sığsın?
Sen söyle, sen söyle anne...
                          Eyüp Aktuğ

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder