29 Aralık 2012 Cumartesi

Sükûtun Senfonisi-7


Dengemi kaybediyorum, öyle mi? Hayır… Ben dünyamı kaybediyorum. Her şey yerli yerinde sanıyordum. Meğer hiçbir şey yerinde değilmiş. Meğer yıllarca bir gölgenin peşinde sürüklenmişim, savrulmuşum. Sanki gözümden bir takım perdeler kalktı. Her şey yabancı geliyor bana. Şu saatteki saniyelerin tıkırtısı dahi beni perişan etmeye yetiyor. Sanki bir masanın üzerindeyim ve bir el o masanın örtüsünü çekmekte. Her şey benimle birlikte devriliyor sonra… Sonrası yok işte! Sonrası ölüm, anladın mı? Ölüm!

27 Aralık 2012 Perşembe

Yollar (Kendi şiirlerimden)

Ölçü: Serbest
Düzen: eeea
Yollar
Yollar, kıvrım kıvrım uzayan yollar,
Güneş çekilirken kızaran yollar,
Hicran yükümüzü taşıyan yollar,
Bu yollar kopardı beni benden...
                            Eyüp Aktuğ

Belki bu sebepten sevmem uzun yolculukları. İki saati geçmesin isterim. Yollar bitmeyecekmiş gibi gelir. Birde gün batımına denk gelirsem... Yollar ayrılık türküsünü fısıldar kulağıma. Dedim ya, belki bu sebeptendir yollardan uzak kalışım.

Camların Buğusu (Kendi şiirlerimden)

Ölçü: Serbest
Düzen: eaea
Camların Buğusu
Bir gece uyansan kan ter içinde,
Soruversen bu rüya neyin nesi...
O dem bir şeyler koparsa içinde,
Camların buğusundadır nefesi...
                           Eyüp Aktuğ

Osman iyi biriydi. İyi olması diğerlerinin kötü olmasından mıydı, bilemem. Osman iyiydi iyi olmasına ama sırrı çözülemeyen derin bir kasvet vardı incecik bakışlarında. Nasıl tarif etsem, bir şarkı duymaya görsün efkarlanırdı ve yahut bir şiiri daha tamamlayamadan boğazına yumruğa benzer bir şey otururdu. Öyle giyinmeyi, kuşanmayı seven birisi de değildi. Üzerindeki o çizgili gömleği dört sene önce bir pazar meydanından almıştı. Ayakkabıları üç senelik olsa gerekti. Saçları her zaman bakımlıydı. Kulaklarının yarısı kapatır uzunlukta, Cüneytvari bir saçlara sahipti. Çayı çok severdi. İsli bir demliği vardı. Soğuk kış gecelerinde babasının ona ilk ve son hediyesi olan atkısına sarılarak...

21 Aralık 2012 Cuma

Çoğu gitmedi, azı da kalmadı












"Çoğu gitmedi, azı da kalmadı..."

Aynaya bakıp, başarısızlıklarımı düşündükçe, kendi kendime bu cümleyi tekrar edip durmuştum. Şu vakte kadar her işte, kendime bir teselli olarak kullandığım "Çoğu gitti, azı kaldı." cümlesinin bir avuntudan başka bir şey olmadığını öğrenmem geç oldu. Bazen bir hadisenin cereyanı için çok uğraşırsınız. Lakin bütün uğraşlarınız boşadır, nafiledir. Hal böyle olunca, kendinizi meseleye karşı sıcak tutmak için, hadisenin soğumasını önlemek için "Sabretmeliyim, çoğu gitti, azı kaldı." dersiniz. Halbu ki bir arpa boyu yol kat edememişsinizdir.

Son Mektup (Kendi sesimden dinleyin)



Kıymetli okurlarım, Son Mektup isimli şiirimi dün seslendirdim. Sizlerle bugün paylaşma imkanı bulabildim. Şiirimin sözlerine şu adresten bakabilirsiniz. Altyapıdaki "keman-piyano" ikilisi ise dünyanın en iyi keman virtüözlerinden birisi olan Farid Farjad'ın Davighbayk isimli eserine ait. Selam ve muhabbet ile...

Son Mektup (Kendi şiirlerimden)

Ölçü: Serbest
Düzen: Serbest
Son Mektup
Sen haklıydın anne,
Hep haklıydın...
Yazık ki ben bugün tanıdım hayatı.
Oysa ne geç kalmışım değil mi?
Hani,
Hep sana anlatırdım ya anne.
Günahsız bir yüzü var derdim sana.
Sen de sessiz sessiz dinlerdin beni.
Gözümün nurunu,
Bir sana anlatırdım.
Bazen,
Öylece omzunda ağlardım.
Sen dayanamazdın,
Gözyaşlarıma benim...
Kızardın bana,
Kendini üzme diye...
Ben üç yıl sustum anne,
Üç yıl...
Üç koca kış,
Söndüremedi kalbimdeki ateşi.
Üç defa,
Bahar çaldı kapımı, açamadım.
Üç defa,
Yaprak döktüm güllerle beraber.

18 Aralık 2012 Salı

AZAP (Kendi şiirlerimden)

Ölçü: Serbest
Düzen: Serbest
AZAP
Hani hep susacaktım...
Hani bir sırrı vardı sükûtun.
Ben ihanet ettim suskunluğa,
Şimdi nasıl duyarım kendimi?
Ben körlüğü zedeledim,
Şimdi nasıl bulurum seni?
Anlayın bu azabı...
Bir azap ki,
Var olduğum için çekiyorum.
Yok bunu çekecek âza insanda.
İnsana göre değil bu.
Bir kıyamet var içimde...
Kıyam etmeden bitmiyor,
Durulmuyor dalgalar.
Bir bataklık var zihnimde,
Bırakmıyor düşünceler yakamı.
Kimin maskarasıyım ben?
Zehir yutturulmuş bedenim,
Kaldırımlar üzerinde kıvranıyor.
Genç, yaşlı, herkes;
Etrafımda çırpınışlarımı izliyor.
Beni bende bırakın.
Ağzımın dikişlerinden
Sızan hırıltıları duymayın.

15 Aralık 2012 Cumartesi

Bir Zamanlar #1

(Soldan Sağa) Kemal Sunal - Halit Akçatepe - Tarık Akan - Cengiz Nezir - Adile Naşit

Gönül Kâtibi (Kendi şiirlerimden)

Ölçü: Serbest
Düzen: eeea
Gönül Kâtibi
Gönül kâtibim bir haber sal yâre,
Belki aşk derdime bir çâre eyler.
Sivas elinde yüreğim pâre pâre,
Eyüp her pâreyi yâre feda eyler.

Ruhum ılık nefesinde can bulur,
Bu can bir damla gözyaşında yok olur,
Gözyaşın toprağa düşer beni bulur,
Eyüp her damlayı cana ezâ eyler.

Devran döner susar bulutlar suya,
Gün olur Eyüp de düşer o kuyuya,
Bir feryad yükselir dumanlı havaya,
Eyüp her sabahı geceye eş eyler.

Gölgen düştü gölgemin üzerine,
Saçın düştü yastığın üzerine,
Hicran benim, sen alınma üzerine,
Eyüp her hicranı kendine pay eyler.

İstemem ıslansın gamzelerin yar,
İnan ki o gülüşün yanıma kâr,
Bakışların olmasa dünya bana dar,
Eyüp her gülüşünü derde deva eyler.

11 Aralık 2012 Salı

Bir Aşk Masalı - can cananı bulunca -


Kıymetli okurlarım, nihayete erdirdiğim son eserimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Bir masal yazdım. Fakat bu masalı şiirlerim oluşturuyor. Masalımın adı "Bir Aşk Masalı". Bir Aşk Masalı'ndan bir kaç satır paylaşmak istiyorum.

2 Aralık 2012 Pazar

İslam'da felsefe yoktur

Aziz kardeşlerim... Uzun süredir bir fikir yazısı kaleme alamamıştım. Nihayet sırası geldi. Yazımda felsefe ve İslam mevzusunu kaleme alacağım. Vitrinlik bir girizgaha lüzum görmediğimden hemen fikrin kor ateşine girmeyi uygun görüyorum. Felsefe mefhumunun izahatı ile başlamak en doğrusu olacaktır.

Felsefe, tarafsızlıktan yola çıkıp, bulacağı veya bulamayacağı nispet ve istikametlere göre kendisine taraf arayan başı boş düşünce manzumelerinin adıdır. Felsefenin gayesi mücerret fikre ulaşmak değil tam tersine fikri mücerret ufuktan büsbütün alıkoymaktır.