31 Ekim 2012 Çarşamba

Yalnız Bir Gün (Kendi şiirlerimden)

Ölçü: Serbest
Düzen: Serbest
Yalnız Bir Gün
Bir parça simit ve karanfil kokulu çayım,
Çayımın gökyüzüne yükselen buğusu
İçimi ısıtıyor.
Sivas burası, İstanbul değil ki,
Simitimden bir parça koparıp martılara atayım.
Ama Sivas burası, dedim ya...
Burada simitten arta kalan susamları
Küçük serçeler temizler.
Küçük dünyamın küçük serçeleri,
Her sabah gelirler yanıma,
Çekirdek kabuklarından, bisküvi kırıntılarına kadar...
Simit onların olsun,
Ben karanfil kokulu çaya razıyım.
Ahmet Haşim kulağıma fısıldıyor:
- Yârin dudağından getirilmiş 
   Bir katre âlevdir bu karanfil.
Bir şiir yazıyorum sonra,
Tükenmez deyipte tükeniveren bir ümitle:
   İnan yalnızlık değil bu halim,
   Bir gül yeter beni güldürmeye.
   Ne zaman seni yazsa kalemim,
   Bir mısra yeter kederlenmeye.
Sonra bir hüzün çöküyor içime,
Kendini kandırma,
Çiçekten-böcekten medet umma.
Doğarken yalnızdın, ölürken
Kimi bekliyorsun yanında.
Sonra dayanamıyor kalemim:
   Bilmem kim ağlar mezar taşımda,
   Bilmem kim güler yanı başımda,
   Zehri şerbet eyledim her aşımda,
   Ben, yalnız geldim, yalnız giderim.
Bir baktım ki, çayım buz gibi olmuş.
Serçeler bırakıp gitmiş beni.
Yine hicranı yaşar gibiyim,
Böyle çiçekten ve böcekten
Yarenlik bekler gibiyim.
                      Eyüp Aktuğ

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder