30 Eylül 2012 Pazar

Uzayıp gider yollar karanlığa... (Kendi şiirlerimden)

Düzen: Serbest
Ölçü: Serbest
Uzayıp gider yollar karanlığa...
Bir boşluk var zihnimde.
Nokta boyutunda bir boşluk.
Her şeyimi yutacak,
ve bütün bildiklerimi unutturacak.
Bu boşluğun sonrasında bir deprem.
Bilmiyorum,
akıl direklerim bunca yükü kaldırabilir mi?
Belki de ulvi bir hastalık,
yakama yapışan bu dert.
Çaresi ve devası yok,
mecburum bu ıstıraba.
Zaten kendimde gördüğüm memuriyette,
bunu gerektirmiyor mu?
Bazen insan korkar,
ya bütün bildiklerim yanlışsa.
Korkuyorum, büsbütün yok olmaktan.
Korkuyorum, hiç olmamış olmaktan.
Ve beni götürüyor bir ihtiyar...
Anladım ki uzayıp gider yollar karanlığa...

27 Eylül 2012 Perşembe

Yâre-i Aşk (Kendi şiirlerimden)

Düzen: eaea
Ölçü: 14
Yâre-i Aşk
Açtığın yâre-i aşk kapanmasın gönlümde,
Bir ömür sızısını kalbimde hissedeyim...
Ecel beni ansızın bulunca son günümde,
Canı al; lakin canana dokunma diyeyim...
                                          Eyüp Aktuğ

Her yangının kalbinde mutlaka bir aşk vardır. Bir mumun yanışında bile... Kaldı ki biz kalblerimizi Hz. İbrahim'i yakmayan ateşe atmışız. Aşkı ateşi gül bahçesine dönüştüren O'nda bulmuşuz.

22 Eylül 2012 Cumartesi

Kayıp Mısralar #5 (Kendi şiirlerimden)

Düşünce
Sigaramın dumanında binbir düşünce,
Kimse tutmadı ellerimi ben düşünce.

Sönerken
Ben artık hiç birşeyi bilmiyorum, neden,
Yalnız bırakın beni koynumdaki ateş sönerken...

Batı
Ruhsuz bir yüz, duvarda gölgesi, kaskatı,
Bizi bu hale düşüren o canavarın adı Batı.

Sor
Yakıyor, cennetin merkezinde ateşten bir kor,
Bakıyor, cehennemden uzak neresi var, bir sor.

Gelince
Biter gönül bağımın gülleri, sen gelince,
Bir gelişin var ki uzaktan, sanki gelince.

Yandım
Bir tebessüm, ben gözlerinde aşka kandım,
Aşk diye bilmeden, nice ateşlerde yandım.

9 Eylül 2012 Pazar

Anadolu Kıtası'nın 19. sayısı çıktı

Merhaba kıymetli okuyucularım,
29Temmuz 2012 tarihinde 18. sayısını çıkarmış olduğum Anadolu Kıtası'nın 19. sayısı ile karşınızdayım. Bu haftada yine kültür ve fikir ekseninde yazılar okuyacaksınız.

Haftanın Konusu: KİTAP OKUMA KÜLTÜRÜ
  • Genel Bir Bakış
  • Okuma Alışkanlığının Kazanılması
    • Çocukluk Dönemi
    • Gençlik Dönemi
    • Yetişkinlik Dönemi
    • Okuma ve Başarı

Kayseri'de ki Gönüldaşlarımızı Ziyaret Ettik

Uzun otobüs yolculuklarını sevmem. Sabit bir yere mıhlanıp beklemek bana göre değil. Ama bu kez farklı idi. Yanımda NUN Edebiyat Dergisi'ni bugünlere getiren gönüldaşım, kalemdaşım Ubeyd vardı. Ubeyd kardeşim ile birlikte Kayseri'ye gidiyorduk. Şimdi soracaksınız, bu Kayseri yolculuğu nereden çıktı diye... Hemen söyleyeyim, önceki gün Ulu Tuğra'da NUN Dergisi'nin olağan toplantılarından birisini yapyorduk. Toplantıda Kayseri'deki arkadaşların bahsi açıldı. Ve ani bir karar ile Kayseri'de ki gönüldaşlarımızı ziyaret etmek istedik.

Derken biletlerimizi aldık. Yaklaşık iki buçuk saatlik bir otobüs yolculuğundan sonra Kayseri'nin devasa otogarına adım attık. Sivas'a nazaran çok çok iyi bir terminal binası var. Garip garip etrafa göz gezdirirken, yolculuğa çıkmadan yanımıza aldığımız azığımızı katığımızı bir kenara çekilip tüketme gayretine girdik. Çevreden bizi seyrettiğini düşündüğüm insanların garip bakışları arasında kahvaltımızı bitirdikten sonra sıra şehir meydanına gitmeye gelmişti.

6 Eylül 2012 Perşembe

Kayıp Mısralar #4 (Kendi şiirlerimden)

Doğum
Her ölüm madem bir doğuş,
Ben seninle doğmak istiyorum.

Çok Geç
Git diyemedim, ama kal da diyemedim.
Gözlerine baktım, anladı yalnız olmadığımı.

Soğuk Duvarlar
Duvarlar soğuk, ellerim daha da soğuk.
Kalorifer ısıtır da isli duvarları...
Ellerim ellerinde ısınır bilirsin.

Tutsak
Tutsak toprak,
Tutsak yağmur,
Tutsak güneş,
Tohum tutsak.

Üç Nokta
Bir noktaya sığdırdın koca ömrümü,
Ben soru işaretleri ile doluydum.
Ünlemler ile doldururken gönlümü,
Ben şimdi üç noktaya hapsoldum.

Ve Ölüm (Kendi şiirlerimden)

Ölçü: Serbest
Düzen: Serbest
Ve Ölüm

Dilde söz.
Sözde aşk.
Aşkta sen.
Sende ben.
Bende sabır.
Sabırda Eyüp.
Eyüp'te hasret.
Hasrette gurbet.
Gurbette sıla.
Sılada bekleyiş.
Ve ölüm.

Susuş (Kendi şiirlerimden)

Ölçü: Serbest
Düzen: Serbest
Susuş
Sustun, sustum.
Konuştun, sustum.
Güldün, sustum.
Ağladın, sustum.
Gittin, konuştum.
Susmadım.
Susamadım.
Tek sana susadım.
Sonra şair oldum.
                Eyüp Aktuğ

Bekleyiş (Kendi şiirlerimden)

Ölçü: Serbest
Düzen: Serbest
Bekleyiş
Bekledim,
Gelene dek...
Gelmedi,
Yine bekledim...
Bir sabah geldi,
Fatiha okudu...
Ve gitti.
               Eyüp Aktuğ

5 Eylül 2012 Çarşamba

Allah'ın varlığını ve birliğini ispat

Kendisinde müslüman olma şerefini gören herkes Allah'ın varlığına ve birliğine kayıtsız şartsız inanır. Öyle bir teslimiyet içerisindedir ki, hayrında şerrinde Allah'tan geldiğini ve hadiseler karşısında ulvi bir pencereden bakması gerektiğini bilir. Fakat çoğu din kardeşimiz Allah'ın varlığına ve birliğine inandığı halde bunu ispat noktasına taşıyamaz. Kafirlerin müslümanlara yönelttiği bir numaralı soru işte budur. İspatla inanayım derler. Bu yönü ile eksikliğimiz bir kez daha bizleri perişan eder. İşte çıkmaz bir sokağa girdiğimizi anladığımız anda Üstad Necip Fazıl imdada yetişiyor. Vecdimin Penceresinden isimli eserinde geçen Mümin-Kâfir diyaloglarından bir kısmı bu çetin suale harika bir cevap teşkil etmekte... Üstadın müthiş zekası varlığı ispat etme metodunu kullanmak yerine yokluğun yokluğunu ispat etme metodunu kullanarak başlıyor. Bu sayede küfür ehlinin idrak zaafiyetine nurani bir balyoz darbesi indiriyor.

Kâfir - Bana herşeyden evvel Allah'ı ispat etmeye çalışır mısınız?
Mümin - Size Allah'ı değil, sizi ispat etmeye çalışmak daha yerinde bir cehd olur. Sizi, yani ruhunuzdaki idrak mekanizmasının sefaletini ispat...
Kâfir - İşe hakaretle mi başlayacağız?